(6831 S. K. m. 91) (5237 S. K. m. 53, 54, 270, 279)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşma sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/2014 tarih ve 2014/378 soruşturma, 2014/132 esas, 2014/77 Sayılı iddianamesi ile, sanık M. E. hakkında 6831 Sayılı Yasaya Muhalefet suçunu işlediği iddiasıyla 6831 Sayılı Kanun'un 91/1, TCK 53, 54 maddeleri gereğince, sanık A. E. hakkında suç üstlenme suçunu işlediği iddiasıyla TCK 270, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu dava açılmıştır.
SARAYKÖY ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 05/10/2017 tarih, 2014/228 (E) ve 2017/474 (K) sayılı hüküm ile sanık A. E. hakkında TCK'nun 270 maddesinin ikinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, sanık M. E. hakkında ise TCK 75 ve CMK 223/8 maddeleri uyarınca düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
SANIK AYNUR E. İLK DERECE MAHKEMESİNCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Benim ..... Köyü Örencik mevkiinde kayınpederime ait tarla vardır, tarlaya gidip gelirken yolların kenarında bulunan odun parçalarını topladım ve sırtımda evime götürdüm, olay günü köy muhtarı Jandarma ve Orman muhafaza memurları evimize geldiler, mahkemenizce verilen arama kararı gereğince evimizde arama yaptılar ve odunları el koydular, ben kesinlikle ağaç kesmedim, eşimin de kestiğini görmedim, ben Örencik mevkiinden kesilen ağaçların kim tarafından kesildiğini bilmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum, aksi takdirde lehime olan hükümlerin uygulanmasını ve mahkumiyetim halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ederim, müşteki kurumun olay nedeniyle meydana gelen zararını suçsuz olduğum için karşılamadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK M. E. İLK DERECE MAHKEMESİNCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben ormandan herhangi bir ağaç kesmedim, olay tarihinde jandarma ekipleri köy muhtarı orman muhafaza memurları evimize geldiler, mahkemenizin arama kararına istinaden evimizde arama yaptılar, evimde 500 kg civarında orman envali olduğunu tespit ettiler, orman envalini ben getirmedim, eşim tarlaya gidip gelirken yolun kenarından bulduğu odun parçalarını yakmak amacıyla sırtında taşımak suretiyle eve getirmiş, ne ben ne de eşim ormandan ağaç kesmedik, beraatimi talep ediyorum, aksi takdirde lehime olan hükümlerin uygulanmasını ve mahkumiyetim halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ederim, müşteki kurumun olay nedeniyle meydana gelen zararını suçsuz olduğum için karşılamadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK M. E. DAİREMİZCE TALİMAT YOLUYLA ALDIRILAN SAVUNMASINDA: "Ben hiçbir şekilde ormandaki ağaçları kesmedim, ağaçları kestiğime dair gören de yok, üzerime iftira atıldı, H. K. isimli şahısla daha önce husumetimiz olduğu için ağaçları benim kestiğimi söylemiş, ama şuan beni gördüğünü beyan etmiyor, sadece ağaçların kesildiğini görmüş ama kimin kestiğini bilmiyor, üzerime atılı suçu kabul etmiyorum, beraatimi isterim, şayet Mahkemeniz aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanamısını talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK H. K. BEYANINDA: "Sanıklardan M.'i "Çallı" lakaplı olarak bilirim, ancak eşini tanımam, ben tarlamda çalışırken ağaçların kesildiğini motor sesi duymam nedeniyle anladım, ancak kimin kestiğini görmedim, ağaçların kesildiği yer ile benim tarlamın mesafesi 500 metreden fazladır, arada zaten dere vardır, sadece takırtı tukurtu sesleri ve motor sesi duydum, A. E.'