(765 S. K. m. 51, 102, 450) (5237 S. K. m. 25, 27, 29, 63, 66, 81) (5271 S. K. m. 223, 280)
DAVA: Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı, Sanık hakkında, maktullere karşı iki ayrı Kasten öldürme suçları nedeniyle: mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii, ve katılanlar vekili tarafından süresinde istinaf edilmiş olmakla; Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak duruşma açılmasına karar verilip, yapılıp bitirilen açık yargılama sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
KARAR: Antalya C. Başsavcılığının sayılı iddianamesi ile; 20/12/2003 tarihinde Sanayi Polis Merkez Amirliği mıntıkasında bulunan Antalya ili Kepez ilçesi Mazıdağı Duacı Köyü Yolu Göçerler Mezarlık Alan üstü ormanlık alan içerisinde silahla iki şahsın öldürüldüğünün bildirilmesi üzerine önce güvenlik güçlerinin olay yerine gittiği ve akabinde Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği, Cumhuriyet savcısının olay yerine gittiği, gerek Cumhuriyet savcısının yapmış olduğu keşifte, gerekse olay yeri inceleme ekiplerince olay yeri incelenip tanzim olunan tutanakta; ölen kişilerin maktuller İ. Y. K ve M. Y. olduğunun tespit edildiği, her iki maktulun ateşli silahla öldürüldüğü, öldürüldükleri yerin çalılık yer olduğu, cesetlerin birbirine yakın olduğu, cesetlerden İ. Y. K'ün sağ elinde açık vaziyette bir adet siyah saplı bıçak tespit edildiği, olay yerinde kan lekeleri, boş kovan, mermi çekirdekleri tespit edildiği, ayrıca kırık oto cam parçaları, bunların yanında kullanılmış prezervatif, oto lastik izleri tek tek tespit edilip tutanağa bağlandığı, her iki maktulun cesedi üzerinde gerekli ölü muayene ve otopsi işleminin yapılmış olduğu, tutulan tutanaklarda her iki maktulun ateşli silah yaralanmalarına bağlı yaşamlarını yitirmiş olduklarının tespit edildiği, bu olayla ilgili daha önce Y. İ. ve A. Ş. hakkında maktullerle ticari anlaşmazlık sebebi ile maktulleri öldürdükleri gerekçesi ile kamu davası açıldığı, bu iki sanığın yargılandığı, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde atılı suçlardan ayrı ayrı beraat ettikleri, gerçek faillerin bulunması için soruşturma evrakının 29/03/2011 günü daimi aramaya alındığı,
Cumhuriyet Başsavcılığımızca bu kez olayın meydana geldiği yerin çalılık yer olduğu, ıssız bir yer olduğu, gündüz vakitlerinde insanların piknik yapmaya gittikleri ancak cesedin bulunduğu yerlerde genellikle gece vakti araçları ile bazı insanların hayat kadınlarını oraya götürüp, para karşılığı cinsel ilişkiye girdiklerinin bilindiği ve bu çerçevede o bölgeye para karşılığı cinsel ilişkiye girmek için giden bayanların kimler olabilecekleri konusu üzerinde çalışıldığı,
Verilen talimat uyarınca bu bayanlardan birinin hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen S. Y. olduğu, şüpheli R. O. ile birlikte oraya gidip cinsel ilişkiye girdiği tespit edilmiş olup, şüpheli ile bu bayanın kullanmış oldukları telefonların HTS raporları ve kullandıkları baz istasyonları dosya içerisine dahil edildiğinde olay günü görüşüp, buluştukları ve şüpheliye ait araçla Barış Manço Bulvarını takiben Kepez ilçesinde bulunan Duacı köyü civarında bulunan Göçerler Mezarlığı üst tarafındaki ormanlık alana gittikleri hususunun tespit edildiği,
Ayrıca şüpheli R. O. 'un suç tarihinde 9 mm çapında bir adet bulundurma ruhsatlı silahının bulunduğunun belirlendiği, bu silahın şüpheli tarafından bilahare Serik ilçesinde ikamet eden O. E. isimli şahsa devredildiği, söz konusu silah O. E. isimli şahsın başka bir suçta silahın kullanıldığı için Serik Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğuna alınmış olduğu, buradan getirtilen suça konu silahın kriminal incelemesinin yaptırıldığı, inceleme sonucunda tanzim olunan tutanakta 06/03/2019 kabul tarihli uzmanlık raporuna göre; olay yerinde elde edilen boş kovan, mermi çekirdeği ile olay günü şüphelinin bulundurma ruhsatlı "BERETTA" marka "D75764Z" seri numaralı tabanca ile yapılan mukayesede bir takım benzerliklerin tespit edildiği ancak suça konu tabancanın namlusunun değiştirilmiş olabileceği kanaatinin ifade edildiği ancak buna rağmen kuvvetle muhtemel olayda kullanılan silahın bu silah olduğu kanaatinin de rapora yazıldığı,
Her iki şüphelinin HTS kayıtlarının yapılan incelemesinde; "Şüpheli R. O. 'un olay günü 19/12/2003 günü tarihinde 15:26'da S. Y. ile iletişime geçerek 91 saniye görüşme yapıtığı, bu göreşmede Aksu ilçesinde bulunduğu, 16:44'te Aksu ilçesinden hareket ettiği 17:08'de Antalya Çevresi bazında olduğu, 17:13'te Karşıyaka Mahalle bazında olduğu, 17:17'de S. Y. 'nın şüpheli R. O. 'u arayarak 5 saniye görşüme yaptıkları, şüpheli R. O. 'un bu görüşmede S. Y. 'nın ikametinin bulunduğu Erenköy Mahallesi bazında olduğu anlaşılarak buluştukları ve birlikte hareket ettikleri, olay akabinde 18:05'te S. Y. 'nın GSM ile eşi H. Y. 'nın sabit telefon hattı ile iletişime geçtiği, şüpheli R. O. 'un S. Y. 'yı bıraktıktan sonra 19:34'te Aksu ilçesi Kundu köyüne gittiği, 20/12/2003 günü bir mesaj ve 5 saniyelik bir görüşme yaparak telefonu 24/12/2003 tarihine kadar kapattığı HTS incelemesi sonucu değerlendirilmiştir.
Olay sırasında olay yerinde alınan lastik izinin şüphelinin kullandığı araca ait olup olmadığı hususunda da gerekli araştırmalar yapılmış olup, söz konusu lastiklerin 2003 yılında şüpheli tarafından M. Ö. isimli LASSA Yetkili Bayisinden alınmış olduğunun belirlendiği,
Olayın şüpheli tarafından işlenmiş olduğu bu şekilde net, tartışmasız, teknik delillerle ortaya konulduktan sonra her iki şüpheli hakkında gözaltı kararı verilip, önce kolluk ifadelerinin alındığı, kolluk ifadelerinde şüpheli R. O. 'un suçunu ikrar ettiği ve S. Y. ile para karşılığı cinsel ilişkiye girmek için olayın olduğu bölgeye sevk ve idaresindeki 07... plakalı Tempra marka aracı ile gittiklerini, olay sırasında karanlığın çökmüş olduğunu, araç içerisinde bu bayanla cinsel ilişkiye girdikleri sırada tanımadıkları iki şahsın aracın etrafına geldiklerini, şahıslardan birinin bıçakla kendisinin oturduğu aracın sağ arka kapısını açmaya çalıştığını, kendisinin bu sırada vites kutusunun yakınında bulunan silahını yan tarafında tutarak araçtan indiğini, bu şahıslardan kendisine yakın olanın kendisine hitaben parasını ve cüzdanını istediğini, bıçakla kendisine doğru hamle yaparken silahını iki kez bu şahsa doğru tutarak ateşlediğini, daha sonra aracın sol tarafında bulunan şahsa doğru da bir kaç kez silahını doğrultup ateşlediğini ve ikisini bu şekilde vurduğunu, aynı durumu S. Y. 'nın da doğrulaması üzerine şüphelilere olay yerinde yer gösterme işlemi yaptırılmış olup,
22/03/2019 tarihli yer gösterme tutanağında R. O. 'un daha önceden bir iki sefer cinsel ilişkiye girdiği S. Y. 'yı oturmuş olduğu Kanal Mahallesinde bulunan ikametinden kendisine ait 07... plakalı araç ile alarak Kepez bölgesinde Barış Manço Bulvarı üzerine doğru hareket ettiklerini ve ormanlık alanı içerisine girdiklerini, araç içerisinde bayanla cinsel ilişkiye girmek üzere hazırlandıkları, bayanın arka koltuğa geçtiğini, kendisinin de kıyafetlerinin alt kısmını çıkararak arka koltuğa geçtiğini, tam cinsel ilişkiye girecekleri sırada aracın önünden bir şahsın geçtiğini fark ettiği, bayana durumu söylediğini, bu sırada bir şahsın elinde bıçakla kendisinin yakın olduğu kısımdan aracın kapısını açtığını, bunun üzerine kendisinin aşağı indiğini, şahsın elinde bıçak gördüğünü, kendilerine zarar vermesin diye aracın içerisinde bulunan silahını sağ baldırına doğru avuçlarının içerisine saklayarak biçimde durduğunu, bu şahısla mesafesinin çok yakın olduğunu, şahısların kendilerini polis olduklarını söyledikleri, bizim hakkımızda işlem yapacaklarını söyledikten sonra kendisine yakın olan şahsın elinde bıçak olduğunu gördüğü için polis olduğuna inanmadığını bu nedenle kendisinden kimlik sorduğunu, şahıs bıçak doğrultarak cüzdanını ve parasını istediğini bu sırada "o...çocuğu" diyerek hakaret etmeye başladığını, bu şahısla kendisinin konuştuğu esnada diğer şahsın da aracın önünde sanki emniyet müdürlüğündeki arkadaşlarına bilgi verir gibi "olay yerindeyiz şahısları yakaladık" şeklinde ifadeler kullandığını, bu şahıslardan kurtulamayacaklarını ve kendilerine zarar vereceklerini düşünerek silahıyla iki el önce kendisine yakın olan eli bıçaklı şahsa ateş ettiğini, daha sonra aracın ön tarafında bulunup ilişkiye girdiği bayanın bulunduğu kısımda olan diğer şahsın aracın sağ arka camını kırdığını düşündüğüm şahsa bir kaç kez ateş ettiğini, ateş ettiği şahsın aracın park şekline göre sol arka kapının hemen karşısındaki çalılık alana doğru düştüğünü, diğer şahsın da aracın sağ tarafındaki çalılık alana doğru düştüğünü beyan ettiği ayrıca bugüne kadar bu olayı kimseye anlatmadığını, sadece amcasının oğluna söylediğini, şahısların ölüp ölmediğini kontrol etmeleri için olay yerine geldiklerini,
