(5237 S. K. m. 29, 53, 86, 87) (5271 S. K. m. 226, 231, 280, 307)
Dairemizce yapılan duruşma sonunda 25/10/2017 tarih, 2017/2169 Esas, 2017/2685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5 yıllık denetim süresi içerisinde sanığın Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/8 Esas sayılı dosyasından adli para cezası verildiği ve bu kararın kesinleşerek dairemize ihbarda bulunulduğu olmakla, Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak duruşma açılmasına karar verilip, yapılıp bitirilen açık yargılama sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA:
Çal Cumhuriyet Başsavcılığı 30/07/2015 Tarih ve 2015/155 soruşturma no.lu iddianamesi ile "müşteki şüphelilerin evli oldukları, müşteki şüpheli ........'nın suç tarihinde ikametlerinde tartıştıkları sırada müşteki şüpheli ........'ye ele geçirilemeyen tabureyi fırlatarak mevcut raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, ........'nin ise ........'nın yüzüne ve kafasına defalarca yumruk vurmak suretiyle, kolunu sert bir şekilde çevirmek suretiyle, ayrıca TCK m.86/3-e kapsamında silah niteliğinde sayılacak şekilde kafasını duvara vurmak suretiyle mevcut doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, karşılıklı şikayetçi oldukları, ........'nin üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, ancak ........'nın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
SANIK........ SAVUNMASINDA: "Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim, eski beyanlarımı tekrar ederim, olay tarihinde eşimle tartıştık. Bana tartışma esnasında "g.tlek, p.şt" şeklinde hakaret içerikli sözler söyledi ve bana evdeki tabureyi fırlattı. Tabure alnıma çarptı. Bende söylediği sözlerin etkisiyle eşime karşı şiddet uyguladım. Müştekiye yumruk attım, bana karşı işlemiş olduğu hakaret ve yaralama eylemlerinden dolayı eşim olan sanıktan şikayetçi değilim, davaya katılmak istemem, öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" demiştir.
SÖZLÜDELİLLER:
MAĞDUR ........ BEYANINDA: "Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim, eski beyanlarımı tekrar ederim, Olayın üzerinden bir sene geçtiği için ayrıntılı olarak olayı hatırlamıyorum. Ben eşime hakaret edip etmediğimi hatırlamıyorum. Kavga esnasında ben eşime tabure fırlattım. İsabet edip etmediğini hatırlamıyorum. Eşim de bunun üzerine bana yumruk attı. Bir kaç kez vurmuştur. Sanıktan şikayetçi değilim, davaya katılmak istemem, öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" demiştir.
YAZILI DELİLLER:
Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı dosya içerisinde mevcuttur.
Denizli Adli Tıp Kurumunun 11/01/2016 tarih ve 87395799-103-2016/47 sayılı raporun içeriğinde; "1-Kişinin yaşamını tehlikeye SOKMADIĞI,
2- Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3- Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan nazal kemik deplase parçalı kırığının hayat fonksiyonlarını ORTA (2)derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
4- Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden OLMAYACAĞI" mütalaa edilmiştir.
DAİREMİZCE YAPILAN YARGILAMA SIRASINDA;
İSTİNAF DURUŞMASI SIRASINDA SANIĞIN DURUŞMAYA KATILMAMASI, Dairemizce CMK'nın 280/1-c maddesi gereğince duruşma açılmasına karar verildiği, sanığa meşruhatlı davetiye çıkartıldığı ancak sanığın duruşmaya gelmediği, istinaf yargılamasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılamanın devamı niteliğinde olduğu, ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılması halinde, yeni kurulan hükümde sanık aleyhine bir durumun ortaya çıkması durumunda dahi, sanığın dinlenilmesi gerektiği yönünde hüküm bulunmadığı, dava konusu olayla ilgili sanık hakkında CMK nın 226/son maddesi gereğince ek savunma verilmesi gerektiği yönünde bir hususun olmadığı, CMK nın 307/2.maddesindeki düzenlemenin hükmün Yargıtay’ca bozulması halinde gözönüne alınması gerektiği, sanığın ilk derece mahkemesinde savunmasını yapmış olduğu, böylece sanığa savunma hakkının da tanındığı anlaşıldığından, sanık hazır olmaksızın yargılama sürdürülerek hüküm kurulmuştur.
