(5271 S. K. m. 135, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, dosya GÖRÜŞÜLDÜ:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 18 Ceza Dairesinin 11/05/2016 tarih 2015/10616 esas ve 2016/10245 karar sayılı ilamında da "...ceza infaz kurumlarında telefonla görüşme hakkının, 5275 sayılı Kanun'un 66. maddesinde ve bu Kanun'a dayanılarak 20.03.2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilen Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 88. maddesinde düzenlendiği, bu yönüyle ceza infaz kurumlarında yapılan dinleme işleminin, “kanuna dayalı idari tedbir” niteliğinde olduğu, idari tedbir niteliğindeki bu dinlemeden elde edilen kayıtların, adli dinlemelere ilişkin CMK'nın 135. maddesinde sayılan katalog suçlar arasında yer almayan hakaret suçu yönünden hukuka uygun bir delil olarak nitelenemeyeceği gözetilmeden" şeklinde belirtildiği üzere delil olarak kabul edilen sanığın kız kardeşi ile yaptığı görüşme kayıtlarının " hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delil " niteliğinde bulunduğu ve hükmün bu suretle hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayandırılarak CMK 289/1-i maddesine muhalefet edildiği, bu hususunda mutlak hukuka aykırılık sebeplerinden olduğu anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanık istinaf talebi bu nedenle yerinde görülerek CMK. 289/1-i maddesi gereğince tespit edilen kesin hukuka aykırılık nedeni ile sair hususlar incelenmeksizin hükmün CMK 280/1-b madde uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine (Silifke 2.Asliye Ceza Mahkemesine) GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 24/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)