22/03/2019 tarihli yer gösterme tutanağında S. Y. 'nın şüpheli R. O. 'u doğrular nitelikte ifadeler verdiği, şüpheli R. O. 'la daha önce de bir kaç kez cinsel ilişkiye girdiğini, aracın ön tarafında olup kendisine doğru gelen bir şahsın olduğunu, elinde bıçak bulunduğunu, şüpheli R. O. 'un o esnada aracın dışında diğer şahısla karşılıklı küfürleşerek bağrıştığını, kendisinin aracın içerisinde bulunması nedeni ile tam olarak ne konuştuklarını duyamadığını, R. O. 'tan herhangi bir para isteme olayı olup olmadığını duymadığını, şüpheli R. O. 'un aracın vites kutusu yakınında bulunan tabancayı bu şahıslar aracın etrafına geldiğinde bacağında gizler şekilde dışarı çıktığını, bir kaç el silah sesi duyduğunu, evveliyatında silah darbesi ile aracın camının kırıldığını, sonrasında bu şahıslara R. O. 'un ateş ettiğini, acele ile araçla o bölgeden ayrıldığını ifade ettiği,
Bilgi Sahibi H. Y. 'nın 21/03/2019 günü kollukta alınan ifadesinde; S. Y. 'nın kendisinin eşi olduğunu, eşinin alkol bağımlısı olduğunu, eşinin kendisine tam olarak olayı anlatmadığını, "bir şahsın aracı ile Masadağına cinsel ilişki için gittiğini, orada beklerken birilerinin arabayı bastığını, kavga çıktığını, gelen adamların eşinin gittiği adamdan karısını istediklerini, adamında karımı o adamlara vermeyip silahla adamlara ateş ettiğini söylediği, eşi ile arasının bozuk olduğu için bu olayla ilgilenmediğini, birilerinin ölüp ölmediği konusunda da bir şey söylemediğini ifade ettiği,
Bilgi Sahibi M. O. 'un 21/03/2019 günü kollukta alınan ifadesinde; R. O. 'un kendisinin amcasının oğlu olduğunu, 2003 yılında meydana gelen cinayet olayı ile ilgili R. O. 'un olaydan 3-4 sene sonra kendisine Masadağına bir bayanla gittiğini, orada 2 kişinin kendisine bıçak çektiğini ve saldırdığını, kendisinin de tabancayla şahıslara ateş edip öldürdüğünü, alkol aldığı zamanlar böyle konuşmalar yaptığı için kendisini dikkate almadığını ifade ettiği,
Bilgi Sahibi S. İ. S. 'ın 22/03/2019 tarihli alınan ifadesinde Antalya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/02/2019 tarih ve 2019/678 değişik iş sayılı kararı ile iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararının uygulanması sonucunda şüpheli R. O. ile B. A. ( Hava takma isimli ) bayan ile aralarında geçen görüşmeye ilişkin;
...arka fonda .... takma isimli bayanın sesi tarafından "amcık seni",
..... : "bak bi",
Arka fonda .... takma isimli bayanın sesi,
.... : Katil Olamaz diyo..,
Büşra : Hııı,
..... : sende var mı öyle birşey,
Büşra : ananın a... var bende istiyon mu,
Şeklinde görüşmeler olduğu, aynı görüşme içeriklerinin bilgi sahibi olarak ifadesi alınan H. K.'nın beyanında da doğrulandığı,
Şüpheli R. O. 'un 22/03/2019 tarihli vermiş olduğu ifadesinde; "ilgili kolluk kuvvetinde avukatım huzurunda vermiş olduğum savunmam doğrudur ve bana aittir. Ayrıca cumhuriyet savcısının yapmış olduğu yer göstermede de konu ile ilgili yer göstermedeki beyanlarımın içeriğini tekrarlarım. O ifademde de ayrıntılı anlattığım gibi S. Y. 'yı önceden tanıyorum. Bir kaç kez para karşılığı kendisiyle cinsel birliktelik yaşadık. Olay günü de kendisini arayarak onun oturduğu Kanal Mahallesindeki evine yakın sokakta buluşup, benim sevk ve idaremdeki beyaz renkli 07... plakalı Tempra marka araçla Barış Manço Bulvarını takiben Mazıdağı ve oradan da mezarlığı sol tarafımıza alarak hareket edip yer göstermede belirttiğim mıntıkaya gidip aracı orada park ettim. Bayanla aracın arka koltuğuna geçtik. Yaklaşık 7-8 dakika durduk. Tam bu sırada bir şahsın aracın önünden geçtiğini fark ettim. Hava kararmıştı. Başka bir şahsın da benim bulunduğum taraftan aracın sol arka kapısını açtı ve elinde bıçak vardı. Bana 'aşağı in' dedi. Bana 'o... çocuğu, parayı ve cüzdanı ver' dedi. Ben param yok, başımı belaya sokma" diyerek kendisini elimle kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Bu sırada aracın vites kutusunun yakınında bulunan tabancamı da avuçlarımla kavrayarak sağ bacağıma doğru avuçlar gibi saklı olarak tutuyordum. Bu şahıs polis olduğunu daha önce söylemişti ve bana avucumdaki silahı kastederek 'ondan bizde de var' dedi. Diğer şahıs ise aracın ön tarafında telefonla konuşuyordu. Sanki bir polis merkezi ile konuşur gibi, 'şahısları aldık, olay yerindeyiz' şeklinde ifadeler kullanıyordu. Ben bu şahsı elimle itmeye çalışırken bana yakın olan şahsın elindeki bıçağın peşete veya muşamba gibi bir şey vardı. Bıçakla bana doğru hamle yaptığı sırada bende kendi kendime 'ya onlar ya ben' diyerek silahı çıkarıkp, gözümü yumarak iki el rastgele ateş ettim. Bu şahıs yere düştü. Diğer şahıs da aracın sağ tarafındaydı. Ona da birkaç el ateş ettim. Bayan bu sırada aracın arka koltuğundan ön yolcu koltuğuna geçmişti. Ben diğer şahsı da vurduktan sonra araca binip, hızla olay yerinden kaçtık. Benim üzerimde kilot felan yoktu. Tamamen çıplaktım. Ben ormanlık alanı tamamen çıktıktan sonra binaların olduğu yere geldiğimde iç çamaşırımı ve pantolonumu orada giydim. Daha sonra bayanı evine yakın yerde bıraktım. Bayan bana ne olduğunu sordu, bende kendisine cevaben "bilmiyorum" dedim. Olayın ikimizin arasında kalmasını gerektiğini söyledim. Herhangi bir şekilde tehdit etmedim. Bayan ben silahla ateş ettiğimde aracın içerisindeydi. Arabadan hiç çıkmadı. Eğer başını eğmişse kimin kime sıktığını, ne olduğunu görmemiş olabilir. Bayan da olayın şokundaydı. Bayanın olayın oluşumuyla alakalı hiçbir alakası yoktur. Ben silah kullanmasaydım şahısların bize ne yapacağı ile ilgili net bir şey söyleyemem ancak bıçakla hamle edince ciddi bir korkuya kapıldım. Birlikte olduğum bayan hangi camın kırıldığını net hatırlamıyor. İfadesinde her ne kadar arka cam olduğunu söylemiş ise de; kırılan cam bayanın önce oturduğu aracın arka sağ camıdır. O camın kim tarafından kırıldığını bilmiyorum. Muhtemelen bayanın olduğu tarafa doğru giden ikinci şahıs kırmıştır. Bayanın iddia ettiği gibi tabanca mermisiyle cam kırılmadı. Olaydan sonra ben M. O. isimli bir yakınıma olayı anlattım. Ertesi gün öğleden tam olay yerine varmadan iki cenaze arabası ve cenaze araçlarını görünce bu şahısların öldüğünü o an anladık. Ben sadece olayda kullandığım silahın ruhsatlı olduğnuu, bu şekilde olay açığa çıkarsa durumu kabulleneceğimi, bunun dışında gidip kendiliğimden teslim olmayı düşünmemiştim. Olayda kullandığım silah benim ruhsatlı bulundurma silahımdır. Bu silahı 2013'te Serik ilçesinde O. E. isimli şahsa devrettim. Silahın namlusunu devretmeden önce değiştirmiştim. Değiştirmemin sebebi ise olaydan sonra katıldığım bir düğünde ateş ederken namlusunun patlamış olması sebebiyledir. Namlusunu Beyşehir Huğulu ilçesinde tanımadığım bir şahsa değiştirttim. Bu ilçede silah fabrikası bulunmadığından pek çok insan bu işle iştigal ediyor. Haricen duyduğum için silahın namlusunu burada değiştirmiştim. Üzerime atılı suçlama ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir, mevcut durumda lehime olan yasa hükümlerinin uygulanmasını talep eder, eklemek istediğim başka bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Hakkında 01/04/2019 tarihide Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilen S. Y. 'nın 22/03/2019 tarihli savunmasında; "Ben şüpheli R. O. 'u önceden tanıyorum. Kendim hayat kadınıydım o dönemde. Para karşılığı erkeklerle cinsel birliktelik yaşıyordum. Şüpheli R. O. 'la da bir iki kez bu şekilde cinsel birlikteliğim oldu. Olay günü de şüpheli R. O. beni telefonla arayıp, görüşmek istediğini söyledi. Kendisiyle benim ikamet ettiğim Devlet Su İşlerinin olduğu bölgeye yakın Kanal mahallesinde bulunan ikametgahıma yakın bir sokakta buluştuk. Ben onun sevk ve idaresindeki beyaz renkli Tempra marka araca bindim. Yer gösterme sırasında da belirttiğim güzergahı kullandık. Barış Manço Bulvarında Mazı Dağı kısmına gittik ve orada yer göstermede belirttiğim ormanlık alana şüpheli R. O. aracı park etti. Cinsel ilişkiye girip girmediğimizi tam net hatırlamamakla birlikte olay anında ben giyiniktim. Ben aracın arka koltuğunda sağ tarafta oturuyordum. Benim olduğum taraftaki kapıya doğru elinde bıçak olan şahıs geldi. Cama bıçağı ile vurdu. Ben hırsız olduğunu zannederek aracın ön tarafındaki yolcu koltuğuna geçtim. Ancak kapıyı açmadım. Bu sırada şüpheli R. O. da kendi kapısına doğru gelen öbür kişiyle aracın dışında yüksek sesle tartışarak aracın arkasına doğru geçtiler. Hatırladığım kadarıyla R. O. 