C.SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: ''Sanık ........ ile mağdure ........'ın evli oldukları, aralarında çıkan tartışma sırasında mağdure ........'nın ele geçirilemeyen tabureyi sanık ........'ye fırlatarak BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanık ........'nin de mağdureye yönelik yüzüne ve kafasına birden fazla kez vurup kolunu sert bir şekilde çevirerek duvara çarpıp 2. Derece kemik kırığı oluşturacak şekilde yaraladığı, ilk derece mahkemesince sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmişse de; temel cezanın belirlenmesi sırasında eylemin eşe karşı ve silahla gerçekleştirildiğinden bahisle alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın belirlendiği, ancak sanığın olayda silahtan sayılacak herhangi bir cisim kullanmadığı, duvarın silah olarak kabul edilemeyeceği, cezanın buna göre belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, sanık hakkında verilen 25/10/2017 tarih, 2017/2169 esas ve 2017/2685 Karar sayılı hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanarak, sanığın eşe karşı haksız tahrik altında kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nun 86/1, 86/3-a, 87/3, 29, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur '' demiştir.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İddia, savunma, mağdur beyanı, mağdura ait rapor ve tüm dosya kapsamından; Sanık ........ ile mağdure ........'ın evli oldukları, aralarında çıkan tartışma sırasında mağdure ........'nın ele geçirilemeyen tabureyi sanık ........'ye fırlatarak BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanık ........'nin de mağdureye yönelik yüzüne ve kafasına birden fazla kez vurup kolunu sert bir şekilde çevirerek duvara çarpıp 2. Derece kemik kırığı oluşturacak şekilde yaraladığı olayda; İlk derece mahkemesince sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmişse de; temel cezanın belirlenmesi sırasında eylemin eşe karşı ve silahla gerçekleştirildiğinden bahisle alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın belirlendiği, ancak sanığın olayda silahtan sayılacak herhangi bir cisim kullanmadığı, duvarın silah olarak kabul edilemeyeceği, cezanın buna göre belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanığın eşe karşı kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına, sanığın eylemini mağdurenin kendisine tabure fırlatması üzerine haksız tahrik altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından, sanık lehinde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Sanık ........ hakkında Dairemizin 25/10/2017 tarih, 2017/2169 esas ve 2017/2685 Karar sayılı kararıyla verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 04/12/2017 tarihinde yeniden kasıtlı bir suç işlediği, bu suçtan verilen mahkumiyet hükmünün 24/05/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, söz konusu hükmün CMK'nun 231/11. maddesi uyarınca açıklanması suretiyle;
2-Sanık ........'ın mağdur ........'a yönelik eşe karşı yaralama eyleminden dolayı TCK'nın 86/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki dikkate alınarak takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Eylemin eşe karşı gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, sanığın cezasının TCK'nun 86/3-a maddesi gereğince yarı oranında artırılarak 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Eylem neticesinde mağdurenin 2. Derecede kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığı anlaşıldığından, sanığın cezasının TCK 87/3 maddesi uyarınca 1/6 oranında arttırılarak 1 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
Sanık atılı suçu mağdureden gelen haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle işlediğinden cezasından, kendisine yapılan haksız fiilin etkisi dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK’nın 29 maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 1 YIL 3 AY 22 GÜN HAPİS cezasıyla cezalandırılmasına,
Sanığa verilen hapis cezasının sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak verilen cezasından TCK nun 62. Maddesi gereğince, taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak, sonuç olarak 1 YIL 1 AY 3 GÜN CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,
Verilen hüküm CMK'nın 231/11. Maddesi gereğince hükmün açıklanması niteliğinde olduğundan, sanık hakkında TCK 51 ve CMK 231. Maddelerinin uygulanmasına kanunen yer olmadığına,
3-İlk derece mahkemesince ve dairemizce yapılan 41,75 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair, sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı ........'nin huzurunda, mütalaaya uygun olarak, CMK'nun 286/2-b maddesi gereğince KESİN olarak, oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2019 (¤¤)