Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A-''2015 vergi takvim yılında sahte belge düzenleme'' suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen 213 Sayılı VUK Aykırılık suçuna ilişkin eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla ileri sürülen iddia ve savunmanın istinaf başvurusu denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere ve bulgulara dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Cezanın kanuni bağlamda doğru olarak uygulandığı saptanılmıştır.
Ancak,
213 Sayılı VUK'nun 359/b maddesinde düzenlenen sahte belge düzenleme suçunda; suç tarihi belgenin düzenlendiği tarih olduğu, somut olayda olduğu biçimde birden fazla belge düzenlenmişse suç tarihi son belgenin düzenleme tarihi olduğu, ancak sahte belgelerin ele geçirilmemiş olması halinde ise Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13/02/2012 tarih, 2011/12325 esas, 2012/1385 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; suç tarihi ait olduğu vergi takvim yılının son günü olduğunun kabulü gerekmesine karşın; sahte belge düzenleyen şirketin vergi dairesince 31/01/2015 tarihinde resen terkin edilmiş olması ve bu tarihten sonra anılan şirketin sahte belge düzenlediğine ilişkin bilgi ve belge bulunmaması karşısında suç tarihinin sahte belge düzenleyen şirketin vergi dairesince resen terkin tarihi olarak kabulü gerekmekle; 2015 vergi takvim yılına ilişkin sahte belge düzenleme suçuna ilişkin suç tarihinin ''31/01/2015'' olduğu anlaşılması karşısında; gerekçeli karar başlığındaki ''2015'' ibaresinin ÇIKARILARAK, yerine ''31/01/2015'' ibaresi EKLENEREK HÜKMÜN DÜZELTİLMESİNE; diğer yönleri ile usul ve yasaya uygun olan HÜKME yönelik sanık müdafiisinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE
B-''2013 vergi takvim yılında Sahte Belge Düzenleme ve Sahte Belge Kullanma'' suçları ile ''2014 vergi takvim yılında Sahte Belge Düzenleme ve Sahte Belge Kullanma'' suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde ise ;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen 213 Sayılı VUK Aykırılık suçlarına ilişkin eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla ileri sürülen iddia ve savunmanın istinaf başvurusu denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere ve bulgulara dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Aşağıda açıklanan yasaya aykırılık dışında cezaların kanuni bağlamda doğru olarak uygulandıkları saptanılmıştır.
Ancak
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/03/2002 gün ve 28/179 sayılı ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 09/09/2013 tarih, 2012/4822 Esas, 2013/12500 karar sayılı ilamları ve emsal nitelikteki bir çok Yargıtay kararları ile oluşan uygulamaya göre; aynı vergi takvim yılında farklı vergilendirme dönemlerinde birden çok sahte fatura düzenlenmesi veya kullanılması durumunda faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler gibi TCK 61.maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesindeki yasal ölçütler ile TCK'nın 3/1 maddesi uyarınca cezada orantılılık ilkesi uyarınca temel cezaların belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi;
2-213 Sayılı VUK'nun 359/b maddesinde düzenlenen sahte belge düzenleme suçunda; suç tarihi belgenin düzenlendiği tarih olduğu, somut olayda olduğu biçimde birden fazla belge düzenlenmişse suç tarihi son belgenin düzenleme tarihi olduğu, ancak sahte belgelerin ele geçirilmemiş olması halinde ise Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13/02/2012 tarih, 2011/12325 esas, 2012/1385 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; suç tarihi ait olduğu vergi takvim yılındaki en son beyanname veriliş tarihi olduğu gözetilmeden; 2013 ve 2014 vergi takvim yıllarına ilişkin suç tarihlerinin yukarıda belirtilen hangi ölçüte göre belirlendiği açıklanmadan ve gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin gün, ay ve yıl biçiminde gösterilmeyerek 5271 Sayılı CMK 232/2-c maddesinde yer alan buyurucu usul hükmüne aykırı davranılması,