'un üzerinde kıyafeti vardı. Karşılıklı olarak R. O. tartıştığı kişiyle küfürleşiyorlardı. Küfürleri sinkaflıydı. Ancak ben konuşmaları da aracın arkasında oldukları için çok net duymuyordum. O gün biraz da alkollüydüm. R. O. ile birlikte orada araç içerisinde alkol içmiştik. R. O. 'un olduğu taraftan R. O. 'a bıçak göstererek onu araçtan dışarı çıkmaya davet eden şahsın R. O. 'tan parasını ve cüzdanını isteyip istemediğin hatırlamıyorum. Ancak R. O. 'un bu şahsa "git başımdan, başına bela alma" dediğini duydum. Diğer şahıs ben aracın ön koltuğuna geçtiğimde de bıçağı sallamaya başladı. R. O. ve tartıştığı kişinin olduğu yerden yani aracın arka kısmından arabanın arka camın patladığını duydum ve eğildim. Ben 3-4 el silah sesi duydum. Ben 'yandım anam' diyle bir ses duydum. Diğeri de kaçarken ..... ona da bir kaç el sıktı. Daha sonra arabaya bindik ve ..... aracı kullandı. .....'ın üstü giyinikti. .....'ın o sırada boxer tarzı bir iç çamaşırı vardı. O şekilde aracı sürdü. Daha sonra beni evimin biraz ilerisine bıraktı. Ben kendisine sorduğumda 'şahıslara bir şey olmadı, sen evine git, ben seni görmedim sen beni görmedin' dedi. Bende evime gittim. Olayı kimseye anlatmadım. Ben şahısların öldüğünü dün göz altına alındığımda öğrendim. Olayda kimsenin öldüğünü bilmiyordum. Biz .....'la araç içerisindeyken gelen bu iki şahıs da bıçaklı ve saldırgandı. .....'da bıçak olmasaydı bize zarar verebilirlerdi. Benim tarafıma gelen şahsın arabaya binmesi engellemek için arabanın mandalına basıp arabayı kilitledim. Ben kafamı silah sesi geldikten sonra önüme eğdiğimde hangisine kaç el sıktığını görmedim. R. O. kendisini araçtan indiren şahısla birlikte aracın arkasına geçtiğinde bu şahsın .....'a bıçakla hamle yapıp yapmadığını karanlık olduğu için görmedim. Ayrıca aracın arka kısmında oldukları için de göremedim. Olaydan sonra .....'la bu konuyu konuşmadım. O yüzden şahısların .....'a net bir saldırısı olup olmadığını hatırlamıyorum. Ben eşime olaydan sonra gittiğimiz yerde iki kişinin saldırsına uğradığımız söyledim. Ancak .....'ın iki şahsı vurduğunu söylemedim. Silah sesi duymama rağmen .....'ın bu şahısları vurup vurmadığını görmedim. Ben vurulan şahıslardan birinin düştüğünü gördüm ancak ..... sonra bana bu şahısların kaçtığını söylemişti. Ondan dolayı onlara bir şey olmamış olduğunu düşünüyordum. Ben bu şahısların öldüğünü bilmediğim için polise veya yetkili makamlara ihbarda bulunmadım. Savunmam bundan ibarettir, eklemek istediğim başka bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Her iki maktulun cesetleri üzerinde yapılan ölü muayene ve otopsi işlemi sonucunda tanzim edilen raporların içeriğine göre; her iki maktulun ateşli silah yaralanmasına bağlı yaşamını yitirdiği, maktullerden makutllerden M. Y. 'e iki adet ateşli silah darbesi isabet ettiği, İ. Y. K'e ise dört adet silah darbesi isabet ettiği ve bunların öldürücü nitelikte bulunduğu, atışların da uzak atış niteliğinde olduğu, şüphelinin anlatımına uygun şekilde olayın oluşunu aydınlatır biçimde meydana geldiği görülmüştür.
Her iki maktulun cesetlerinin bulunduğu yer şüphelinin ifadesinde olayı anlatım şekli ve yer gösterme işlemi dikkate alındığında; iki kurşun yarası ile ölen şüphelinin M. Y. olduğu, şüphelinin de ifadesinde kendisine bıçak çeken ilk şahsa iki el ateş ettiğini ifade etmesi karşısında şüphelinin araç içerisindeyken kapısını açan kişinin M. Y. olduğu, M. Y. 'in elinde olaydan sonra elinde veya yakınında herhangi bir bıçak bulunmadığı, elinde bıçak bulunan maktulun şüpheliye uzak olup, aracın sağ tarafında şüphelinin ters istikametinde bulunan İ. Y. K'te olduğu, olay yerine gidildiğinde İ. Y. K'ün sağ elinde bıçağı tutar vaziyette olduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda izah edildiği üzere alınan ifadelerden, toplanan teknik delillerden de anlaşıldığı gibi; şüpheli R. O. 'un olay günü akşam üzeri S. Y. 'yı aracıyla S. Y. 'nın ikamet etmiş olduğu Devlet Su İşleri İşletme Şefliğinin bulunduğu Kepez bölgesinden alarak Barış Manço Bulvarını takiben Duacı köyü Çankaya Mahallesi civarında bulunan Göçerler Mezarlığı olarak bilinen mezarlığın üst tarafındaki ormanlık alana götürdüğü ve burada aracın arka koltuğunda cinsel birliktelik yaşadıkları sırada havanın karardığı, her iki maktulun aracın yanına gelerek maktulerden birinin şüphelinin olduğu kapıyı açmaya çalıştığı, şüphelinin de aracında bulundurduğu tabancasını alarak aşağı indiği ve bu maktulle tartıştığı, diğer maktulun ise S. Y. 'nın bulunduğu kapıyı açmaya çalıştığı, şüphelinin kapısını açmaya çalışan maktulun şüpheliden parasını ve cüzdanını istediği, bir müddet münakaşa edip küfürleştikleri, ardından da şüphelinin silahını maktule doğrultarak iki el ateş ettiği, kendisine yakın olan maktulu bu şekilde vurduktan sonra kaçmaya yeltenen diğer maktulu de bir kaç kez silahı ile ataş ederek vurduğu, her iki maktulu orada öldürdüğü, şüphelinin bu eylemini gerçekleştirirken maktullerin daha öncede de aynı bölgede cinsel ilişkiye giren insanlardan "biz polisiz" diyerek para sızdırdıkları, olay günü de şüpheliden "biz polisiz" diyerek para sızdırmaya çalıştıkları ve maktul İbrahimin elinde bıçak olması sebebi ile de şüphelinin kendilerine bir şey yapacakları korkusuyla kendisine yakın olan maktul .....a önce iki el ateş ederek onu öldürdüğü, daha sonra kaçmaya yeltenen öbür maktul İbrahime de bir kaç kez silahı ile ateş ederek orada öldürdüğü eyleminin tahrik altında gerçekleştirdiği, maktullerin şüpheliye yönelik haksız bir şekilde tahrikte bulunduklarının kabul edilmesi gerektiği, şüphelinin üzerine atılı eylemin 765 sayılı TCK'nın 450/5 madde ve fıkrası kapsamına girdiği ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını öngördüğü yeni yasa kapsamına göre ise 5237 sayılı TCK'nın 81/1 madde ve fıkrasına göre müebbet hapis cezası ile yaptırıma bağlandığı, ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 29. Maddesi ile 765 sayılı TCK'nın 51. maddesi mukayese edildiğinde 5237 sayılı TCK'nın haksız tahrik hükmünün de lehe olduğu, dolayısıyla şüpheli R. O. lehine 5237 sayılı TCK'nın uygulanması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmış olduğundan;
*Şüpheli R. O. 'un mahkemenizce yargılaması yapılarak uygulanması istenilen sevk maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA,
*Gözaltı ve tutuklukta geçirilen sürelerin alacakları cezadan 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca MAHSUBUNA,
*Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2019/3495 sırasında kayıtlı bulunan "D75764Z" seri numaralı, 9x19 mm. çap ve tipinde fişek atan, İtalya yapısı, Beretta marka, 92FS model, yarı otomatik tabancanın ve bir adet şarjörün 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde MÜSADERESİNE
*Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2019/3367 sırasında kayıtlı bulunan şüpheli R. O. ismil şahsın kullandığı +90... numaralı GSM iletişim aracında suç unsuru taşıyan görüşmelere ait bir adet iletişim tespit tutanağı, şüpheli R. O. 'un kullandığı +90... ve S. Y. 'nın kullandığı +90... numaralı iki adet GSM iletişim aracına ait esas veri taşıyıcısındaki suç unsuru taşımayan tüm görüşmelerin bulunduğu bir adet ses DVD'si, şüpheli R. O. isimli şahsın kullandığı +90... numaralı GSM iletişim aracına ait esas veri taşıyıscındaki suç unsuru taşıyan-taşımayan tüm görüşmelerin bulunduğu bir adet ses DVD'si, şüpheli R. O. 'un kullandığı +90... numaralı bir adet GSM iletişim aracına ait esas veri taşıyıcısındaki suç unsuru taşıyan görüşmelerin bulunduğu bir adet ses DVD'lerinin DOSYADA DELİL OLARAK MUHAFAZASINA,
Karar verilmesi gerektiği iddiasıyla sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
