(5237 S. K. m. 35, 37, 51, 53, 54) (5607 S. K. Geç. m. 12) (5271 S. K. m. 280, 286)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşma sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Çivril Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2018 tarih ve 2018/478 esas sayılı iddianamesiyle; 11/04/2018 günü şüphelilerin 26 .... plakalı araç ile Çivril İlçesinde telefon satımı yapan birkaç bayiye telefon satmaya çalışmaları ve şüpheli hareketler sergilemeleri sebebiyle devriye görevini ifa eden kolluk kuvvetlerince durdurularak kimlik kontrolü yapıldığı, şüpheli şahısların ellerinde bulunan poşetten 7 adet araçlarında yapılan aramada ise 88 adet farklı marka ve modelde cep telefonun bulunularak muhafaza altına alındığı, muhafaza altına alınan imei numaraları dosya arasında yazılı olan cep telefonlarının kaçak olduğu ve gümrüklenmiş değerlerinin 21.719,10 TL olduğunun tespit edilmesi üzerine şüphelilere 5607 sayılı kanunda düzenlenen etkin pişman hükümlerinden yararlanabilmeleri için süre verildiği ancak şüphelilerin etkin pişmanlıktan yararlanmadıkları, alınan ifadelerinde de telefonları daha önce farklı illerde sattıklarını Çivril ilçesine de telefonları satmak için geldiklerini ancak satamadıklarını, telefonların kaçak olduğunu bilmediklerini belirterek her ne kadar üzerlerine atılı suçu kabul etmemiş iseler de savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik inkar kapsamında kaldığı değerlendirildiğinden itibar edilmediği, şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işledikleri anlaşılmakla; iddia edilerek maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
SANIK .... İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
''Soruşturma aşamasında vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. Ben Uşak'da hırdavatçılık yaparım. Ayrıca işlerim bozulduğunda telefon alım satım işi yapmaktayım. Benim telefon alım satımı yaptığıma ilişkin herhangi bir kaydım yoktur. Ben telefonları sanık .... ile beraber İstanbul'dan alarak Uşak'da Çivril'de satışı yaparız. Bu telefonları bana ve sanık ....'a kargo ile göndedirler. Olay günü toplamda 95 adet telefon üzerimizde ve bir arkadaşıma ait bizim kullandığımız araçta bulundu. Bu telefonları satmak için Çivril'e getirdik. Ancak polisler bizi yakaladı. Ancak pişmanım. Bu işin suç olduğunu bilmiyordum. Pişmanım. Beraatimi istiyorum. Benim Kemt varakasında belirtilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme durumumuz yoktur. Duruşmalardan bağışık tutulmak istiyorum. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum yargılama sonunda hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ediyorum, hakkımda şikayetten vazgeçme olur ise kabul ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK ... İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
"Soruşturma aşamasında vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. Ben Uşak'da telefon alım satım işini yaparım. Ayrıca sanık ...'ın işleri bozulunca beraber telefon alım satım işi yaparız Ben bir telefoncunun yanında sigortalı olarak çalışmaktayım. Ben telefonları sanık .... ile beraber İstanbul'dan alarak Uşak'da Çivril'de satışı yaparız. Bu telefonları bana ve sanık ....'a kargo ile gönderdiler. Olay günü toplamda 95 adet telefon üzerimizde ve bir arkadaşıma ait bizim kullandığımız araçta bulundu. Bu telefonları satmak için Çivril'e getirdik. Ancak polisler bizi yakaladı. Ancak pişmanım. Bu işin suç olduğunu bilmiyordum. Benim kemt varakasında gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme durumun yoktur. Pişmanım. Beraatimi istiyorum. Duruşmalardan bağışık tutulmak istiyorum. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum yargılama sonunda hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ediyorum, hakkımda şikayetten vazgeçme olur ise kabul ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK .... DAİREMİZDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
