Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşma sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
KARAR: İDDİA:
Olay tarihinde ihbar eden kurum görevlilerince yapılan çalışmalarda Manavgat çevre yolu üzerinde şüpheli H. Y.'nın kullanmakta olduğu ……. plakalı, BMW marka yabancı aracın fark edilmesi üzerine aracın durdurulduğu, …………… şase numaralı, 2010 model olan suça konu araç ile ilgili el koyma işleminin yapıldığı, yapılan incelemede, şüphelinin kullanmakta olduğu aracın 27/04/2016 tarihinde ……. pasaport numaralı Gürcistan uyruklu Z. S. isimli şahsın idaresinde Sarp Sınır Kapısından Türkiye’ye giriş yaptığı, Z. S. isimli şahsın Türkiye’den çıkış yapmadığı, ........ plakalı aracın Türkiye’de şüpheli H.'ın kullanımında kaldığı,
Şüphelinin mahkemenizde yargılamasının yapılarak yukarıda belirtilen sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, el konulan aracın (…….. plakalı, ………… şase numaralı, 2010 model BMW marka araç) müsaderesine karar verilmesi amacıyla kamu davası açılmıştır.
SANIK İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
"Ben daha önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim, yanımızda turizm işiyle uğraşan ismini A. olarak bildiğimiz bir şahıstan aldık, böyle bir yanlış yapacağını bilmiyordum, bilseydim bu aracı kullanmazdım, mağduriyetimin giderilmesini isterim, bu olayda esas mağdur benim, ben araca 23,000 dolar ödemiştim, aracın değer aslında 30,000 dolardı, ben aracı araştırmadan aldım, neden değerinden daha uygun olduğunu sorgulamadım," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin KABULÜ:
Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 19/07/2018 tarih, 2017/34 (E) ve 2018/529 (K) sayılı hüküm ile sanığın üzerine atılı, Sanığın sabit görülen atılı suçtan eylemine uyan 5607 Sayılı Yasanın 3/6. Maddesi gereğince, TCK'nun 62. Maddesi gereğince, 52/2 maddesi gereğince 52/4 maddesi uyarınca 8 ay 10 gün hapis ve 3.230 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı
TCK'nun 51. Maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine,
TCK'nun 51/3 maddesi gereğince sanığın 1 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına,
TCK'nun 51/7 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına,
TCK'nun 51/8 maddesi gereğince denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarına,
Suça konu BMW marka aracın 5607 Sayılı Kanunun 13/1 ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ:
Sanık müdafii istinaf istemi özetle: Sanığın suç işleme kastının bulunmağı, İddianame, mütalaa ve sonuç cezanın uyumlu olmadığından sebeple sanığın beraatini talep etmiştir.
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin istinaf istemi özetle: Temel cezanın altı sınıra yakın bir süre üzerinden belirlenmesi ve az süreli hapis cezasına hükmolunmasının orantısız olduğunu belirterek kararın kaldırılması ya da bozulmasını talep etmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Sanık H. hakkında yapılan istinafların incelenmesinde,
1-Yakınan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin 5607 sayılı yasaya aykırılık suçlarından dolayı davaya katılma hakkı bulunmadığından CMK 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun usulden reddine,
2- Sanık ve katılan Gümrük vekili istinaflarının incelenmesinde, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62.maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22 maddesinde eklenen eşya değerine ilişkin düzenlemenin sanık lehine olması, yine 7242 sayılı yasanın 63.maddesi ile 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinde lehe değişiklik yapılmış olması nedenleriyle, bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7.maddesi uyarınca dava konusu kaçak araç CİF değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan lehe hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması zorunluluğu bozmayı gerektirdiğinden CMK 289/1 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 280/1-d maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi talep ve mütaala olunur. dedi.
DAİREMİZİN KABULÜ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dairemizce duruşmalı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
A-Yakınan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde;
Suç eşyasının niteliği ve suç tarihine göre atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma ile hükme yönelik kanun yolu başvuru hakkı bulunmayan yakınan Tarım ve Orman Bakanlığının CMK 279/1-b maddesi uyarınca hükme yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
B-Sanık ve Katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurularının yapılan incelemesinde ise;
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62. maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinin "7. fıkrası hariç, 3.maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı devlet hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde hakkında bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenerek etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği, ayrıca soruşturma aşamasında cumhuriyet savcılığı tarafından, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından sanığa ihtarat yapılması hususunun düzenlendiği, bu düzenlemenin de sanık lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63.maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesinin "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir." hükmü gereği lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesinin ilk derece mahkemesince yapılmak üzere kararın bozulacağının düzenlendiği,
Bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı kanun ile 5607 sayılı kanuna eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesi yapılması, değerlendirmeler yapılırken kaçak eşyanın değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve suç konusu eşyanın bağımsız bilirkişi marifeti ile belirlenecek CİF değeri üzerinden hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu karşısında; sanık H. Y. ve katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5271 sayılı CMK'nun 289/1 maddesi yollamasıyla CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
A-Yakınan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde;
Suç eşyasının niteliği ve suç tarihine göre atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma ile hükme yönelik kanun yolu başvuru hakkı bulunmayan yakınan Tarım ve Orman Bakanlığının CMK 279/1-b maddesi uyarınca hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN USULDEN REDDİNE;
B-Sanık ve Katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurularının yapılan incelemesinde ise;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre Sanık H. Y.'nın Gürcistan Ülkesine ait yabancı plakalı otomobili ülkeye girişini sağlama ve ülkede kullanma hakkı bulunmadığı halde hileli işlemlerle turistik kolaylıktan yararlanarak ve gümrük vergisi ödenmeksizin ülkeye girişi sağlanıp kullandığı iddiasıyla sanığın 5607 Sayılı Yasanın 3/6 maddesi uyarınca cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik istinaf başvurularının yapılan incelemesinde;
1-Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 62. maddesi ile 5607 sayılı kanunun 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı kanunun 5/2 maddesinin "7. fıkrası hariç, 3.maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı devlet hazinesine;
a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde hakkında bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenerek etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği, ayrıca soruşturma aşamasında cumhuriyet savcılığı tarafından, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından sanığa ihtarat yapılması hususunun düzenlendiği, bu düzenlemenin de sanık lehine hükümler içerdiği,
7242 sayılı kanunun 63.maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesinin "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir." hükmü gereği lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesinin ilk derece mahkemesince yapılmak üzere kararın bozulacağının düzenlendiği,
Bu yasal değişiklikler kapsamında 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı kanun ile 5607 sayılı kanuna eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe yasa değerlendirilmesi yapılması, değerlendirmeler yapılırken kaçak eşyanın değerinin bağımsız bilirkişi tarafından belirlenmesi ve suç konusu eşyanın bağımsız bilirkişi marifeti ile belirlenecek CİF değeri üzerinden hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden değerlendirme yapılarak anılan hükümlerin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu,
2-Kabule göre de;
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde toplanan kanıt durumuna göre Manavgat Çevre yolu üzerinde sanığın kullanmakta olduğu Gürcistan ülkesine ait ……. plakalı araç ile seyir halindeyken durdurulduğu, yapılan incelemede anılan aracın 27/04/2016 tarihinde Gürcistan vatandaşı Z. S. tarafından Sarp Sınır kapısından Türkiye ye girişinin yapıldığı, anılan aracın aracı ülkede kullanma hakkı bulunmayan sanık tarafından kullanılmış olduğu anlaşılmakla araca ait yapılan incelemede ve sanığın temin edilen savunmasıyla dava konusu aracın sanık tarafından Gürcistan ülkesinde satın alındığı aracın geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıktan yararlanılarak gümrük vergisinden tamamen veya kısmen muaf tutularak ülkeye girişinin sağlanması olanağı bulunmadığından araç sahibi şahıs tarafından anılan ithalat rejimi kapsamında ve turistik kolaylıktan yararlanılarak gümrük vergisi ödenmeksizin ülkeye girişinin sağlandığı ve araç sahibi sanığın kullanımına bırakılmış olduğu ve aracın ülkeye giriş yaptığı tarihten itibaren aracı kullanma hakkı bulunmayan sanık tarafından kullanıldığı anlaşılması karşısında sanığın üzerine atılı suça ilişkin eylemin 5607 Sayılı Yasanın 3/2 madde ve fıkrasında tanımlanıp yer alan "eşyayı sahte belge kullanmak suretiyle gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ithal etme " suçunu oluşturma olasılığının bulunması karşısında; istinaf başvurularının duruşmalı incelemeyle yapılması ve yapılacak yargılamada sanığa 5607 Sayılı Yasanın 3/2 ve 3/22 maddelerinin uygulanma olasılığı tartışılmaksızın eksik ve yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup; bu yasaya aykırılıklar nedeniyle sanık H. Y. ve katılan Ticaret Bakanlığı vekilinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5271 sayılı CMK'nun 289/1 maddesi yollamasıyla CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın HÜKMÜ kuran İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Sanık H. Y. ve müdafiisinin yokluklarında katılan Ticaret Bakanlığı vekili Av. T. G.'in yüzüne karşı iddia makamının huzurunda verilen HÜKÜM, 5271 Sayılı CMK 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere C. Savcısının mütalaasına uygun olarak 02.07.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)