SANIK R. O. SAVUNMASINDA: "Ben iddianameyi okudum, savunma yapmaya hazırım, üzerime atılı suçlama ile ilgili olarak bu aşamada Emniyette vermiş olduğum ifadeye ekleyeceğim bir husus yoktur, o ifademi aynen tekrar ediyorum, benim bu ifadem doğrudur, ifademde de belirttiğim üzere Sıdıka ile cinsel ilişkiye girmek üzere arka tarafta bulunduğumuz sırada ilk Sıdıka'nın tarafından gelen şahsı gördük, benim tarafımdaki aracın sol arka kapısı açılıncaya kadar benim tarafımdaki kişiyi görmedik, şahıs kapıyı açtı, bana in aşağıya dedi, elinde bıçak vardı, ben de yarı çıplak aşağıya indim, aşağıya inerken de ruhsatlı tabancamı bacağımın arasına aldım, şahıs beni aşağıya indirirken in aşağıya biz polisiz deyince ben ilk başta tabancayı göstermek istemedim, ancak tabancayı gördükten sonra ondan bizde de var dedi ancak ben elinde bıçağı görünce polis olmayacaklarını düşündüm, bu sırada aracın diğer tarafındaki şahıs telefonla sanki polis görüntüsü verecek gibi biz olay yerindeyiz şahısları aldık olay yerine gelin şeklinde konuşuyordu, bu sırada benim yanımdaki kişi bana küfür ediyordu, bana çok yakındı, aramızda yarım metre var yada yoktu, küfür ettikten sonra bana paranı cüzdanını ver dedi, ben de o telaş ile kimlik sormak aklıma gelmedi, korktum, bu sırada bıçak elindeydi, ikinci şahıs benim yanıma hiç gelmedi, onunla bir sözlü diyaloğum da olmadı, bunun üzerine ben gidin benim başımı belaya sokmayın dedim, bu kez artık tabanca elimdeydi, bana tekrar ağır küfür etti, bıçakla da üzerime gelince ben de ya onlar ya ben diyerek karşımdaki kişiye 2 el ateş ettim, sonra diğer şahıs bayanın kapısını açıyordu, bunun üzerine ben ona da ateş ettim, 2. Şahıs kaçmıyordu, arabanın kapısını açmaya çalışıyordu, arabanın camının nasıl patladığını ben bilmiyorum, araçtan indikten sonra aracın arkasına dolaşmadık, olay araçtan indikten sonra kapı ile araç aralığında oldu, beni araçtan indiren şahıs bana son sefere kadar bıçak ile her hangi bir hamle yapmadı, aramızda yarım metre dahi mesafe yoktu, beni kolumdan tutarak aşağıya indirdi, nerdeyse burun burunaydık, bütün bu konuşmaları burun buruna yaptık, ben araçtan indirildiğimde mesafemiz çok yakındı, tabanca elimde bacağıma bitişik şekildeydi, diğerinin de sağ elinde bıçak vardı, o mesafeden bıçakla bana son anda hamle yaptı, ben o sırada nasıl kendim yara almadan ona ateş ettiğimi bilemiyorum ancak benim sol tarafıma hamle yaptı, benim elimle bıçağı tutmam olmadı, Sıdıka'nın bizim konuşmalarımızı duyup duymadığını bilemiyorum, Sıdıka arkadaydı, öne atladı, bizim arkada tartıştığımızı duydu, ben beni indiren şahsa 2 el ateş ettim, elinde bir bıçak vardı, plastik veya peçete türü birşey sarılıydı, diğer taraftaki şahsın elinde ben bıçak görmedim, o şahsa ben 3-4 el ateş ettim, benim yanımdaki şahsın elinde de bıçak vardı, bir diyeceğim yoktur, ben ikinci şahsa kaçarken ateş etmedim, orası dar bir yer birisi sağ tarafta birisi sol taraftaydı, öncelikle beraatimi talep ediyorum, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımdaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ediyorum, avukatımın beyanlarına katılıyorum, ben onları tanımam onlar da beni tanımaz, keşke böyle bir olay yaşanmasaydı, pişmanım."demiş ve "ilgili kolluk kuvvetinde avukatım huzurunda vermiş olduğum savunmam doğrudur ve bana aittir. Ayrıca cumhuriyet savcısının yapmış olduğu yer göstermede de konu ile ilgili yer göstermedeki beyanlarımın içeriğini tekrarlarım. O ifademde de ayrıntılı anlattığım gibi S. Y. 'yı önceden tanıyorum. Bir kaç kez para karşılığı kendisiyle cinsel birliktelik yaşadık. Olay günü de kendisini arayarak onun oturduğu Kanal Mahallesindeki evine yakın sokakta buluşup, benim sevk ve idaremdeki beyaz renkli 07... plakalı Tempra marka araçla Barış Manço Bulvarını takiben Mazıdağı ve oradan da mezarlığı sol tarafımıza alarak hareket edip yer göstermede belirttiğim mıntıkaya gidip aracı orada park ettim. Bayanla aracın arka koltuğuna geçtik. Yaklaşık 7-8 dakika durduk. Tam bu sırada bir şahsın aracın önünden geçtiğini fark ettim. Hava kararmıştı. Başka bir şahsın da benim bulunduğum taraftan aracın sol arka kapısını açtı ve elinde bıçak vardı. Bana 'aşağı in' dedi. Bana 'o... çocuğu, parayı ve cüzdanı ver' dedi. Ben param yok, başımı belaya sokma" diyerek kendisini elimle kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Bu sırada aracın vites kutusunun yakınında bulunan tabancamı da avuçlarımla kavrayarak sağ bacağıma doğru avuçlar gibi saklı olarak tutuyordum. Bu şahıs polis olduğunu daha önce söylemişti ve bana avucumdaki silahı kastederek 'ondan bizde de var' dedi. Diğer şahıs ise aracın ön tarafında telefonla konuşuyordu. Sanki bir polis merkezi ile konuşur gibi, 'şahısları aldık, olay yerindeyiz' şeklinde ifadeler kullanıyordu. Ben bu şahsı elimle itmeye çalışırken bana yakın olan şahsın elindeki bıçağın peşete veya muşamba gibi bir şey vardı. Bıçakla bana doğru hamle yaptığı sırada bende kendi kendime 'ya onlar ya ben' diyerek silahı çıkarıkp, gözümü yumarak iki el rastgele ateş ettim. Bu şahıs yere düştü. Diğer şahıs da aracın sağ tarafındaydı. Ona da birkaç el ateş ettim. Bayan bu sırada aracın arka koltuğundan ön yolcu koltuğuna geçmişti. Ben diğer şahsı da vurduktan sonra araca binip, hızla olay yerinden kaçtık. Benim üzerimde kilot felan yoktu. Tamamen çıplaktım. Ben ormanlık alanı tamamen çıktıktan sonra binaların olduğu yere geldiğimde iç çamaşırımı ve pantolonumu orada giydim. Daha sonra bayanı evine yakın yerde bıraktım. Bayan bana ne olduğunu sordu, bende kendisine cevaben "bilmiyorum" dedim. Olayın ikimizin arasında kalmasını gerektiğini söyledim. Herhangi bir şekilde tehdit etmedim. Bayan ben silahla ateş ettiğimde aracın içerisindeydi. Arabadan hiç çıkmadı. Eğer başını eğmişse kimin kime sıktığını, ne olduğunu görmemiş olabilir. Bayan da olayın şokundaydı. Bayanın olayın oluşumuyla alakalı hiçbir alakası yoktur. Ben silah kullanmasaydım şahısların bize ne yapacağı ile ilgili net bir şey söyleyemem ancak bıçakla hamle edince ciddi bir korkuya kapıldım. Birlikte olduğum bayan hangi camın kırıldığını net hatırlamıyor. İfadesinde her ne kadar arka cam olduğunu söylemiş ise de; kırılan cam bayanın önce oturduğu aracın arka sağ camıdır. O camın kim tarafından kırıldığını bilmiyorum. Muhtemelen bayanın olduğu tarafa doğru giden ikinci şahıs kırmıştır. Bayanın iddia ettiği gibi tabanca mermisiyle cam kırılmadı. Olaydan sonra ben M. O. isimli bir yakınıma olayı anlattım. Ertesi gün öğleden tam olay yerine varmadan iki cenaze arabası ve cenaze araçlarını görünce bu şahısların öldüğünü o an anladık. Ben sadece olayda kullandığım silahın ruhsatlı olduğnuu, bu şekilde olay açığa çıkarsa durumu kabulleneceğimi, bunun dışında gidip kendiliğimden teslim olmayı düşünmemiştim. Olayda kullandığım silah benim ruhsatlı bulundurma silahımdır. Bu silahı 2013'te Serik ilçesinde O. E. isimli şahsa devrettim. Silahın namlusunu devretmeden önce değiştirmiştim. Değiştirmemin sebebi ise olaydan sonra katıldığım bir düğünde ateş ederken namlusunun patlamış olması sebebiyledir. Namlusunu Beyşehir Huğulu ilçesinde tanımadığım bir şahsa değiştirttim. Bu ilçede silah fabrikası bulunmadığından pek çok insan bu işle iştigal ediyor. Haricen duyduğum için silahın namlusunu burada değiştirmiştim. Üzerime atılı suçlama ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir, mevcut durumda lehime olan yasa hükümlerinin uygulanmasını talep eder, eklemek istediğim başka bir husus yoktur" demiştir.
SÖZLÜ DELİLLER:
KATILAN İ. Y. ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE: "İbrahim benim oğlumdur, ben şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum " demiştir.
KATILAN F. Y. ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE: "İbrahim benim eşim olur, ben 3 çocuğum ile ortada kaldım, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" demiştir.
KATILAN Y. H. Y. ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE: "Maktul ..... benim babamdır, şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum, davaya katılmak istiyorum" demiştir.
TANIK H. Y.'NIN 21/03/2019 GÜNÜ KOLLUKTA ALINAN ANLATIMINDA; "S. Y. 'nın kendisinin eşi olduğunu, eşinin alkol bağımlısı olduğunu, eşinin kendisine tam olarak olayı anlatmadığını, "bir şahsın aracı ile Masadağına cinsel ilişki için gittiğini, orada beklerken birilerinin arabayı bastığını, kavga çıktığını, gelen adamların eşinin gittiği adamdan karısını istediklerini, adamında karımı o adamlara vermeyip silahla adamlara ateş ettiğini söylediği, eşi ile arasının bozuk olduğu için bu olayla ilgilenmediğini, birilerinin ölüp ölmediği konusunda da bir şey söylemediğini ifade etmiştir.
TANIK H.Y. ANLATIMINDA: "Benim olaya ilişkin her hangi bir bilgim yoktur, sadece S. Y. benim eşimdir." demiştir.