"Soruşturma aşamasında vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. Ben Uşak'da hırdavatçılık yaparım. Ayrıca işlerim bozulduğunda telefon alım satım işi yapmaktayım. Benim telefon alım satımı yaptığıma ilişkin herhangi bir kaydım yoktur. Ben telefonları sanık ... ile beraber İstanbul'dan alarak Uşak'da Çivril'de satışı yaparız. Bu telefonları bana ve sanık ....'a kargo ile göndedirler. Olay günü toplamda 95 adet telefon üzerimizde ve bir arkadaşıma ait bizim kullandığımız araçta bulundu. Bu telefonları satmak için Çivril'e getirdik. Ancak polisler bizi yakaladı. Ancak pişmanım. Bu işin suç olduğunu bilmiyordum. Pişmanım. Beraatimi istiyorum. Benim Kemt varakasında belirtilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme durumumuz yoktur. Duruşmalardan bağışık tutulmak istiyorum. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK ... SORGU VE SAVUNMASINDA: ''Soruşturma aşamasında vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. Ben Uşak'da telefon alım satım işini yaparım. Ayrıca sanık Hasan'ın işleri bozulunca beraber telefon alım satım işi yaparız Ben bir telefoncunun yanında sigortalı olarak çalışmaktayım. Ben telefonları sanık Hasan ile beraber İstanbul'dan alarak Uşak'da Çivril'de satışı yaparız. Bu telefonları bana ve sanık Hasan'a kargo ile gönderdiler. Olay günü toplamda 95 adet telefon üzerimizde ve bir arkadaşıma ait bizim kullandığımız araçta bulundu. Bu telefonları satmak için Çivril'e getirdik. Ancak polisler bizi yakaladı. Ancak pişmanım. Bu işin suç olduğunu bilmiyordum. Benim kemt varakasında gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme durumun yoktur. Pişmanım. Beraatimi istiyorum. Duruşmalardan bağışık tutulmak istiyorum. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Çivril Asliye Ceza Mahkemesi'NİN KABULÜ:
Çivril Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 18/10/2018 tarih, 2018/678 (E) ve 2018/1033 ( K ) sayılı hüküm ile ;
Sanık ....'ın üzerine atılı 5607 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nun 37. maddesi delaletiyle 5607 Sayılı yasanın 3/5 maddesi 5237 sayılı TCK'nun 35. Maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK'nun 62/1 maddesi gereğincesi, TCK'nun 52/4 maddesi uyarınca sonuç olarak sanığın 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 1.500,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nun 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına, TCK'nun 51. maddesinin (1). fıkrası uyarınca ertelenmesine,5237 sayılı TCK'nun 51/3. maddesi gereği, 5237 sayılı TCK'nun 51/6., 51/7 maddeleri uygulanmıştır.
Sanık ....'ün üzerine atılı 5607 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nun 37. maddesi delaletiyle 5607 Sayılı yasanın 3/5 maddesi, 5237 sayılı TCK'nun 35. Maddesi, TCK'nun 52/2 , 52/4 maddesi uyarınca; sonuç olarak sanığın 1 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.800,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nun 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın Uşak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2015 tarih, 2014/498 esas ve 2015/1559 karar sayılı ilamı ile 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan 6 ay hapis ve 1.520 TL adli para cezasına hükümlü bulunduğu, kararın 10/03/2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın tekerrür süresi içinde davaya konu suçu işlediği ve bu nedenle mükerrir bulunduğu anlaşıldığından, TCK'nun 58/6-7 maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ:
1-C.Savcısı İstinaf isteminde özetle:
Sanıkların üzerlerine atılı suçun 5607 sayılı yasanın 3/5. Maddesinde tanımlanan ''Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır'' suçunu oluşturduğu, söz konusu suçun seçimlik hareketli suç olduğu, sanıkların suça konu eşyayı satışa arz etmeleri veya taşımalarının da suçun oluşması için yeterli olduğu, mahkeme tarafından sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması nedeniyle yetersiz gerekçe ile TCK'nun 35. Maddesinin uygulandığı, tamamlanmış suç nedeniyle teşebbüs uygulanması sonucu sanıklar hakkında eksik ceza tayin edildiği
Suça konu eşya hakkında müsadere kararı verilmediği,
Açıklanan nedenlerle ve resen gözetilecek sair sebeplerle Çivril Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/10/2018 gün ve 2018/678 Esas ve 2018/1033 Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı bulunduğundan kararın istinaf etmiştir.