ı da tanımam, suç üstlenmesine ilişkin bilgim yoktur, kesen kişinin erkek mi kadın mı olduğunu da bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuş, tanığa soruşturma aşamasındaki ifadesi okunup çelişki nedeniyle sorulduğunda ise "Benim kollukta verdiğim ifademde ..... Köyünden Çallı Lakaplı M. E. isimli şahsın sarı renkli motorlu bıçkı ile büyük bir yaş çam ağacını devirerek onu parçaladığını söylediğime ilişkin beyanım geçmiş ise de; ben jandarmaya bu şekilde söylemedim, ben sanığı motor ile ağaç keserken görmedim, ben sadece tarlamdayken ağaçların kesilme sesini duyduğumu yani motor sesi duyduğumu söyledim, bu şekilde beyanda bulunmadım, neden öyle geçtiğini bilmiyorum, ben motor sesi duyunca 177'yi arayarak şikayet ve ihbarda bulundum, ben yine Sarayköy Orman İşletme Şefliği ekipleri gelinceye kadar M. E. isimli şahsın motoruyla birlikte yaya olarak ..... Köyüne gittiğini beyan etmedim, bir kişinin gittiğini söyledim, ancak onun M. E. olup olmadığını bilmiyorum, ben yine kendisini görünce orman emvali ticareti yaptığını tahmin ettiğimi doğru çıktığına ilişkin beyanda bulunmadım, benim beyanlarım yanlış anlaşılarak zapta yanlış geçmiş, Kelleci Köyündeki kahvede sadece sanık M. E.'ın ormandan ağaç kesip sattığı konuşuldu, ancak ben bizzat görmedim, şimdiki ifadem doğrudur" şekline beyanda bulunmuştur.
TANIK ABDULLAH KOÇ BEYANINDA: "Kelleci köyünde ikamet ederim, Çallı M. lakaplı M. E. ile tanışırım, ancak herhangi bir samimiyetim yoktur, kendisi ile herhangi bir alış verişim olmamıştır, 14/03/2014 tarihinde Jandarma, evimde arama yaptı ve herhangi bir orman emvaline rastlanmadı, olay hakkında herhangi bir bilgim yoktur, diyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuş, tanığa soruşturma evresindeki vermiş olduğu ifadesi okunup, "Çallı M. lakaplı M. E.'ın kendisine tomruk alması hususunda teklifte bulunup bulunmadığı hususu" sorulduğunda ise, "Böyle bir şey olmadı, M. bana tomruk almam hususunda teklifte bulunmadı, ben Jandarmaya o şekilde ifade verdiğimi bile hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İSTİNAF İSTEMİ:
Katılan orman idaresi vekili, sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen düşme ve karar verilmesine yer olmadığına dair kararların bozularak mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekçeleriyle istinaf talebinde bulunmuştur.
DELİLLER: İddia, sanık beyanları, bilirkişi raporu, tutanaklar, tüm dosya kapsamı.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"İnceleme konusu dosyada sanık M. E.'ın dikiliden ağaç kesmesi nedeniyle diğer sanık A. E.'ın ise eşi olan diğer sanığın suçunu üstlenmesi nedeniyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanık A. hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, diğer sanık M. E. hakkında ise ön ödeme nedeniyle kamu davaısının düşürülmesine karar verildiği, kararın katılan vekili tarafından istinaf edildiği tespit edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, sanık M. E.'