TANIK M. O. 'UN 21/03/2019 GÜNÜ KOLLUKTA ALINAN ANLATIMINDA; "R. O. 'un kendisinin amcasının oğlu olduğunu, 2003 yılında meydana gelen cinayet olayı ile ilgili R. O. 'un olaydan 3-4 sene sonra kendisine Masadağına bir bayanla gittiğini, orada 2 kişinin kendisine bıçak çektiğini ve saldırdığını, kendisinin de tabancayla şahıslara ateş edip öldürdüğünü, alkol aldığı zamanlar böyle konuşmalar yaptığı için kendisini dikkate almadığını ifade ettiği,
TANIK M. O. ANLATIMINDA: " Bu olaylar üzerine 16 sene olmuş, bana bir şeyler söylemişte olabilir söylememişte olabilir, benim şimdiki ifadem doğrudur, bana bir şeyler söylemişte olabilir söylememişte olabilir." demiştir.
TANIK S. Y. ANLATIMINDA: "Ben olay tarihlerinde hayat kadınlığı yapıyordum, R. O. 'u tanırım, kendisiyle daha önceden bir kaç defa ilişkiye girmiştik, o tarihlerde de beni aradı ilişkiye girmek istediğini söyledi, ben de kabul ettim, araba ile beni aldı, biraz alkol aldık, Masa Dağı bölgesine gittik, burada arabanın önünde birlikte bira içtik, bir iki bira içtikten sonra arkaya geçip ilişkiye girdik, ilişkiye girdikten sonra ben üzerimi giyinmiştim, arkada hem bira içip hem de sohbet ediyorduk, o sırada R. O. 'un alt tarafı çıplaktı, üzerinde sadece baksır vardı, konuşurken iki şahıs geldi, ben arka sağdaydım, ..... arka soldaydı, ilk önce benim tarafımdaki şahıs cama vurdu, bunun üzerine ben çantam ve telefonum ön tarafta olduğu için ben ön koltuğa geçtim ve kapıyı kilitledim, bir süre sonra diğer taraftaki şahıs cama vurdu ve eliyle işaret ederek .....'dan camı açmasını istedi, ..... az bir boşluk ile camı açtı, şahıs aşağıya inmemizi söyledi, bunun üzerine ..... gidin başımızdan başımıza bela olmayın dedi, bana da korkma sen dedi, şahıs ısrar edince ..... aşağıya indi, .....'ın tarafındaki şahsın elinde bıçak olup olmadığını tam olarak hatırlamıyorum, alkollüydüm ve üzerinden zaman geçti, ben arabanın içerisinden öne geçtim, dışarı hiç çıkmadım, benim tarafımdaki şahısta bıçağı gördüm, ..... camı açınca dışardaki şahıs inmesini söylüyordu, .....'da gidin başınıza bela almayın diyordu, ancak dışardaki şahıs ısrarla .....'ın inmesini istiyordu, bu sırada benim tarafımdaki şahısta camı kapattığım için sadece cama vuruyordu, çok hafif kapıyı açmak istedi ancak açılmadı, ondan sonra ısrar etmedi, ..... araçtan aşağıya indi, o şahıs ile birlikte aracın arka tarafına geçtiler, arka tarafta iken ben küfürleşme sesleri duydum, ağır bir şekilde tartışma sonrasında silah patladı, cam da patlayınca ben kafamı öne eğdim, bu nedenle ilk silah patlamasından sonra benim yanımdaki şahsın durumunu göremedim, ilk silah patladıktan sonra "Yandım Anam" sesi duydum, 3-4 el silah sesi hatırlıyorum, .....'ı indiren şahıs ile ..... tartışırken benim yanımdaki şahısta arka tarafa geçiyordu, o anda silah patlayınca ben kafamı öne eğdiğimden bir şey göremedim, daha sonra ..... arabaya bindi, hızla aşağıya indik, ben sorduğumda kaçtıklarını söyledi ve bu konuyu bir daha görüşmeyelim dedi, ben şahısların öldüğünü bilmiyordum, karakolda öğrendim, ..... ile de sonrasında hiç görüşmedik, .....'ı indiren şahsın elinde bıçak olup olmadığını tam bilmiyorum, göremedim, karanlıktı, ben arabanın içerisinden öne geçtim, şahsın biri yandım anam diyerek kaputa düştü geri kalktı, silah patlayınca şahıs arkadan koştu, ön tarafa geldi, ..... tekrar sıktı, ..... tekrar sıktı, yandım anam dedi düştü tekrar geri kalktı, diğer şahsa 3-4 el ateş edip etmediğini şuanda hatırlayamıyorum, ben .....'ı indiren şahısn bıçağını görmedim, elinde bıçak olup olmadığı konusunda bir şey diyemeyeceğim, ben benim taraftakinin elinde bıçak gördüm, çünkü o bana daha yakındı, diğeri uzak kalıyordu, neden bu ifadem de böyle yazıldığını bilmiyorum, R. O. 'un bu şahsa git başımdan başıma bela alma dediğini duydum ancak parasını veya cüzdanını isteyip istemediğini duymadım, çünkü onlar araçtan indikten sonra aracın arka tarafına geçtiler, ben ilk şahsın yani .....'ı arabadan indiren şahsın kaputa düştüğünü ve sonra geri kalktığını hatırlıyorum, diğer şahısta arkaya doğru geçiyordu, ..... şahısların kaçtığını söylediği için ben de kaçarken arkalarından sıktı diye ifade etmiş olabilirim, söylediğim gibi ilk önce ..... kendisini indiren şahsa ateş etti, o şahıs kaputa düştü, yandım anam diye kalktı, sonrasında ..... ateş etmeye devam etti, bu sırada ..... arka taraftaydı." demiş ve "Ben şüpheli R. O. 'u önceden tanıyorum. Kendim hayat kadınıydım o dönemde. Para karşılığı erkeklerle cinsel birliktelik yaşıyordum. Şüpheli R. O. 'la da bir iki kez bu şekilde cinsel birlikteliğim oldu. Olay günü de şüpheli R. O. beni telefonla arayıp, görüşmek istediğini söyledi. Kendisiyle benim ikamet ettiğim Devlet Su İşlerinin olduğu bölgeye yakın Kanal mahallesinde bulunan ikametgahıma yakın bir sokakta buluştuk. Ben onun sevk ve idaresindeki beyaz renkli Tempra marka araca bindim. Yer gösterme sırasında da belirttiğim güzergahı kullandık. Barış Manço Bulvarında Mazı Dağı kısmına gittik ve orada yer göstermede belirttiğim ormanlık alana şüpheli R. O. aracı park etti. Cinsel ilişkiye girip girmediğimizi tam net hatırlamamakla birlikte olay anında ben giyiniktim. Ben aracın arka koltuğunda sağ tarafta oturuyordum. Benim olduğum taraftaki kapıya doğru elinde bıçak olan şahıs geldi. Cama bıçağı ile vurdu. Ben hırsız olduğunu zannederek aracın ön tarafındaki yolcu koltuğuna geçtim. Ancak kapıyı açmadım. Bu sırada şüpheli R. O. da kendi kapısına doğru gelen öbür kişiyle aracın dışında yüksek sesle tartışarak aracın arkasına doğru geçtiler. Hatırladığım kadarıyla R. O. 'un üzerinde kıyafeti vardı. Karşılıklı olarak R. O. tartıştığı kişiyle küfürleşiyorlardı. Küfürleri sinkaflıydı. Ancak ben konuşmaları da aracın arkasında oldukları için çok net duymuyordum. O gün biraz da alkollüydüm. R. O. ile birlikte orada araç içerisinde alkol içmiştik. R. O. 'un olduğu taraftan R. O. 'a bıçak göstererek onu araçtan dışarı çıkmaya davet eden şahsın R. O. 'tan parasını ve cüzdanını isteyip istemediğin hatırlamıyorum. Ancak R. O. 'un bu şahsa "git başımdan, başına bela alma" dediğini duydum. Diğer şahıs ben aracın ön koltuğuna geçtiğimde de bıçağı sallamaya başladı. R. O. ve tartıştığı kişinin olduğu yerden yani aracın arka kısmından arabanın arka camın patladığını duydum ve eğildim. Ben 3-4 el silah sesi duydum. Ben 'yandım anam' diyle bir ses duydum. Diğeri de kaçarken ..... ona da bir kaç el sıktı. Daha sonra arabaya bindik ve ..... aracı kullandı. .....'ın üstü giyinikti. .....'ın o sırada boxer tarzı bir iç çamaşırı vardı. O şekilde aracı sürdü. Daha sonra beni evimin biraz ilerisine bıraktı. Ben kendisine sorduğumda 'şahıslara bir şey olmadı, sen evine git, ben seni görmedim sen beni görmedin' dedi. Bende evime gittim. Olayı kimseye anlatmadım. Ben şahısların öldüğünü dün göz altına alındığımda öğrendim. Olayda kimsenin öldüğünü bilmiyordum. Biz .....'la araç içerisindeyken gelen bu iki şahıs da bıçaklı ve saldırgandı. .....'da bıçak olmasaydı bize zarar verebilirlerdi. Benim tarafıma gelen şahsın arabaya binmesi engellemek için arabanın mandalına basıp arabayı kilitledim. Ben kafamı silah sesi geldikten sonra önüme eğdiğimde hangisine kaç el sıktığını görmedim. R. O. kendisini araçtan indiren şahısla birlikte aracın arkasına geçtiğinde bu şahsın .....'a bıçakla hamle yapıp yapmadığını karanlık olduğu için görmedim. Ayrıca aracın arka kısmında oldukları için de göremedim. Olaydan sonra .....'la bu konuyu konuşmadım. O yüzden şahısların .....'a net bir saldırısı olup olmadığını hatırlamıyorum. Ben eşime olaydan sonra gittiğimiz yerde iki kişinin saldırsına uğradığımız söyledim. Ancak .....'ın iki şahsı vurduğunu söylemedim. Silah sesi duymama rağmen .....'ın bu şahısları vurup vurmadığını görmedim. Ben vurulan şahıslardan birinin düştüğünü gördüm ancak ..... sonra bana bu şahısların kaçtığını söylemişti. Ondan dolayı onlara bir şey olmamış olduğunu düşünüyordum. Ben bu şahısların öldüğünü bilmediğim için polise veya yetkili makamlara ihbarda bulunmadım. Savunmam bundan ibarettir, eklemek istediğim başka bir husus yoktur" demiştir.