3-04/07/2007 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5615 Sayılı Yasanın 10.maddesi ile değişik 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 41.maddesindeki "Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar Katma Değer Vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takibeden ayın 24.günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdürler" biçimindeki yasal düzenleme gözetildiğinde; 04/04/2007 tarihinden itibaren yani 2007 ve sonrası vergi takvim yılları için Katma Değer Vergisi ziyanına sebep olacak biçimde "Sahte Fatura kullanmak" suçunda suç tarihi Katma Değer Vergisi Beyannamesinin verilerek sahte faturaların kullanıldığı en son ayı takip eden 25. Günü olduğunun kabulü gözetildiğinde; 2013 ve 2014 vergi takvim yıllarına ilişkin birden çok sayıda sahte belge kullanma eyleminde suç tarihinin yukarıda belirtilen hangi ölçüte göre belirlendiği açıklanmadan ve ilgili yasal düzenlemede açıklandığı üzere gün, ay ve yıl biçiminde de gösterilmeyerek gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2013 ve 2014 biçiminde gösterilerek 5271 Sayılı CMK 232/2-c maddesinde yer alan buyurucu usul hükmüne aykırı davranılması,
Yasaya aykırı olup; bu yasaya aykırılıkların 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a maddesindeki yasal düzenlemenin verdiği yetkiye dayanılarak Dairemizce düzeltilmesi mümkün olmakla;
(1) numaralı yasaya aykırılığın incelenmesinde;
Temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi yönündeki maddi ceza hukukuna ilişkin yasaya aykırılık sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 283/1 maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil etmekle; hukuki eleştirisi yapılmakla birlikte hükmün bozulması veya kaldırılması nedeni yapılmamıştır.
(2) numaralı yasaya aykırılığın incelenmesinde;
213 Sayılı VUK'nun 359/b maddesinde düzenlenen sahte belge düzenleme suçunda; suç tarihi belgenin düzenlendiği tarih olduğu, somut olayda olduğu biçimde birden fazla belge düzenlenmişse suç tarihi son belgenin düzenleme tarihi olduğu, ancak sahte belgelerin ele geçirilmemiş olması halinde ise Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13/02/2012 tarih, 2011/12325 esas, 2012/1385 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; suç tarihi ait olduğu vergi takvim yılının son günü olduğunun kabulü karşısında; 2013 vergi takvim yılına ilişkin sahte belge düzenleme suçuna ilişkin suç tarihinin ''31/12/2013'' olduğu ve 2014 vergi takvim yılına ilişkin sahte belge düzenleme suçuna ilişkin suç tarihinin ise ''31/12/2014'' olduğu anlaşılması karşısında; gerekçeli karar başlığındaki ''2013-2014'' ibareleri ÇIKARILARAK, yerine ''31/12/2013-31/12/2014'' ibareleri EKLENEREK HÜKÜMLERİN DÜZELTİLMESİNE; diğer yönleri ile usul ve yasaya uygun olan HÜKÜMLERE yönelik sanık müdafiisinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE
(3) numaralı yasaya aykırılığın incelenmesinde;
Sahte faturaların Katma Değer Vergisi beyannamelerinde kullanılıp vergi ziyaının oluştuğu somut olayda 2013 vergi takvim yılına ilişkin en son Katma Değer Vergisi beyannamesinin Aralık 2013 vergi beyan döneminde kullanılmış olması ve 2014 vergi takvim yılına ilişkin en son katma değer vergisi beyannamesinin Aralık 2014 Vergi beyan döneminde kullanılmış olmaları karşısında;
2013 vergi takvim yılına ilişkin sahte fatura kullanma suçuna ilişkin kamu davasında; suç tarihinin ''25/01/2014'' olduğu ve 2014 vergi takvim yılına ilişkin sahte fatura kullanma suçuna ilişkin kamu davasında; suç tarihinin ''25/01/2015'' olduğu anlaşılmakla;
Gerekçeli karar başlığında yer alan ''2013-2014'' biçimindeki suç tarihine ilişkin ibarelerin ÇIKARILARAK, yerine ''25/01/2014-25/01/2015" ibareleri EKLENEREK HÜKÜMLERİN DÜZELTİLMESİNE, diğer yönleri ile usul ve yasaya uygun olan HÜKÜMLERE yönelik sanık müdafiisinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE
Dosyanın HÜKÜMLERİ veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine,
CMK 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)