ın motorlu testere ile dikiliden ağaç kesmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi hükmünün dosyaya uygun olmadığı gibi getirtilen Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/660 Esas sayılı dosyası ile suça konu yerin aynı olduğu, davalar arasında doğrudan irtibat bulunduğu, delillerin birlikte değerlendirilip eylemin hangi sanık tarafından meydana getirildiğinin birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Sanık A. E. hakkında katılan kurum tarafından istinaf isteminde bulunulmuş ise de, katılan kurumun bu yönde istinaf hakkı bulunmadığından sanık A. hakkında verilen hükme yönelik istinaf isteminin CMK 279/1-b maddesi gereğince reddine,
Sanık M. E. hakkında verilen hükmün Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/660 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek delillerin değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle CMK 289/1 maddesi gereğince bozulmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. " şeklinde mütalaa vermiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Orman idaresine ait .... numaralı sabit telefon hattını .... numaralı cep telefonundan ve yine aynı cep telefonundan 177 ihbar hattı aranıp, arayan kişinin adının H. K. olduğunu, köpeği ile gezmeye çıktığını, Çallı M. lakaplı M. E.'ın kırmızı pikap aracı ile ormandan ağaç kestiğini söylediğine dair ihbar tutanağı tutulduğu,
Yine orman muhafaza memurları tarafından tarihsiz tutanak tutulduğu, bu tutanağa göre, ağaç kesiliyor ihbarı üzerine suça konu yere gidildiği, ihbarda bulunan H. K. adlı şahsın bulunduğu, olay mahallinin gezilip, kesilen dip kökleri H. K.'in görevlilere gösterdiği, kendilerine bu ağaçları kesen şahsın Molla A. köyünden Çallı M. lakaplı kişi olduğunu, kırmızı minibüsü olup, ağaçları kesip minibüse koyarak götürdüğünü, hatta bu ağaçları kellecideki besihaneye sattığını, sana da alalım, dediği şeklinde tutanak tutulduğu,
Bu ihbar tutanakları üzerine orman muhafaza memurları tarafından 14/03/2014 tarihli suç tutanağı düzenlendiği, bu tutanağın da diğer tutanaklarla aynı mahiyette olduğu, sanığın evinde yapılan aramada 500 kilogram civarında orman emvali bulunduğu,
Bu tutanaklar üzerine soruşturma açıldığı, H. K. adlı şahsın soruşturma aşamasındaki jandarma beyanına bakıldığında, köpeğini gezdirmek için çıktığı bir sırada, motorlu bıçkı sesi duyduğunu, sese doğru gittiğinde Molla A. köyünden Çallı lakaplı M. E.'ın sarı renkli motorlu bıçkı ile büyük bir çam ağacını devirerek, parçaladığını, cep telefonundan alo 177'yi aradığını, orman muhafaza memurları gelince kesim yapılan yerleri gösterdiğini, sanığı keserken gördüğünü ve sanığın bu işin ticaretini yaptığını söylediği,
Tanık A. K.jandarmadaki beyanında; Çallı M. lakaplı kişiyi tanıdığını, samimiyeti olmadığını, kırmızı bir minibüsü olduğunu, ağaç keserken görmediğini, o şahsın kendisine tomruk alır mısın diye teklifte bulunduğunu ancak kendisinin kabul etmediğini söylediği,
Anlaşılmıştır.
Her iki tanığın daha sonra mahkemede alınan beyanlarına bakıldığında hazırlık beyanlarını kabul etmedikleri görülmüştür.
İlk derece mahkemesi tarafından suça konu mahalde keşif yapılmış, orman mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre, emvallerin motorlu testere ile kesildiği belirtilmiştir.