YAZILI DELİLLER:
Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı dosya içerisindedir.
Antalya Emniyet Müdürlüğünün 22/12/2003 tarih ve B.05.1.EGM.4.07.00.21.02. /03 sayılıl Ekspertiz Raporu ve Tahkikat Evrakı, Antalya Emniyet Müdürlüğünün 22/12/2003 tarih ve PAR.LAB-2003/138 Uzmanlık Numaralı Ekspertiz Raporu, 20/12/2003 tarih ve 6945/2003 Olay numaralı olay yerini gösteren detaylı Olay Yeri Krokisi, 29/12/2003 tarihli Sanayi Polis Merkezi Amirliği'nin 3172/2003 suç numaralı fezlekeli tahkikat evrakı, Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/05/2004 tarih ve 2004/493 sorgu sayılı arama kararı,
07/06/2004 tarihli Ev Arama Tutanağı, 5373584272 numaralı hattın 21/11/2003 ve 21/12/2003 tarihler arasındaki HTS raporu, 5324070831 numaralı hattın 21/11/2003 ve 21/12/2003 tarihler arasındaki HTS raporu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2004 tarih ve 2004/12900 esas numaralı iddianamesi, Mahkememizin 04/04/2007 tarih, 2004/526 esas ve 2007/103 karar sayılı kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19/07/2010 tarih ve 2008/4963 ve 2010/5556 karar sayılı ilamı, 22/03/2019 tarih ve 2010/58606 soruşturma sayılı Cinayet Suçları Soruşturma Bürosunun Yer Gösterme Tutanağı, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının BYL. 2003/3078, BYL.2004/0008 ( Vaka No:04-0003 ), BLS-2003/1388, Uzmanlık Numaralı Ekspertiz Raporu,
Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının UZM-ANK-KİM-04-0198 ( V.No:2004/00003 ) Uzmanlık numaralı Ekspertiz Raporunda Ceketin sağ yan cep ağır kısmında ve sağ yan cep alt kısmında mevcut birer adet delik etrafındna atış ratkılraı tepti edilmiş, atış artıklarının dağılım yoğunluğuna göre atışın uzak atış mesafesinden yapıldığı tespit edildiği görülmüştür.
Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının UZM-ANK-KİM-04-00079 Uzmanlık Numaralı Ekspertiz raporunda; olay yerinde elde edilen cam parçalarının 07... plaka sayılı otodan ve Hastane Caddesi Kilise Cami kavşağından elde edildiği belirtilen can parçalarından farklı yapıda olduğu belirlenmiştir yine 07... palaka sayılı otodan ve Hastane Caddesi Kilise Cami kavşağından elde edildiği belirtilen cam parçalarının fiziksel olarak benzer olarak benzer yapıda oldukları ve Can Kırılma İndisi Ölüçüm cihazı ile yapılan analizleri sonucunda Can Kırılma İndirsleri bakımından benzer oldukları tespit edilmiştir.
Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının PAR.LAB-2003/138, BLS-2003/1388, İZ-2004/06 ve 2003/85 Uzmanlık Numaralı Ekspertiz Raporu,
20/12/2003 tarihli Olay Yeri Tutanağı, 21/12/2003 tarihli Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağı, Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 22/03/2019 tarih ve 2019/237 sorgu sayılı tutuklama kararı, Antalya İl Emniyet Müdürlüğünün 22/03/2019 tarih ve 46914323-7405- ( 62381 )-2003/3172 Ek Fezlekeli Tahkikat Evrakı, Antalya 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 13/03/2019 tarih ve 2019/1208 Değişik İş Numaralı Onama Kararı,
Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının ANT-BLS-19-0822 Uzmanlık Numaralı Raporda; Ateşleme iğnesi ve tırnağı üzerinde aletli müdahalede bulunulduğuna dair emarelerinin mevcut olduğu, namlusunun mermi çekirdeği üzerindeki bıraktığı izlerin, mikroskop altında yapılan incelenmesinde, söz konusu namlunun aynı marka model orijinal tabanca izleri ile uyum sağlamadığı, bu nedenle mevcut nalusunun tabancaya ait orijinal namlu olmadığı tespit edilmiştir, yine 9x19 mm çap ve tipinde yedi adet kovanın üzerinde bulunan izler ile mukayese kovanlar üzerindeki izlerin, kapsül ve dip tablası izi yönünden aralarında benzerlikler bulunduğu, ateşleme iğnesi ve tırnak izi yönünden ise aralarında farklılıklar bulunduğu, Bir adet mermi çekirdeği gömlek parçası ile mukayese mermi çekirdeklerinin ise aralarında farklılıklar bulunduğu , bu bulgu ve tespitlere atfen; 9x9 mm. Çap ve tipinde yedi adet kovanın kuvvetle muhtemel, inceleme konusu "D75764Z" seri numaralı, Beretta marka tabanca ile atıldığı görüş ve kanaatinde olduğu görülmüştür.
Sanık R. O. 'un olay tarihinde kullandığı 0... numaralı GSM yönelik 01/12/2003 ile 01/02/2004 tarihleri arası incelenen 08/03/2019 tarihli HTS İnceleme Tutanağı, 06/05/2018 tarihli Araştırma Tutanağı, Dosyada Bulunan Olay Yeri Fotoğrafları, Sanık R. O. 'a ait Adli Sicil ve Sabıka Kaydı, Yakalama ve Gözaltına Alma Tutanağı, Takdir-i Kıymet Tutanağı, Şüpheli ve Sanık Hakları Formu,Üst Arama Tutanakları, Müşteki İfade Tutanakları, Tanık İfade Tutanakları, Görgü Tespit Tutanağı, Zaptetme Tutanağı, Teslim ve Tesellüm Tutanağı, Duruşma Zabıtları ve tüm dosya kapsamından yararlanılmıştır.
Konu ile ilgili olarak sanık R. O. 'un suç tarihinde 9 mm çapında bir adet bulundurma ruhsatlı silahının bulunduğunun belirlendiği, bu silahın sanık tarafından bilahare Serik ilçesinde ikamet eden O. E. isimli şahsa devredildiği, söz konusu silah O. E. isimli şahsın başka bir suçta silahın kullanıldığı için Serik Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğuna alınmış olduğu, buradan getirtilen suça konu silahın kriminal incelemesinin yaptırıldığı, inceleme sonucunda tanzim olunan tutanakta 06/03/2019 kabul tarihli uzmanlık raporuna göre; olay yerinde elde edilen boş kovan, mermi çekirdeği ile olay günü şüphelinin bulundurma ruhsatlı "BERETTA" marka "D75764Z" seri numaralı tabanca ile yapılan mukayesede bir takım benzerliklerin tespit edildiği ancak suça konu tabancanın namlusunun değiştirilmiş olabileceği kanaatinin ifade edildiği ancak buna rağmen kuvvetle muhtemel olayda kullanılan silahın bu silah olduğu kanaatinin de rapora ile tespit edilmiştir.
Olay sırasında olay yerinde alınan lastik izinin sanığın kullandığı araca ait olup olmadığı hususunda da gerekli araştırmalar yapılmış olup, söz konusu lastiklerin 2003 yılında sanık tarafından M. Ö. isimli LASSA Yetkili Bayisinden alınmış olduğu tespit edilmiştir.
Her iki maktulun cesetleri üzerinde yapılan ölü muayene ve otopsi işlemi sonucunda tanzim edilen raporların içeriğine göre; her iki maktulun ateşli silah yaralanmasına bağlı yaşamını yitirdiği, maktullerden makutllerden M. Y. 'e iki adet ateşli silah darbesi isabet ettiği, İ. Y. K'e ise dört adet silah darbesi isabet ettiği ve bunların öldürücü nitelikte bulunduğu, atışların da uzak atış niteliğinde olduğu, şüphelinin anlatımına uygun şekilde olayın oluşunu aydınlatır biçimde meydana geldiği görülmüştür.
Her iki maktulun cesetlerinin bulunduğu yer şüphelinin ifadesinde olayı anlatım şekli ve yer gösterme işleminde; İki kurşun yarası ile ölen şüphelinin M. Y. olduğu, şüphelinin de ifadesinde kendisine bıçak çeken ilk şahsa iki el ateş ettiğini ifade etmesi karşısında şüphelinin araç içerisindeyken kapısını açan kişinin M. Y. olduğu, M. Y. 'in elinde olaydan sonra elinde veya yakınında herhangi bir bıçak bulunmadığı, elinde bıçak bulunan maktulun şüpheliye uzak olup, aracın sağ tarafında şüphelinin ters istikametinde bulunan ve tanığında beyanları ile elinde bıçak olduğu sabit olan İ. Y. K'te olduğu, olay yerine gidildiğinde İ. Y. K'ün sağ elinde bıçağı tutar vaziyette olduğu tespit edilmiş olup buna ilişkin olay yeri inceleme raporu dosya arasında mevcuttur.
DAİREMİZCE YAPILAN YARGILAMA SIRASINDA;
SANIK R. O. SAVUNMASINDA: "Önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, okunan beyanların aleyhe olan hususlarını kabul etmiyorum, o anda çok korktum, anama küfür etti, çocuklarıma küfür etti, ben bu kişiyi uzaklaştırmaya çalıştım, ancak üzerime gelmeye devam etti, üzerinde bıçak vardı, ateş etme niyetim yoktu, o son hamleyle üzerime yürüdüğünde ben ateş ettim, diğer kişi camı patlatınca ben ne yaptığımı bilemedim, 2. Şahıs kadının bulunduğu taraftaki sağ arka camı patlatmıştı, biz sol taraftaydık, o anda da paniğe kapılarak ateş etmeye devam ettim, olayın olmasını istemezdim, adaletinize sığınıyorum..." demiş ve Katılanlar beyanı dikkate alınarak sanıktan sorulduğunda: "Ben daha önceden maktulleri tanımıyordum, herhangi bir görüşmem olmamıştır, ilk ateş etmeden sonra diğer şahıs bayanın bulunduğu kapının camını kırdı, ben aracın karşı tarafındaydım, bende bu şekilde dönüp ateş ettim, ikinci kişi kaçmaya çalışmıyordu, bayanın arkasındaki arka sağ camı patlattı, otomatik kilidi açmaya çalışıyordu, o anda ona yönelik de ateş ettim, bu kişi yan duruyordu, sırtı tam olarak dönük değildi, ben yerimden kıpırdamadım" demiştir.
