(5607 S. K. m. 3, 5, Geç. m. 12) (5237 S. K. m. 3, 7, 51, 52, 62) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşma sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Antalya Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü görevlilerince, 09/02/2016 günü ihbar üzerine Antalya ili Kepez ilçesi Özdilek Alışveriş Merkezine gidildiği, kapalı otoparkta BB661CC Gürcistan plakalı aracın görüldüğü, aracın başında beklendiği, araca M. Ş. isimli şahsın geldiği, bahse konu aracın sahibinin babası C. Ş. olduğunu beyan ettiği, M. Ş. BB661.. plakalı Mercedes-Benz C200 Marka 2001 Model hususi otomobili rızaen görevlilere teslim ettiği, Kara Kapıları 1 Nolu Taşıt Takip Programı üzerinden yapılan sorgulamada aracın 18/09/2014 tarihinde 13IF28838 Pasaport numaralı Gürcistan uyruklu N. M. isimli şahıs üzerine kayıtlı ruhsat ile Sarp Sınır Kapısından Türkiye'ye giriş yaptığı, EGM Yolcu Sorgulama Programı üzerinden yapılan şahıs sorgulamasında 18/09/2014 tarihinde, şahsın aracı Türkiye’de bırakarak çıkış yaptığı görüldüğü,
C. Ş.'in savunmasında özetle; Antalya’da ikamet ettiğini, sadece Türkiye vatandaşı olduğunu, 2014 yılında memleketi Trabzon’a gittiğini burada arkadaşlarının Gürcistan’dan ucuz araba alması konusunda tavsiyelerde bulunduğunu, kendisinin de 18/09/2014 tarihinde Batum’da BB661CC Plakalı arabayı beğendiğini, Artvin Hopalı olduğunu söyleyen ve Türkçe konuşan bir şahıstan 3.000 $ (Üçbin) ABD Doları karşılığında aracı satın aldığını, aracı satın aldıktan sonra aynı gün kendisine verilen BV1313930 Seri Numaralı Gürcistan makamlarınca düzenlendiğini düşündüğü ve üzerinde N. M. isimli şahsın yazılı olduğu bir ruhsat verdiklerini, aynı gün N. M.'nin aracı sınır kapısından geçirerek kendisine teslim ettiğini, bu olayın kaçakçılık olduğunu bilmediğini beyan ettiği,
Muhafaza altına alınan BB661CC plakalı WDB2030041A247867 şase numaralı Mercedes-Benz marka C200 CDI model siyah renkli araca Antalya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/02/2016 tarihli 2016/582 D. İş numaralı kararı ile el koyma işleminin onaylandığı,
Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünün yazısında; Gürcistan Adalet Bakanlığının veri tabanından sorgulanan aracın 61006061725 kimlik numaralı 18/06/1995 doğumlu N. M.'ye ait olduğu, Batumi,73 b Str. N. Muskhelishvili/ GÜRCİSTAN adresinde kayıtlı olduğunun belirtildiği,
Antalya Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü tarafından muhafaza altına alınan BB661CC plakalı Mercedes-Benz marka C200 CDI model siyah renkli aracın gümrüklenmiş değerinin 50.881,60TL olduğunun tespit edildiği ve aracın Antalya Gümrük Müdürlüğüne teslim edildiği,
5607 sayılı yasanın 3/6 maddesinde "Gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf ithal edilen eşya" tanımındaki "ithal edilen" kelimesi bir ithalat rejimini tanımlamıyor gibi gözükse de, yürürlükte olan 4458 sayılı Gümrük Kanununda ithalat diye bir gümrük rejiminin bulunduğu, kanunda tanımlanan Ekonomik Etkili Gümrük Rejimlerinden olan Geçici İthalat Rejimi ile örtüştüğü,
Şüpheli C. Ş.'in, gümrük rejimi hak sahibi olamayacağını bildiği halde bu rejimden faydalanarak ülkeye giriş yapan bir aracı ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis etmek/satın almak/ kabul etmek ve kullanmak, Gürcistan uyruklu şüpheli N. M.'nin ise aynı aracı Türkiye'ye girişini yaptıktan sonra rejim hak sahibi olmadığını bildiği halde birine satmak/devretmek ve bırakarak atılı suçu işledikleri anlaşıldığından, şüphelilerin açık yargılamasının mahkemenizde yapılarak, eylemine uyan ve yukarda belirtilen sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin KABULÜ:
Sanık C. Ş.'in 6545 Sayılı Yasa ile değişik 5607 Sayılı Yasanın 3/6 maddesi uyarınca takdiren, teşdiden 9 ay hapis ve 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın geçmişteki hali sosyal ilişkileri fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri taktiri indirim nedeni sayılmakla, sanık hakkında verilen bu cezanın TCK'nin 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 7 ay 15 gün hapis cezası ve 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında verilen gün para cezasının TCK'nin 52/2 maddesi gereğince sanığın mali ve sosyal durumu dikkate alınarak günlüğü 20,00 TL'den hesap edilerek 2.000,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın daha evvel sabıkasız oluşu, duruşmadaki iyi halleri dikkate alındığında hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezaların tecili halinde bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememize yeterince kanaat oluştuğundan TCK'nin 51.maddesi gereğince verilen cezanın ertelenmesine, 51/3 maddesi gereğince 1 yıl herhangi bir yükümlülük yüklenmeksizin denetim serbestliğe tabi tutulmasına,
Sanık N. M.'nin 6545 Sayılı Yasa ile değişik 5607 Sayılı Yasanın 3/6 maddesi uyarınca takdiren, teşdiden 9 ay hapis ve 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın geçmişteki hali sosyal ilişkileri fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri taktiri indirim nedeni sayılmakla, sanık hakkında verilen bu cezanın TCK'nin 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 7 ay 15 gün hapis cezası ve 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında verilen gün para cezasının TCK'nin 52/2 maddesi gereğince sanığın mali ve sosyal durumu dikkate alınarak günlüğü 20,00 TL'den hesap edilerek 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın daha evvel sabıkasız oluşu, duruşmadaki iyi halleri dikkate alındığında hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezaların tecili halinde bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememize yeterince kanaat oluştuğundan TCK'nin 51.maddesi gereğince verilen cezanın ertelenmesine, 51/3 maddesi gereğince 1 yıl herhangi bir yükümlülük yüklenmeksizin denetim serbestliğe tabi tutulmasına, karar verilmiştir.
SANIK C. Ş. İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
“Ben Trabzon’da yaşıyordum orda bir kaç kişi Gürcistan 'a araba alalım dediler ve beni oraya götürdüler ve 3.000 Dolar karşılığında suça konu aracı Gürcistan 'dan satın aldım , aracı bana Türkiye 'de teslim ettiler hatta aracı iki yılda bir Gürcistan'a götürüp getirmem halinde bir sıkıntı olmayacağını söylediler , daha sonra araca Antalya'da el koydular, suç işleme kastı ile hareket etmedim, beraatimi talep ederim ” demiştir.
SANIK N. M. İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA: “Belirtilen konu ile ilgili detaylar artık hatırlamıyorum, çünkü uzun süre geçti. Batum Akva Parkta çalıştığım sırada M. Ş.'le tanıştım ve dost olduk, yakın ilişkilerimiz vardı, arabamı beğendi. Yakın ilişkilerden dolayı arabamı sınırdan geçiririm ve M.'a teslim ederim diye düşündüm, Ben, arabamı gerçekten sınırdan geçirdim ve Türkiye tarafına bıraktım. M. gelip onu alacaktı. Ben bunun için hiç karşılık almadım, arabamı satmadım, ona, yakın bir adam olduğu için saygı ve hürmet gösterdim, bunun hakkı olmadığımı ve sınırdan arabamın geçirmesi suç olduğunu bilmiyordum, ondan sonra başka bir yerde çalıştığın için Türkiye'ye hiç gitmedim. Bununla ilgili başka bir diyeceğim yok ” demiştir.
SANIK C. Ş. DAİREMİZDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
Ben daha önce mahkemede savunma yaptım. O ifadem doğrudur. Ben Gürcistan Batum'dan suça konu aracı galeriden satın aldım. Galeride çalışan bir gürcü vatandaşı gümrük kapısından aracı geçirdi. Gümrüğü geçirdikten hemen sonra Türkiye sınırları içerisinde aracı bana teslim etti. Ben aracı 3.000 dolara almıştım. Araç Mercedes'ti arkadaşlarımın tavsiyesi nedeniyle böyle bir yola başvurmuştum dedi.