Sanık M. E., olayla ilgisi olmadığını, bu emvalleri eşinin yakmak amacıyla sırtında taşıyıp getirdiğini, ne kendisinin ne de eşinin kesmediğini söylediği, diğer sanık A.'un beyanlarının da eşi ile aynı mahiyette olup, kendisinin kesmediğini yol kenarında kesilmiş halde bulduğu odunları parçalayıp alıp eve getirdiğini, yapılan aramada bu emvallerin bulunduğunu söylediği,
İlk derede mahkemesi tarafından sanık A. hakkında suç üstlenme suçundan açılan davada yapılan yargılama sonucu, sanık A.'un eşi olan diğer sanık M.'i cezadan kurtarmak amacıyla bu suçu işlediği nedenle TCK 270/2-c maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, bu karara karşı her ne kadar katılan orman idaresi vekili istinaf talebinde bulunmuş ise de, suçun niteliği itabarıyla katılan orman idaresinin doğrudan suçtan zarar görme ihtimali olmadığından bu yöndeki istinaf talebinin usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sanık M. E. yönünden ise, suça konu 14/03/2014 tarih ve seri 0012, varak 20 Sayılı suç tutanağına göre, aynı yerden 24/12/2013 tarih ve 18 varak numaralı suç tutanağı tanzim edildiğinin belirtilmesi karşısında, dairemizce bu suç tutanağının akıbeti araştırılmış ve aynı sanık hakkında aynı eylemi nedeniyle başka bir suç tutanağı daha tutulduğu, iki ayrı kamu davası açıldığı, ikinci davanın Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/660 Esas sayılı dosyası ile devam ettiği, duruşmasının 21/02/2020 tarihine erteli olduğu görülmekle, suçun oluşup oluşmadığı, oluşmuşsa eylemin tek suçu mu oluşturduğu, yoksa teselsül hükümlerinin mi uygulanması gerektiği, eylemi kimin işlediği konusunda iki davanın birleştirilip birlikte görülmesi zorunlu olduğundan bu sanık yönünden de hükmün bozulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-)Katılan kurum vekilinin sanık A. E. hakkındaki suç üstlenme suçundan verilmiş olan ceza verilmesine yer olmadığına yönelik karara karşı istinaf talebinin incelenmesinde;
Suçun niteliği itibariyle suçtan doğrudan zarar görmeyen katılan vekilinin hükme yönelik kanun yolu başvuru hakkı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca katılan vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN USULDEN REDDİNE,
B-)Katılan vekilinin sanık M. E. hakkında 6831 Sayılı Yasaya Muhalefet suçundan verilmiş olan düşme kararına yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 14/03/2014 tarih, seri 0012 varak 20 numaralı suç tutanağına istinaden kamu davası açıldığı, bu tutanakta ihbar eden H. K. adlı şahsın ihbarı neticesi orman muhafaza memurlarının suça konu yere gittikleri, H. K.'in yol kenarında beklediği "siz neredesiniz geç kaldınız, adam şu anda kesin motoru ile birlikte gitti" dediği, yer göstermesi sonucu 399 numaralı bölmede bugün ve daha önceki günlerde kesilmiş bir kısmı oduna dönüştürülmüş, bir kısmının da gövdesinin gitmiş olduğunun tespit edildiği, H. K.'in beyanı doğrultusunda kızılçam ağaçlarını .....ler Köyü'nden M. E. isimli şahsın kestiğini, çeşitli yerlere götürüp sattığını söylediği, arama kararına istinaden evinde yapılan aramada evine bitişik depo içinde 200 kg. gövdeden parçalanmış ve ayrıca dal odunu bulunduğu, emvallerin 7-8 ay önce kesildiğinin tespit edildiği, yine aynı yerden 24/12/2013 tarih ve 18 varak numaralı suç tutanağı tanzim edildiğinin belirtildiği,
Sarayköy Orman İşletme Şefliğinden verilen 11/10/2019 tarihli cevabi yazıda 24/12/2013 tarih ve 18 varak numaralı suç tutanağına istinaden Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/660 Esas sayılı dosyası ile dava görüldüğünün belirtildiği,
UYAP sisteminden Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/660 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, yine aynı sanık hakkında aynı suçtan H. K. adlı şahsın ihbarı ile ve aynı mevkiiden ağaç kesme suçundan kamu davası açıldığı, yargılamasının halen devam ettiği, duruşmasının 21/02/2020 tarihine erteli olduğunun anlaşıldığı,
Her iki dosyanın aynı sanık, aynı yer, aynı eylem ve aynı suç konusu olması karşısında eylemin tek suç mu olduğu, teselsülü mü gerektirdiği konusunda ilk derece mahkemesince iki dosyanın birlikte görülüp karar verilmesi zorunlu olduğundan CMK'nun 280/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Bu aşamadan sonra diğer hususların ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair, usulden red kararı yönünden; 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 279/1-son maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle 11. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere, bozma kararı yönünden ise CMK 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)