KATILAN İLYAS Y. ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE: " Sanık hakkındaki şikayetim devam ediyor, cezalandırılmasını talep ediyorum, bunların arasında olay geçmiş, çocukları gece karanlığında çağırmış, onları vurmuş, bir tane yalancı kadın bulmuş, bunların olayını görmemiş, yalancı şahitlik yapıyor, çocukları çağırıp vurmuş, akşam karanlığında, nasıl çağrıldığını, neyle çağrıldığını bilmiyorum, çocukların gelirken vurulduğunu düşünüyorum" demiştir.
KATILAN FATMANA Y. ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE: "Sanık hakkındaki şikayetim devam ediyor, cezalandırılmasını talep ediyorum, ben 3 çocukla ortada kaldım, sonuna kadar şikayetçiyim, ben sanıkla tanışık olup olmadığını bilmiyorum" demiştir.
KATILAN YILMAZ H. Y. ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE: "Sanık hakkındaki şikayetim devam ediyor, cezalandırılmasını talep ediyorum" demiştir.
C.SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:Dosya kapsamını tekrarla; "1 )Sanık R. O. hakkında birden fazla kişiyi öldürmek suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün CMK 280/2 ( 2.cümle ) maddesine göre KALDIRILMASINA,
2 )Sanık R. O. hakkında kasten öldürme suçlarından 5237 sayılı TCK 27/2,223/3.c maddesine göre CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, bu suçlardan tutuklu bulunan sanığın TAHLİYESİNE;
3 ) 2019/3495 numara ile emanete kayıtlı olan "D75764Z" seri numaralı, Beretta marka tabancanın ve buna ait 1 adet şarjörün Serik 2. ASCM'nin 2016/199 esas sayılı dosyasında verilen hükümle müsaderesine karar verildiğinden, Serik Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğuna İADESİNE, Adli Emanetin 2019/3465 sırasında kayıtlı 7 adet kovan, bir adet mermi çekirdeği, gömlek parçası ve bir adet nüvenin İMHASINA, 2019/3367 numara ile emanete kayıtlı olan sanık R. O. 'a ait 530 042 95 96 numaralı telefona ilişkin iletişim tespit tutanağı, sanık R. O. ve tanık S. Y. tarafından kullanılan 5... ve 5.... numaralı telefonlara ait suç teşkil etmeyen görüşmelere ilişkin 1 adet ses DVD'si, sanık R. O. tarafından kullanılan 5... numaralı telefona ait görüşmelerin bulunduğu 2 adet ses DVD'sinin delil olarak dosyada MUHAFAZASINA,TÜRK MİLLETİ ADINA karar verilmesi talep ve mütalaa olunur " demiştir.
LEHE KANUN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Suç tarihinin 19/12/2003 tarihi olduğu, bu tarih itibarıyla eylemin aynı kasıt altında birden çok kişiyi öldürmek suçunu oluşturduğu, bu tarih itibariyle 765 sayılı TCK'nın 450/5 maddesinin yürürlükte bulunduğu, bu maddedeki ceza miktarına bakıldığında, dava zaman aşımı süresinin 765 sayılı TCK'nın 102/1. Maddesi gereğince 20 yıl olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın uygulanması halinde sanığın eylemlerinin TCK'nın 81/1. Maddesi kapsamında kaldığı, TCK'nın 66/1-b. Maddesi gereğince, dava zamanşımı süresinin 25 yıl olduğu, her iki düzenlemede de dava zaman aşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle sanık hakkında yargılamanın sürdürülmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İddia, savunma, katılan anlatımları, tanık anlatımları, maktullere ait ölü muayene otopsi tutanakları, kriminal raporlar, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamından, 20/12/2003 tarihinde Sanayi Polis Merkez Amirliği mıntıkasında bulunan Antalya ili Kepez ilçesi Mazıdağı Duacı Köyü Yolu Göçerler Mezarlık Alan üstü ormanlık alan içerisinde silahla iki şahsın öldürüldüğünün bildirilmesi üzerine olay yerinde yapılan tespitlerde ölen kişilerin maktuller İ. Y. K ve M. Y. olduğunun anlaşıldığı, her iki maktulun ateşli silahla öldürüldüğü, öldürüldükleri yerin çalılık yer olduğu, cesetlerin birbirine yakın olduğu, cesetlerden İ. Y. K'ün sağ elinde açık vaziyette bir adet siyah saplı bıçak tespit edildiği, olay yerinde kan lekeleri, boş kovan, mermi çekirdekleri tespit edildiği, ayrıca kırık oto cam parçaları, bunların yanında kullanılmış prezervatif, oto lastik izleri tek tek tespit edilip tutanağa bağlandığı, her iki maktulun cesedi üzerinde gerekli ölü muayene ve otopsi işleminin yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Olayın meydana geldiği Antalya ili Kepez ilçesi Mazıdağı Duacı Köyü Yolu Göçerler Mezarlık Alan üstü ormanlık alan içerisinin çalılık ıssız bir yer olduğu, gündüz vakitlerinde insanların piknik yapmaya gittikleri, ancak maktullere ait cesetlerin bulunduğu yerlerde genellikle gece vakti cinsel ilişkiye girecek kişilerin araçları ile hayat kadınlarını oraya götürüp, para karşılığı cinsel ilişkiye girdiklerinin bilinir olup, maktullerin dosyaya yansıyan bilgiler ve özellikle söz konusu ölüm olayı ile ilgili olarak daha önce yargılanan Y. İ. ve A. Ş. hakkında açılan ve yargılama sonunda beraatle sonuçlanan kamu davasına ait dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere, maktullerin söz konusu bölgede özellikle araç içerisinde cinsel ilişkiye giren şahısları kandırmak veya yağmalamak sureti ile değişik menfeatler temin ettikleri anlaşılmıştır.
Sanık R. O. 'un olay tarihinde saat 22.30 sıralarında tanık S. Y. ile birlikte para karşılığında cinsel ilişkiye girmek için yönetimindeki 07... plakalı araç ile Antalya Kepez Duacı Çankaya mahallesi Göçerler mezarlığı üst tarafında bulunan ormanlık alana gittiği, aracın arka koltuğunda cinsel ilişkiye girdikleri, cinsel ilişki sonrası aracın içerisinde arka koltukta oturdukları, bu arada sanık R. O. 'un üstünün çıplak olduğu, bu sırada havanın da kararmış olduğu, maktuller İ. Y. k ve M. Y. 'in sanık ve tanığın bulunduğu aracın yanına geldikleri, maktullerden İ. Y. k'ün elinde bıçak olduğu, aracın camına vurarak sanık ve tanıktan araçtan aşağıya inmelerini istedikleri, bunun üzerine sanığın "gidin başımızdan, başımıza bela olmayın, başınıza bela almayın" dediği, ancak maktullerin ısrarla araçtan inmelerini istedikleri, bunun üzerine sanığın aracında taşıdığı tabancasını bacaklarının arasına alarak araçtan aşağıya indiği, maktul M. Y. olduğu anlaşılan şahısla sanığın aracın arka tarafına geçtikleri, burada aralarında tartışmaya başladıkları, sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre; maktul .....'un sanıktan parasını ve cüzdanını istediği, sanığa yönelik hakaret ettiği bu sırada elinde bıçak olan maktül İbrahim'in aracın diğer tarafında, tanık S. Y. 'nın bulunduğu bölümdeki kapıyı açmaya çalıştığı, bu arada sanık ve maktul ..... arasındaki tartışma seslerinin yükseldiği, bunun üzerine maktul İbrahim'in elindeki bıçakla sanık R. O. ve maktul M. Y. 'in bulunduğu yere doğru yöneldiği, kendisine ve tanığa yönelen saldırıya karşı sanığın bu haksız saldırıyı bertaraf etmek amacıyla ve o anki hal ve şartlara göre içinde bulunduğu ruh hali nedeniyle mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaşla, önce kendisinden para ve cüzdanını isteyen M. Y. 'e iki el, ardından elinde bıçakla kendisine doğru yönelen diğer maktul İ. Y. k'e 4 el tabanca ile ateş etmek suretiyle maktulleri öldürdüğü anlaşılmıştır.
TCK'nun 25. Maddesinde tanımlanan yasal savunmanın uygulanabilmesi için, Bir saldırının bulunması, ( burada somut bir saldırının varlığı gerekmekte ise de, başlayacağı muhakkak olan ve başladığı takdirde savunmayı olanaksız kılacak veya güç hale getirecek bir saldırıyı başlamış, keza bitmiş olmasına rağmen tekrarından korkulan bir saldırıyı da henüz sona ermemiş saymak zorunludur ) saldırının haksız olması, saldırının herhangi bir hakka yönelik olması, saldırı ile savunmanın eşzamanlı bulunması gerekmektedir. Ayrıca savunmada zorunluluk bulunması, saldırı ile savunma arasında oran bulunması gerektiği kabul edilmektedir.
Savunmanın, yasal savunma koşullarında başladığı, fakat ölçülülük ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle yasal savunmanın kabul edilmediği durumlarda, "sınırın aşılması" söz konusu olabilmektedir. "Sınırın aşılması" da TCK'nın 27. maddesinde "ceza sorumluluğunu etkileyen nedenlerden biri" olarak düzenlenmiştir.
TCK'nın 27. maddesinin 1. fıkrası; "Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılabiliyorsa, taksirli suç için kanunda yer alan cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur" şeklindedir.
Diğer taraftan, TCK'nın 27. maddenin 2. fıkrasında, "Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez" denilmek suretiyle, bu fıkranın uygulama alanı "yasal savunma" ile sınırlandırılmıştır.
27. maddenin 1. fıkrasının uygulanabilmesi için; öncelikle bir hukuka uygunluk nedeninin söz konusu olması ve failin, bu hukuka uygunluk nedenine ilişkin koşulların sınırlarını "kast olmaksızın" aşması gerekmektedir. Bunun doğal sonucu olarak da sınır kasten aşılmış ise bu fıkra ile uygulama yapılamayacaktır.
