(5271 S. K. m. 223, 231)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşma sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Tefenni Cumhuriyet Başsavcılığının 27/12/2018 tarih ve 2018/937 soruşturma, 2018/246 Esas, 2018/243 sayılı iddianamesi ile, sanık ...... hakkında Kesinleşmiş Orman Kadastrosu Sınırları İçerisinde İşgal ve Faydalanma suçunu işlediği iddiasıyla Orman Kanunu 93/1, 93/2, TCK 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Tefenni Asliye Ceza Mahkemesine kamu dava açılmıştır.
Tefenni ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Tefenni Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 11/04/2019 tarih, 2019/8 (E) ve 2019/65 (K) sayılı hüküm ile sanığın üzerine atılı Kesinleşmiş Orman Kadastrosu Sınırları İçerisinde İşgal ve Faydalanma suçundan suç işleme kastı olmadığı nedenle CMK'nun 223/2-c hükmü uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
SANIK İLK DERECE MAHKEMESİNCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Daha önce vermiş ifademi kabul ediyorum. Ben televizyonda bir haber izlemiştim. Ormanda bulunan araziye ceviz tarzı fidanlar dikersek bu araziyi ilerde devlet bize veriyormuş diye duymuştum. Dikilecek fidanlarım evde bekliyor. Daha araziye dikmedim. Bu olay oluncada dikmekten de vazgeçtim. Ben orman müdürlüğüne bir dilekçe yazdım. Bu arazinin boş olduğunu ilerde satılırsa almak istediğimi söyledim. Benim eşim vefat etti. Çocuklarımın hepsi başka illerde yaşıyor. Araziyi ekip dikecek kimse yoktur. Ben kendim zaten yaşlıyım. Ekecek durumda değilim. O tarla ben babama ait olarak biliyordum. Eskiden tarlayı ekiyorduk. Şimdi ekecek kimse kalmadığından tarla boş duruyor. Ben arazinin orman olduğunu bilmiyordum. Bilsem böyle birşey yapmazdım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Hakkında Dairemizce Gönderilen Talimat Yoluyla Tefenni Asliye Ceza Mahkemesince Alınan Savunmasında:
"Tarafıma okunan iddianamenin içeriğini anladım. Üzerime atılı suçlama hakkında bilgi sahibi oldum. Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim. O ifadelerimi aynen tekrar ederim. Ben televizyonda haber izlemiştim. Orman da bulunan araziye fidan dikersek ilerde bu arazileri devlet bize veriyormuş diye duydum. Fidanları dikmedim. Fidanlarım hazırdı. Sonra keşif yapıldı. Beraatıma karar verildi. Nasıl tekrar dosyanın açıldığını anlamadım. Ekleyeceğim başka bir şey yoktur. Beraatimi talep ediyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER: İddia, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı.
İSTİNAF İSTEMLERİ:
Katılan Orman Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Hem sanık ikrarı hem de bilirkişi raporuna rağmen , yerel mahkemenin ısrarla sanığın suçsuz olduğundan bahisle beraatine karar vermesi; mahkemelerimizin tarafsızlığından şüphe uyandıracak hale geldiği, yasalarda açık olarak suç sayılan bu durumda, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, beraat kararının usul ve yasaya uygun olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerekçeleriyle istinaf talebinde bulunmuştur.
O Yer Cumhuriyet Savcısı istinaf talebinde özetle;
Sanığın soruşturma evresinde alınan ifadesinde suçunu ikrar ettiği, ayrıca kurulan beraat hükmünde kastın bulunmadığı gerekçesi öne sürülse de TCK temel ilkelerinde sayılan kanunun bağlayıcılığı ilkesinin herkes için geçerli olduğu ve takdirin özellikle ceza kanunları açısından geniş kullanmanın suçların cezasız kalmasına yol açacağından sanığın cezalandırılması istinaf talebinde bulunmuştur.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Sanık ...... hakkında kesinleşmiş orman arazisini işgal suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan idare vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının istinaflarının incelenmesinde; dosya içeriğine, bilirkişi raporuna göre sanığa atılı suçun oluştuğu anlaşıldığından, CMK.nın 280/2 maddesi uyarınca yerinde olmayan beraat kararının kaldırılarak sanığın fiiline uyan 6831 Sayılı Kanunun 93/1, 93/2, TCK.nın 53 maddeleri uyarınca sanığın cezalandırılması kamu adına talep ve mütala olunur. Demiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Davanın dayanağını teşkil eden suç tutanağına göre, sanığın Orman İşletme Müdürlüğüne dilekçe verip orman arazisini kullandığını, araziyi satın almak istediğini belirttiği, bu dilekçe üzerine görevlilerle birlikte bahsedilen araziye gidildiği, arazinin ekilip sürüldüğü ve anız kalıntıları olduğunun belirtildiği, 13.176 metrekarelik alandan işgal ve faydalanmada bulunulduğu, bu yerin 2920 nolu orman parseli içerisinde kaldığı, sanıktan bu yeri neden ekip biçtiği sorulduğunda babasından kaldığını, 3-4 yılda bir ektiğini, orman arazisi olduğunu bilmediğini söylediği ve tutanağın bu şekilde tutulduğu, bu tutanağa istinaden iddianame ile sanık hakkında kamu davası açıldığı,
Tapu kaydına göre 2920 nolu parselin orman vasfıyla hazine adına kayıtlı olduğunun belirtildiği,
Keşif sonucu orman mühendisi bilirkişi raporuna göre, suça konu yerin orman sınırları içerisinde ve fen bilirkişisi raporuna göre de, işgal ve faydalanılan alanın 17.151,55 metrekare olduğunun belirtildiği, keşifte mahkeme heyetinin gözlem yaptığı ve keşif anında arazinin boş üzerinde ağaç ya da ağaççık olmadığı şeklinde görüşün keşif zaptına yazıldığı,