2-Katılan Vekili İstinaf isteminde özetle:
Suç, olay, yakalama tutanağı, hazırlıkta toplanan tüm bilgi ve belgelere ile dosya kapsamından sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu
Mahkeme, failin tekrar suç işleyip işlemeyeceğini değerlendirirken, sanığın geçmişi, sabıkasız oluşu ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işlemekten çekineceği yönünü esas almıştır. Ancak, failin kişiliği, faili suç işlemeye iten nedenler, failin mahkumiyetten önceki yaşamı, fiilden sonra gösterdiği tutum ve davranışlar ile yaşam tarzı, içinde bulunduğu hayat şartları, cezanın ertelenmesinin fail üzerinde göstereceği etkiler gibi hususlar mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, Ayrıca sanıklar kurum zararını gidermemiş olmasına rağmen mahkemece sanıklar hakkında erteleme kararı verildiğini
Ayrıca sanıklara verilen cezada TCK 35. Maddesi uygulanmış cezalarında indirim yapılmıştır.. Oysa sanıkların eylemi teşebbüs aşamasında kalmamış tamamlandığını,
Açıklanan nedenlerle suç, olay, yakalama tutanağı, hazırlıkta toplanan tüm bilgi ve belgelere ile dosya kapsamından sanık hakkında verilen erteleme kararı ve verilen ceza kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu
Müsadere hakkında hiçbir hüküm kurulmadığını,
Gümrük kaçağı eşyanın 5607 sayılı yasanın 13/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 54/1 maddesi gereğince zor alımıyla, yine 5607 sayılı yasanın 16.maddesi gereğince suça konu eşyanın bozulma ihtimali nazara alındığında kararın kesinleşmesi beklenmeksizin anılan eşyanın tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini,
İstinaf isteminin kabulü ile, sanıklar hakkında verilen erteleme kararının kaldırılmasına, suç konusu eşyaların müsaderesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
3- Sanık .... İstinaf isteminde özetle: Kesin ispata dayanılarak hüküm kurulmadan karar verilmesi, hakkında Hagb veya Erteleme hükümlerinin uygulanmamış olması, kanun değişikliklerinin lehine uygulanmadığı, hatalı karar verildiğini, lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmadan karar verildiği, bu nedenle kararı istinaf ettiğini belirtmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Sanıklar .... ve .... hakkında telefon bayilerine toplam 85 adet kaçak cep telefonu satmak fiilinden dolayı 5607 sayılı yasanın 3/5, TCK 35, 52, 53 ve 54.maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verildiği, ancak, sanık .... hakkında talep olduğu halde CMK 231/11 maddesindeki yasal düzenlemenin tartışılmaması, koşulları oluşmayan TCK 35.madde ile cezadan indirim yapılmış olması usul ve yasaya aykırı ise de, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62.maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22 maddesinde eklenen eşya değerine ilişkin düzenlemenin sanık lehine olması, yine 7242 sayılı yasanın 63.maddesi ile 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinde lehe değişiklik yapılmış olması nedenleriyle, bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7.maddesi uyarınca dava konusu kaçak telefonların CİF değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan lehe hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması zorunluluğu bozmayı gerektirdiğinden CMK 289/1 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 280/1-d maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi talep ve mütaala olunur. demiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dairemizce yapılan duruşmalı istinaf incelemesi sonucunda;
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62. maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinin "7. fıkrası hariç, 3.maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı devlet hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde hakkında bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenerek etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği, ayrıca soruşturma aşamasında cumhuriyet savcılığı tarafından, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından sanıklara ihtarat yapılması hususunun düzenlendiği, bu düzenlemenin de sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63.maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesinin "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir." hükmü gereği lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesinin ilk derece mahkemesince yapılmak üzere kararın bozulacağının düzenlendiği,
Bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı kanun ile 5607 sayılı kanuna eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesi yapılması, değerlendirmeler yapılırken kaçak eşyanın değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve suç konusu eşyanın bağımsız bilirkişi marifeti ile belirlenecek CİF değeri üzerinden hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu karşısında; sanık ...., Katılan Ticaret Bakanlığı Vekili ve o yer C. Savcısının istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduklarından 5271 sayılı CMK'nun 289/1 maddesi yollamasıyla CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca hükümlerin bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanıkların tamamı yabancı menşeili toplam 85 adet cep telefonunu telefon bayilerine satışa arz ettikleri iddiasıyla 5607 sayılı Yasanın 3/5 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasında her iki sanığın da eylemleri nedeniyle 5607 sayılı Yasanın 3/5 TCK 35 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ilişkin hükümlere yönelik yapılan incelemede;
1-Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62. maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinin "7. fıkrası hariç, 3.maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı devlet hazinesine;
a )Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde hakkında bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b ) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenerek etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği, ayrıca soruşturma aşamasında cumhuriyet savcılığı tarafından, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından sanıklara ihtarat yapılması hususunun düzenlendiği, bu düzenlemenin de sanıklar lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63.maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesinin "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir." hükmü gereği lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesinin ilk derece mahkemesince yapılmak üzere kararın bozulacağının düzenlendiği,
Bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı kanun ile 5607 sayılı kanuna eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesi yapılması, değerlendirmeler yapılırken kaçak eşyanın değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve suç konusu eşyanın bağımsız bilirkişi marifeti ile belirlenecek CİF değeri üzerinden hesaplattıralacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
2-28/03/2013 tarih 6545 Sayılı Yasanın 54.maddesi ile değişik 5607 Sayılı yasanın 3/21 madde ve fıkrasında yer alan ''Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır.'' biçimindeki yasal düzenleme karşısında; 5607 sayılı Yasaya Aykırılık suçuna ilişkin eylemler teşebbüs aşamasında kalıp henüz tamamlanmamış olsa bile tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı gözetilmeden; 5237 sayılı TCK 35 maddesi uygulanarak sanıklara eksik ceza tayini,
3-Suç eşyalarının ek savunma hakkı verilmesinden sonra tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazineye irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 Sayılı yasanın 13/1 maddesi yollamasıyla TCK 54/1 maddesi uyarınca zoralımına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 10/02/2014 tarih 2013/3502 Esas 2014/2212 Karar sayılı ilamı ve aynı Dairenin süreklilik gösteren konuya ilişkin benzer nitelikteki ilamlarında açıklandığı üzere; kovuşturma evresinde bilirkişi tarafından belirlenen cif değeri esas alınarak gümrük idaresince hesaplanan gümrüklenmiş değerin esas alınması gerektiği gözetilmeden soruşturma evresinde gümrük idaresince doğrudan belirlenmiş gümrüklenmiş değerin esas alınarak sanıkların hukuksal durumlarının değerlendirilmesi
Yasaya aykırı olup; bu yasaya aykırılıklar nedeniyle sanık sanık ...., Katılan Ticaret Bakanlığı Vekili ve o yer C. Savcısının istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduklarından 5271 sayılı CMK'nun 289/1 maddesi yollamasıyla CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,
Dosyanın HÜKÜMLERİ kuran İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Sanıklar .... ve ....'ün yokluklarında katılan Ticaret Bakanlığı vekili Av ....'ın yüzüne karşı iddia makamının huzurunda verilen HÜKÜMLER, 5271 Sayılı CMK 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere C. Savcısının mütalaasına uygun olarak 18.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)