TCK'nın 27/2. maddesinin uygulanabilmesi için; Yasal savunma kapsamında korunabilecek bir hakkın bulunması, Saldırıya ilişkin koşulların gerçekleşmesi, Savunmaya ilişkin koşullardan "ölçülülük" şartının, savunma lehine ihlal edilmesi suretiyle sınırın aşılması, "Sınırın aşılmasının" mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi gerekmekte olup, bu koşulların birlikte gerçekleşmesi halinde, yasal savunmada sınırı aşan faile ceza verilmeyecektir.
İlk derece mahkemesince; "her ne kadar sanık beyanlarında özellikle kendisine yakın olan maktulün elinde bıçak olduğu ve kendisinden para ve cüzdanını istediğini ve bıçakla kendisine doğru hamle yaptığını beyan etmiş ise de özellikle olay yerinde yapılan incelemelerde olay yerinde yalnızca bir adet bıçak bulunduğu ve bu bıçağında tanık beyanları ile sabit olduğu üzere sanığa yakın olan ve aşağı inmesini sağlayan maktul .....ta değil diğer maktul İbrahim'in elinde bulunduğu, nitekim tanığın beyanlarında da açıkça sanığı aşağı davet eden maktulde bıçak bulunduğuna ilişkin bir kabul yada iddianın bulunmadığı gibi yine tanık beyanları ile para yada cüzdan istemeninde sabit olmadığı anlaşılmakla, maktulün kendilerini polis olarak tanıttıktan sonra sanığın yarı çıplak araçtan inmesini sağlayıp ona küfür etmesi sonrasında diğer maktulün elindeki bıçakla tartışmaya dahil olmak üzerine üzerine gelmesi sırasında sanığın kurtulamayacağı düşüncesi ile ya onlar ya ben diyerek ateş ederek yukarıda açıklandığı üzere maktulleri öldürdüğü anlaşılmakla sanık mahkememizin kabulü dışındaki beyanlarının kendisine verilecek cezayı azaltmaya yönelik olduğu kabul edilerek bu beyanlara itibar edilmemiş ancak özellikle kendisine polis görüntüsü veren maktullerin sanığı araçtan indirmesi sonrasında .....'un küfür etmesi ve devamında da arada çıkan tartışmaya elinde bıçak olan diğer sanığında dahil olması şeklinde gerçekleşen eylemde sanığın tahrik altında olayı gerçekleştirdiği" kabul edilerek, sanığın haksız tahrik altında iki kişiyi kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, yine sanık hakkında TCK'nun 27/2 maddesinin uygulanmama gerekçesi olarak "kişinin, maruz kaldığı saldırı karşısında içine düştüğü korku, telaş ve şaşkınlık dolayısıyla davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ortadan kalkması söz konusu olacağından, yasal savunmada sınırın aşılmasından dolayı kusurlu sayılmayacağı kabul edilir. Dolayısıyla burada belirleyici olan, maruz kalınan saldırının kişiyi içine düşürdüğü psikolojik durumdur. Zira, kişi sırf maruz kaldığı saldırının tesiriyle, "heyecan, korku ve paniğe" kapılarak yasal savunmanın sınırlarını aştığında bu maddeden yararlanabilecek, buna karşılık; sırf saldırının etkisiyle değil de, ( velevki saldırıdan kaynaklanmış olsa dahi ) öfke ve gazap gibi nedenlerle sınırı aştığında ise aynı korumadan faydalanamayacaktır. Başka bir deyişle, sınırın aşılması konusunda failin o anda içinde bulunduğu ruh hali gözönünde tutulacaktır. Yani, failin niyeti, fiilin icra tarzına ve ruh haline göre ciddi bir saldırının def'inden ziyade, kin duygusunu tatmine yönelik ise "yasal savunmanın" sınırlarını aşma değil, ancak haksız tahrik söz konusu olabilecektir." denilmişse de;
İlk derece mahkemesinin kabulünde".... maktulün kendilerini polis olarak tanıttıktan sonra sanığın yarı çıplak araçtan inmesini sağlayıp ona küfür etmesi sonrasında diğer maktulün elindeki bıçakla tartışmaya dahil olmak üzere, üzerine gelmesi sırasında sanığın kurtulamayacağı düşüncesi ile ya onlar ya ben diyerek ateş ederek yukarıda açıklandığı üzere maktulleri öldürdüğü anlaşılmakla..." denilmek suretiyle, sanığın kendisine yönelen saldırıyı defetmek amacıyla eylemi gerçekleştirdiğinin kabul edildiği, kabul ve uygulama arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olaya baktığımızda; Tanık S. Y. ve sanığın savunmaları ile olay yeri inceleme ve keşif tutanağında belirtilen hususlara, soruşturma aşamasında bilgi sahibi olarak ifadeleri alınan tanıkların beyanlarına göre, maktüller İ. Y. k ve M. Y. 'in, ormanlık alan içerisinde gündüz vakitleri piknik yapılan, ancak gece vakti ıssız ve sakin olan olay yerine, akşam saatlerinde cinsel ilişki için gelen şahısları takip edip gözetleyerek yanlarına gidip tehditle, şahısları korkutarak, kendilerini polis/ jandarma olarak tanıtıp kandırarak para vb.gibi eşyalarını aldıkları, yağmaladıkları yönünde iddialar bulunması, ( sanığın, maktul .....'un kendisinden para ve cüzdanını istediği yönünde aksi sabit olmayan savunması mevcuttur ) olay günü de, sanık ve tanığın cinsel ilişkide bulunduktan sonra araç içerisinde oturdukları sırada, maktullerin havanın karardığı gece saatlerinde aracın yanına gelip, sanık ve tanığı araçtan indirmek istemeleri,birinin elinde bıçak bulunması, sanığın yarı çıplak vaziyette araçtan indirilmesi, tanığın bulunduğu taraftaki araç kapısını zorla açmaya ve tanığı da araçtan indirmeye çalışmaları, sanığa biz polisiz diye söyleyip telefonla polis izlenimi vermek için "biz olay yerindeyiz, şahısları aldık, olay yerine gelin" şeklinde konuşmaların geçmesi, akabinde M. Y. 'in sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre, sanıktan para ve cüzdanını istemesi, kavganın şiddetlenmesi üzerine, aracın diğer tarafında bulunan İ. Y. k'ün elinde bıçakla, sanık ..... ve maktul .....'un bulunduğu tarafa doğru yönelmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanık ve yanında bulunan tanığın, can ve mal güvenliğine yönelik haksız bir saldırının söz konusu olduğu, sanığın maktüllere ateşli silah ile, birden fazla ve hayati bölgelerine ateş etmesi sebebiyle saldırı ve savunma arasındaki orantının savunma lehine bozulduğu ancak, olay yeri ve saatine, tanığın ve sanığın içerisinde bulunduğu duruma ve bu durum sebebiyle sanığın olay anındaki ruhsal durumuna göre, başka türlü mukavemet etme imkanı bulunmayan bu haksız saldırı karşısında, o andaki hal ve şartlara göre mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaş ile fiili işlediği ve hakkında TCK 27/2 maddesi hükmünün uygulanması gerektiği anlaşılmakla; sanık müdafiinin istinaf istemlerinin kabulüyle, ilk derece mahkemesinin sanık hakkında iki ayrı öldürme suçundan verilen mahkumiyete ilişkin hükümlerinin kaldırılarak, sanık hakkında her iki maktule yönelik öldürme eylemleri nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ ( Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere );
1-Sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf istemlerinin kabulüyle, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/11/2019 tarih, 2019/230 esas, 2019/528 karar sayılı kararıyla, sanık hakkında iki ayrı maktule karşı kasten öldürme suçundan mahkumiyete ilişkin hükümlerin CMK 'nun 280/2-2. Cümle gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık hakkında maktuller İ. Y. k ve M. Y. 'e yönelik aynı kasıt altında, birden çok kişiyi öldürmek ( mülga 765 sayılı TCK'nın 450/5. ) kasten iki kişiyi öldürmek ( 5237 sayılı TCK'nın 81/1, 81/1'e göre ) suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmışsa da; sanığın olay anındaki ruhsal durumuna göre, başka türlü mukavemet etme imkanı bulunmayan bu haksız saldırı karşısında, o andaki hal ve şartlara göre mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaş ile meşru müdafaada sınırı aşarak fiili işlediği anlaşılmakla; sanık hakkında her iki kasten öldürme suçu yönünden TCK 27/2 ve CMK'nın 223/3-c. Maddesi gereğince CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3- Sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle bihakkın TAHLİYESİNE, Başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse salıverilmesi için yazı yazılmasına,
4-2019/3495 numara ile emanete kayıtlı olan "D75764Z" seri numaralı, Beretta marka tabancanın ve buna ait 1 adet şarjörün Serik 2. ASCM'nin 2016/199 esas sayılı dosyasında verilen hükümle müsaderesine karar verildiğinden, Serik Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğuna İADESİNE,
-Adli Emanetin 2019/3465 sırasında kayıtlı 7 adet kovan, bir adet mermi çekirdeği, gömlek parçası ve bir adet nüvenin delil olarak dosyada MUHAFAZASINA,
-2019/3367 numara ile emanete kayıtlı olan sanık R. O. 'a ait 5... numaralı telefona ilişkin iletişim tespit tutanağı, sanık R. O. ve tanık S. Y. tarafından kullanılan 5... ve 5.... numaralı telefonlara ait suç teşkil etmeyen görüşmelere ilişkin 1 adet ses DVD'si, sanık R. O. tarafından kullanılan 5... numaralı telefona ait görüşmelerin bulunduğu 2 adet ses DVD'sinin delil olarak dosyada MUHAFAZASINA,
5-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
SONUÇ : Dair, sanık, sanık müdafii, katılanlar ve katılanlar vekilinin yüzlerine karşı, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Uğur'un huzurunda, mütalaaya uygun olarak, CMK'nun değişik 291. maddesi uyarınca kararın tefhim tarihinden itibaren 15 gün içinde Ceza Dairemize veya başka bir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veyahut İlk Derece Ceza Mahkemesine, ceza infaz kurumunda bulunanların, ceza infaz kurumu müdürü ya da katibine verilecek dilekçe ile veya beyanın tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle verilen karar açıkca okunup, 08.07.2020 tarihinde usulen anlatıldı. (¤¤)