T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/784 Esas
KARAR NO: 2025/514
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ: 23/09/2025
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... yetkilisi olarak keşide edilen ... Şubesine tahsis edilmiş, şirket adına düzenlenmiş olan toplam 10 adet çekin ilgili banka şubesi tarafından çek koçanlarının şirket eski ortağı ... tarafından daha önceden teslim alındığının bilgisinin kendisine verildiğini, ortaklıktan ayrılan ...'in elinde bulunan bu çeklerin kötü niyetli olarak kullanılabileceğine dair ciddi şüphelerin mevcut olduğunu, ... Şubesi tarafından tarafına bilgi verildiğini belirterek ileride telafisi imkansız zararların doğmaması için seri numarası belirtilen çeklerin bankalar nezdinde kullanılmamasının engellenmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, söz konusu çeklerin iptaline, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Dava, çek iptali davasıdır.
Zayi nedeniyle iptal davasının, işin niteliği ve meydana getireceği hukuki sonuçları itibariyle bu tür davayı açma yetkisinin hamile ait olduğu, senet üzerinde hak sahibi olan kişinin, zayi olması halinde senedin iptalini mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Bununla birlikte senetteki hakkın zamanaşımına uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir (Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 1997, s.270).
Taraflardan birinin o davada taraf sıfatının bulunmadığı kanısına varılırsa dava sıfat yokluğundan reddedilir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C. I 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 1196 vd.). Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerekir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 224 vd.).
Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07/12/2011 tarih 2011/1-631 E. 2011/745 K. Sayılı kararı) (Aynı doğrultuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04/03/2009 tarih 2009/10-34E. 2009/104K.; 04/11/2009 tarih 2009/2-402E. 2009/484K.; 03/02/2010 tarih 2010/4-4E. 2010/56K.; 22/12/2010 tarih 2010/19-638E. 2010/694K; 09/02/2011 tarih 2010/15-657E. 2011/49K. sayılı kararları).
TÜM DOSYA KAPSAMININ İNCELENMESİ NETİCESİNDE; eldeki davada her ne kadar davalı olarak ... hasım olarak gösterilerek dava açılmışsa da talep sonucunun incelenmesinde sadece çek iptali ve ödeme yasağı talep edilmiş olmakla; hukuki mahiyet itibariyle eldeki davanın çek iptali istemine ilişkin dava olup hasımsız gösterilen dava türlerinden olduğu anlaşılmıştır.
Davacı, davalı olarak gösterdiği şirket eski ortağı ...'in elinde dava konusu çeklerin bulunduğunu, bu çeklerin kötü niyetli olarak kullanılabileceğini belirterek çek iptali istemi ile dava açmıştır. Davaya konu çeklerin şirket eski ortağı (ortaklıktan ayrılan) ... tarafından daha önceden teslim alındığı bilgisinin banka tarafından davacıya verildiği, iddia olunduğuna göre, davacı iptali istenen çeklerin yetkili hamili değildir. Davacının yetkili hamil olmaması nedeniyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli harç peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza