(5271 S. K. m. 223, 280, 289) (5607 S. K. m. 3, 5, 13, Geç. m. 12) (5237 S. K. m. 7, 52, 53, 54, 58, 62) (5275 S. K. m. 108)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşma sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
04.12.2017 günü saat 17:30 civarında Kocabıyık Caddesi üzerinde ... plakalı araçtan ... plakalı araca kaçak olduğu değerlendirilen alkollü içkilerin nakledildiğinin görülmesi üzerine hakimlikçe verilen arama kararına istinaden yapılan arama ve araştırmalarda, ... plakalı şüpheli M.'a ait araçta 3'ü kaçak olmak üzere toplam 47 şişe alkollü içkinin ele geçirildiği, şüpheli M.'ın yanında şüpheli M.'in de bulunduğu, ... plakalı şüpheli E.'e ait aracın bagajında toplam 44 şişe kaçak alkollü içkinin ele geçirildiği, bilahare şüpheli M.'ın evinde yapılan aramada 680 şişe kaçak alkollü içki, 2 adet varil, 445 adet alkollü içki kapağı, viski esansı, naylon şerit, 180 adet viski jelatini, 900 adet boş şişe, 1 adet elektrikli sıvı karıştırıcısı, 635 adet şişe etiketi, 100 gram gıda boyasının ele geçirildiği, yine şüpheli Y.'un evinde yapılan aramada 12 şişe votkanın ele geçirildiği şeklinde gerçekleşen olayda,
Yapılan aramalarda ele geçirilen birtakım 6136 sayılı kanuna muhalefet suçunu oluşturabilecek silahlar açısından evrakın ayrıldığı, şüpheli M.'in kaçak içkilerin nakliyesi ve sevkiyatı sırasında şüpheli M.'a yardımcı olduğunu söylediği, şüpheli Y.'un kaçak alkol işinin organizatörlüğünü yürüttüğüne dair bilgilerin mevcut olduğu, yine şüpheliler E. ve Y.'tan ele geçirilen alkollü içki miktarının da ticari kastı gösterdiği,
Ele geçirilen alkollü içkilerin yapılan incelemesinde, içkilerde gerçek bandrol bulunmadığı, mevzuata uygun olarak gümrükleme işlemi yapılmadan, yasa dışı yollarla yurt içi piyasasına girdiği cihetle kaçak içki olduğunun belirtildiği, içkilerin Denizli Gümrük Müdürlüğüne teslim edildiği
Bilirkişi raporu, kaçak eşya tespit varakası, şüpheliler savunması, arama tutanakları, ele geçirilen şişe ve sair malzemelerin niceliği, olayın gelişimi ve tüm dosya içeriğine göre, şüphelilerin kaçak içkileri ticari kasıtla bulundurmak suretiyle yüklenen suçu işledikleri
Şüphelilerin yargılanarak yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına, suçtan zarar gören kuruma teslim edilen içkilerin müsaderesine, emanetin 2017/4104 sırasında kayıtlı etiket, jelatin ve belgelerin dosyada delil olarak muhafazasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
SANIK M. Ç. İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
" Ben bu konuyla ilgili daha önce ifade vermiştim o ifademi aynen tekrar ederim. Aracımızda Y. G. yoktu, M. Y. , ben ve diğer araçta ismini bilmediğim bir şahıs vardı. M. Y. ile bu suçu işlemeden ve yakalanmadan önceki iki hafta önce tanışmıştım. İşsiz olduğum için M. Y. bana nakliye işinde yardımcı olma teklifinde bulundu. İçkilerin kaçak olduğunu ancak cezasının fazla olmadığını söyledi bende bunun üzerine paraya ihtiyacım olduğu için kabul ettim. Ben sadece bir kaç kez nakliyesinde ve sevkiyatında yardım ettim. Ben üretim aşamasında M. Y.'ya yardım da etmedim, karışmadım, da benim sadece az öncede dediğim gibi sadece taşınma esnasında bir yardımım vardır. Burada olmaktan dolayı pişmanım şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK M. Y. İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
Ben bu konuyla ilgili daha önce ifade vermiştim o ifademi aynen tekrar ederim. M. arkadaşımın söylediği hususlar doğrudur, aynen katılıyorum. Benim bunu yapma amacım meslek edinme amacım yoktur, ancak maddi sıkıntılarım vardır, bir iş kurana kadar bu yola başvurdum. İstanbul ilinde Zaza lakaplı S. isimli soyismini bilmediğim kişi ile telefonla irtibata geçerek İstanbul'dan boş şişeleri, üretimde kullanılan malzemeleri alıyordum. Y. G.'le olan bağlantım, Y. G. benim çocukluk arkadaşımdır, ailesiyle de görüşürüm. Üretim yaptığım yer Y. G.'in amcasına aittir. kira sözleşmesi arkadaşım Utku ile Y. G.'in amcası arasında yapıldı. İstanbul'dan geldiğimde Utku'nun yanında kalmaya başladım, Utku ile tartışınca , kendisi evden ayrıldı. Bende Y. G.'in amcası İrfan G. ile görüştüm ve bu yerde kiracı olarak kalmam hususunda anlaştık. Burayı üretim yeri olarak kullanacağımı bilmiyorlardı, aldığım malzemeleri evde toplayarak üretim yaptım. Bu malzemeleri apartman sakinlerinin işte olduğu saatlerde azar azar taşıyordum. Bu ürünleri bana İstanbul'dan geliyordu, yurt dışı üretim olup olmadığını bilmiyorum, bu olaydan Y. G.'in hiç haberi yoktur. Evime dahi gelmemiştir, benim çocukluk arkadaşım olan Y. G.'e karşı da mahçubiyetim vardır. Genelde ben onların evine gidiyordum. M.'in yanımda bulunma amacı içkileri taşıma hususunda yanımda bulunduruyordum. E. A. bana bir arkadaşdan dolayı ulaştı, düğünü olduğunu ve düğünü için içki lazım olduğunu söyledi, E. A.'un aracına içkileri taşıdığımız esnada polisler bizi yakaladı. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum, iş bulup çalışmam gerekiyor. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK Y. G. İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA: M. benim çocukluk arkadaşımdır, evde böyle bir iş yaptığını bilmiyordum, ben mağdur durumdayım, polisler eve gelip arama yapacaklarını söyleyince bende buyrun demiştim, evimizde alkol vitrini yaptık, o vitrine içmek amacıyla bazı ürünler alıp bırakmıştım, bu ürünlerden 12 tanesi kaçak olarak söylendi ancak kaçak olduğunu bilmiyordum, ben bu ürünleri alırken normal tekel fiyatına almıştım, kimseye de satmak amacım yoktur, içmek amacıyla almıştım, benim sanık M. Y. ile arkadaş olarak görüşmüşlüğüm vardır, benim bu iddia edilen kaçakçılık suçuyla benim bir alakam yoktur . Şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK E. A. İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
Ben üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben bu hususta daha önce kollukta ifade vermiştim. İfademi aynen tekrar ederim. Ben düğünümüz olduğu için bu içkileri iddanamede ismi geçen M. Ç. ve M. Y.'dan Kıbrıs içkisi olduğunu düşünerek aldım İçkilerin her biri bandrollü idi. 44 şişe kaçak alkollü içki için diğer taraf ile herhangi bir parazlık yapmadım. Herhangi bir ödemede bulunmadım. Bu içkileri düğünde tüketmek amacı ile ucuz olduğunu düşünerek satın aldım. Herhangi bir ticari kasıt ile almadım. Ben kış döneminde tır şoförlüğü yaparım, yazın da koyun çobanlığı yapıyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul edmiyorum. Ben Çivril Çıtak Köyündenim düğünü olacak arkadaşın adı M. A. Ş. idi. Bu hususların dikkate alınmasını talep ederim dedi. Ben duruşmaları takip edeceğim, duruşmalardan bağışık tutulma telebim vardır. Beraatimi talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. " şeklinde savunma yapmıştır.
Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'NİN KABULÜ:
Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 30/05/2019 tarih, 2017/892 ( E ) ve 2019/871 ( K ) sayılı hüküm ile sanığın üzerine atılı 5607 Sayılı Yasaya Muhalefet suçundan
Sanık Y. G. hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine
2-Sanıklar E. A., M. Ç. ve M. Y.'nın yerli menşeili ve ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ve yurtiçi piyasasına kaçak olarak sokulduğu anlaşılan içkileri ticari amaçla bulundurdukları, naklettikleri ve satışa arz ettikleri sabit olmakla, eylemlerine uyan 5607 Sayılı Yasanın 6545 Sayılı Yasa ile değişik 3/18 maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK' nun 62/1 maddesi gereğince, TCK.nın 52. Maddesi gereğince sonuç olarak sanıkların 2 yıl 6 ay hapis ve 100 tl adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
5237 sayılı TCK'nin 53/1-a-c-d-e maddelerinin uygulandığı,
Sanık E. A. hakkında Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/250 esas 2012/259 karar sayılı hükmüyle aldığı 3 yıl 9 ay hapis cezasının 03.02.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla tekerrüre esas bu sabıka nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 58/6-7-8 maddesi gereğince hükmolunan cezanın 5275 sayılı yasanın 108 maddesinde belirtilen mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ancak tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın 5275 sayılı yasanın108/2 maddesi gereğince tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına, cezanın infazından başlamak üzere sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına,
5607 Sayılı yasanın 13/1. maddesi delaletiyle 5237 Sayılı TCK'nun 54. maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ:
Sanık M. Y. vekili istinaf istemi özetle: Verilen cezanın en ağır had üzerinden belirlenmesi, Mahkemece yeterince inceleme yapılmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık M. Ç. vekili istinaf istemi özetle: Kararın hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın ortadan kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
SANIK E. A. vekili istinaf istemi özetle: suçun unsurlarının oluşmadığı, müvekkilin üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delilin olmaması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğini talep etmiştir.
Katılan Ticaret Bakanlığı vekili istinaf istemi özetle: Sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve esasa aykırı olduğundan kararın bozulmasını talep etmiştri.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekili, sanıklar Y. vekilinin vekalet ücreti yokluğundan sanık M. ve E.'in vekillerinin suçun unsurlarının oluşmadığı yönünden istinaflarının incelenmesinde
1-Sanık Y. hakkında verilen beraat kararı yerinde olduğundan beraat ettiğinden, sanık vekiline vekalet ücreti tayini ile hükmün düzeltilerek katılan vekilinin istinaf isteminin CMK 280/1-a maddesi uyarınca reddine,
2-Sanıklar M., E. ve M. vekilleri ile katılan vekilinin bu sanıklara yönelik istinaflarının incelenmesinde, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62.maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22 maddesinde eklenen eşya değerine ilişkin düzenlemenin sanık lehine olması, yine 7242 sayılı yasanın 63.maddesi ile 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinde lehe değişiklik yapılmış olması nedenleriyle, bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7.maddesi uyarınca dava konusu kaçak içkilerin CİF değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan lehe hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması zorunluluğu bozmayı gerektirdiğinden CMK 289/1 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 280/1-d maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi talep ve mütaala olunur. dedi.
DAİREMİZİN KABULÜ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
A-Sanık Y. G. hakkında verilen beraat kararı yönünden katılan Ticaret Bakanlığı Vekili ile sanık müdafinin istinaf başvurularının yapılan incelemesinde;
Sanık Y. G.'in isnat edilen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yetecek delil bulunmadığından sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve esasa uygun olduğu anlaşılmakla katılan vekilinin aleyhe istinafının reddine karar verilmiş, ancak beraat eden sanık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiği halde verilmemiş ise de bu hususun dairemizce düzeltilerek sanık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
B-Sanıklar M. Ç., M. Y. , E. A. hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiileri ile katılan Ticaret Bakanlığı Vekilinin istinaf başvurularının yapılan incelemesinde ise;
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62. maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinin "7. fıkrası hariç, 3.maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı devlet hazinesine;
a )Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde hakkında bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b ) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. ( 3 ) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenerek etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği, ayrıca soruşturma aşamasında cumhuriyet savcılığı tarafından, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından sanıklara ihtarat yapılması hususunun düzenlendiği, bu düzenlemenin de sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63.maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesinin "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir." hükmü gereği lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesinin ilk derece mahkemesince yapılmak üzere kararın bozulacağının düzenlendiği,
Bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı kanun ile 5607 sayılı kanuna eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesi yapılması, değerlendirmeler yapılırken kaçak eşyanın değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve suç konusu eşyanın bağımsız bilirkişi marifeti ile belirlenecek CİF değeri üzerinden hesaplattıralacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu karşısında sanıklar M. Ç., M. Y., E. A. hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiileri ile katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüş olduğundan 5271 sayılı CMK 289/1 maddesi yollamasıyla CMK 280/1-e maddesi uyarınca hükümlerin bozulmasına karar vermek gerektiğinden aşağıda açıklandığı şekilde hükümler kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
a )Sanık Y. G. hakkında verilen beraat kararı yönünden katılan Ticaret Bakanlığı vekili ile sanık müdafinin istinaf başvurularının yapılan incelemesinde;
Katılan Ticaret Bakanlığı'nın CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık Y. G. müdafiinin istinaf talebinin KABULÜ İLE;
Hükmün 1.bendinden sonra gelmek üzere;
"Beraat eden sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.810 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine," cümlesinin eklenmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
b )Sanıklar M. Ç., M. Y., E. A. hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafileri ile katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin istinaf başvurularının yapılan incelemesinde;
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62. maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinin "7. fıkrası hariç, 3.maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı devlet hazinesine;
a )Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde hakkında bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b ) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. ( 3 ) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenerek etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği, ayrıca soruşturma aşamasında cumhuriyet savcılığı tarafından, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından sanığa ihtarat yapılması hususunun düzenlendiği, bu düzenlemenin de sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63.maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesinin "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir." hükmü gereği lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesinin ilk derece mahkemesince yapılmak üzere kararın bozulacağının düzenlendiği,
Bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı kanun ile 5607 sayılı kanuna eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesi yapılması, değerlendirmeler yapılırken kaçak eşyanın değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve suç konusu eşyanın bağımsız bilirkişi marifeti ile belirlenecek CİF değeri üzerinden hesaplattıralacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu;
Kabule göre de;
Ticaret Bakanlığının yargılama aşamasında katılma talebi bulunduğu halde talebin değerlendirilmemesi ve kabulü halinde vekalet ücretine hükmedilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5271 sayılı CMK'nun 289/1 maddesi yollamasıyla CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca diğer yönler incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Hükmün bozulmasına dair verilen karar yönünden 5271 sayılı CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, sanık Y. G. hakkında verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine dair verilen karar yönünden ise CMK 286/2-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, 02.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)