İSTİNAF İSTEMLERİ:
Katılan vekili alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurulması nedeniyle kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için kararı istinaf etmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar C. Ş. ve N. M. hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinafının incelenmesinde, Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62.maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22 maddesinde eklenen eşya değerine ilişkin düzenlemenin sanık lehine olması, yine 7242 sayılı yasanın 63.maddesi ile 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinde lehe değişiklik yapılmış olması nedenleriyle, bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7.maddesi uyarınca dava konusu kaçak araç CİF değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan lehe hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması zorunluluğu bozmayı gerektirdiğinden CMK 289/1 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 280/1-e maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi talep ve mütaala olunur.
DAİREMİZİN KABULÜ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dairemizce yapılan duruşmalı istinaf başvuru incelemesi neticesinde;
Hükümlerden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62. maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinin "7. fıkrası hariç, 3.maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı devlet hazinesine;
a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde hakkında bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenerek etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği, ayrıca soruşturma aşamasında cumhuriyet savcılığı tarafından, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından sanıklara ihtarat yapılması hususunun düzenlendiği, bu düzenlemenin de sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63.maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesinin "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir." hükmü gereği lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesinin ilk derece mahkemesince yapılmak üzere kararın bozulacağının düzenlendiği,
Bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı kanun ile 5607 sayılı kanuna eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesi yapılması, değerlendirmeler yapılırken kaçak eşyanın değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve suç konusu eşyanın bağımsız bilirkişi marifeti ile belirlenecek CİF değeri üzerinden hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu karşısında hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanıkların satışa arz etmek amacıyla yabancı menşeili kaçak eşya bulundurdukları iddiasıyla 5607 sayılı Yasanın 3/6 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasına ilişkin yargılamada sanıkların eylemlerine uyduğu kabul edilen 5607 sayılı Yasanın 3/6 maddesi ile cezalandırılmalarına ilişkin kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
1-Hükümlerden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62. maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinin "7. fıkrası hariç, 3.maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı devlet hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde hakkında bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenerek etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği, ayrıca soruşturma aşamasında cumhuriyet savcılığı tarafından, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından sanıklara ihtarat yapılması hususunun düzenlendiği, bu düzenlemenin de sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63.maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesinin "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir." hükmü gereği lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesinin ilk derece mahkemesince yapılmak üzere kararın bozulacağının düzenlendiği,
Bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı kanun ile 5607 sayılı kanuna eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesi yapılması, değerlendirmeler yapılırken kaçak eşyanın değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve suç konusu eşyanın bağımsız bilirkişi marifeti ile belirlenecek CİF değeri üzerinden hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
2-Toplanan kanıt durumuna göre Türk Vatandaşı olmayan sanık N. M. 'ye yabancı menşeili otomobilin Türk Vatandaşı olan sanık C. Ş. tarafından Gürcistan’ın Batum Vilayetinde satın alındığı anılan aracın yabancı uyruklu sanık tarafından geçici ithalat rejiminden yararlanarak ülkeye girişinin sağlandığı ve Türk Vatandaşı olan sanık C. Ş.'e aracın zilyetliğinin devredildiği, bu şekilde her iki sanığın rejim ihlali gerçekleştirilerek turistlik kolaylıktan yararlanmak suretiyle suça konu yabancı aracı millileştirmek kasdıyla aracı ülkeye girişinin sağlandığı ve sanık C. Ş. tarafından malik sıfatıyla kullanıldığı anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin 5607 Sayılı Yasanın 3/2 madde ve fıkrasında tanımlanıp yer alan suçu oluşturup oluşturmadığı tartışılmaksızın yazılı biçimde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5271 sayılı CMK'nun 289/1 maddesi yollamasıyla CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,
Dosyanın HÜKÜMLERİ kuran İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair sanık N. M. ve katılan vekilinin yokluklarında Sanık C. Ş.'in yüzüne karşı Cumhuriyet Savcısının huzurunda ve mütalaasına uygun biçimde dairemizce kurulan hükümlerin bozulması kararı 5271 Sayılı CMK 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)