Sanık hazırlıkta ve mahkemedeki beyanlarında, bu yerin kendisine babasından kaldığını, buğday ektiğini, orman olduğunu bilmediğini söylediği,
Orman mühendisi bilirkişi raporunda suça konu yerin kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı şeklinde bir husus yazılmamış ise de, suça konu yerle ilgili Tefenni Kadastro Mahkemesinin 22/02/1989 tarih 1988/103 Esas, 1989/1 Karar sayılı kararına göre, 2920 parselin orman sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiş ve bu karar 04/10/1989 tarihinde kesinleştiğinden suça konu yerin kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi yaptığı yargılama sonucu, keşifteki gözlemine dayanarak arazinin boş, ağaç ve ağaççık olmadığı, hava fotoğrafının da bu şekilde olduğu, sanığın 71 yaşında ev hanımı olup televizyonda izleyerek dilekçe vermesi ve zarar olmaması ile komşu parsellerin sahip olması nedeniyle kasıt yokluğundan sanığın beraatine karar vermiş ise de,
Dairemizce duruşma açılması neticesinde aynı orman mühendisi bilirkişiden ek rapor alınmış ve ek raporda orman kadastrosunun kesinleştiği, eski açma olup, herhangi bir zarar olmadığı ancak işgal ve faydalanma suçu olduğu şeklinde rapor verildiği görülmüştür.
Gerek sanığın ikrarı gerekse bilirkişi raporlarına göre suça konu yerin orman olup orman kadastrosunun kesinleştiği, sanığın suça konu yerde buğday ekerek işgal ve faydalanmada bulunduğu tüm delillerle sabit olup mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak sanığın mahkumiyetine ve zarar olmaması nedeniyle CMK 231 maddesi de uygulanarak sonuçta aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Katılan vekili ve O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvuru istemlerinin KABULÜ ile; Tefenni Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/04/2019 tarih ve 2019/8 (E), 2019/65 (K) sayılı ilamın ORTADAN KALDIRILMASINA,
Hüküm yerine kaim olmak üzere;
1) Sanık …..'nın üzerine atılı ormandan işgal ve faydalanma suçunu işlediği sabit olup eylemine uyan 6831 Sayılı Yasanın 93/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayini ile takdiren 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2) Sanığın müsnet suçu kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlediği sabit olduğundan 6831 Sayılı Yasanın 93/2. maddesi gereğince yukarıdaki cezası 1 kat arttırılarak 12 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3) Sanığın geçmişi, yargılama sürecindeki davranışları olumlu olduğundan ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak, cezasından 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 10 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4) Oluş ve kapsama göre sanığın cezasından başkaca artırma veya eksiltme yapılmasına yer olmadığına,
5) Sanığın adli sicil kaydı, geçmiş hali, gözlemlenen durumu, dosya kapsamına yansıyan kişiliği ve suç işleme konusundaki eğilimi ile somut herhangi bir zarar olmaması ve HAGB'ye rızası olması dikkate alındığında, ileride bir daha suç işlemekten çekineceği yolunda Dairemizde tam bir vicdani kanı oluştuğundan CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca hakkındaki HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK'nun 231/8. maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresi içerisinde sanığa herhangi bir denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüğü yükletilmesine takdiren yer olmadığına,
Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği taktirde CMK'nun 231/10. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine,
Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiği takdirde CMK'nun 231/11 maddesi uyarınca dosyanın ele alınarak HÜKMÜN AÇIKLANMASINA,
Sanığın bu hususlarda uyarılmasına, sanık hazır olmadığından ihtarat yapılamadığından gerekçeli kararın tebliğ edilerek ihtarına,
6) Katılan kurum kendisini İlk Derece Mahkemesi'nde vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.725,00 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine,
7) Katılan kurum kendisini Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nde vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ve ilk duruşma olması da dikkate alınarak 1.700,00 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine,
8) Dosya üzerinde yapılan belgelendirilmiş ve sanığın sarfına neden olduğu 5 adet tebligat gideri 66,50 TL, 7 adet posta gideri 85,70 TL, keşif ve bilirkişi ücreti 850,00 TL olmak üzere toplam 1.002,20 TL yargılama giderinin CMK'nun 325/1 maddesi gereğince sanıktan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, sanığın ve katılan kurum vekilinin yokluğunda verilen karar, sanığa ve katılan kurum vekiline gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde CMK 231/12 maddesi uyarınca Dairemize veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut İlk Derece Ceza Mahkemeleri veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle görevli ve yetkili Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından incelenmek ve İTİRAZ yasa yolu açık olmak üzere, itiraz edilmediğinde kararın kesinleşeceği hususu bildirilerek 10/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)