Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizce yapılan duruşma sonunda;
Gereği düşünüldü:
İDDİA:
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2016 tarih ve 2016/20358 soruşturma, 2016/7349 esas, 2016/6422 Sayılı iddianamesi ile, sanık R. D. hakkında yapacak nitelikte emval veren ağaç kesme suçunu işlediği iddiasıyla 6831 Sayılı yasanın 91/1-1, TCK 53, 54 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu dava açılmıştır.
ANTALYA 19. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN KABULÜ:
Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 24/04/2019 tarih, 2018/972 (E) ve 2019/535 (K) sayılı hüküm ile sanığın üzerine atılı 6831 Sayılı yasaya muhalefet suçundan aynı sayılı yasanın 91/1 maddesi uyarınca neticeten hapisten adli para cezasına çevrilme 3.000 TL.ve doğrudan verilen 820 TL adli para cezası verildiği anlaşılmıştır.
SANIK İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA: "Üzerime atılan suçlamayı kısmen kabul ediyorum, ben zaruri ihtiyacım için iki tane çam torusunu kesmek istedim. Bu sırada Orman Muhafaza memurları geldi. Bana niye kestiğimi sordular. Ben de ihtiyacım olduğu için kestiğimi söyledim. Bu sırada korktuğum için 5 tane kestiğimi söyledim. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Şayet mahkemece hakkımda cezaya hükmedilecekse CMK 231 maddesinin uygulanmasını istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben 50 keçi güdüyorum. 50 yaşındayım, çobanım, kışın yağmurda, yazın sıcak gölgede keçilerimi korumak için mertek ihtiyacım oldu. Bir tane çam ağacı kestim, diğerini yaralarken orman muhafaza memurları beni yakaladılar, fakat tutanağa 5 tane yaralamışım gibi yazdılar. Ben korkmuştum, böyle bir şey görmemiştim. Ormandan köylüler bu şekilde ağaçları ihtiyacı olduğu için yaralıyorlar. Hepsini ben yaralamadım, ben sadece bir tane kestim, bir tane de yaraladım. Şimdiki beyanlarım doğrudur. İhtiyacım vardı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK H.. K.. İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA: ''13/09/2016 tutanak benim tarafımdan düzenlenmiştir altındaki imza bana aittir olay günü şu anda bulunduğumuz sanığın çam ağacını boğarken yakaladık, sorduğumuzda bu ağaç ile 5 ağacı tahra ile boğduğunu itiraf etti, daha sonra çevrede boğulan ağaçları tespit ettik, sanığın bunları boğduğu düşüncesiyle tutanak düzenledik sanık 5 tanesini boğduğunu kabul etti diğerlerini kabul etmedi, sorduğumuzda sanık hayvanlar için otlak alanı sağlamaya çalıştığını söyledi. Olay tarihinde tutanak düzenlemiş olduğumuz yer şu göstermiş olduğum yerdir '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İSTİNAF İSTEMİ:
Katılan orman idaresi vekili istinaf talebinde özetle: ilk derece mahkemesince sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesine rağmen suça konu emvaller ve tahra hakkında müsadere kararı verilmemesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi hükmünün bozularak, müsadere ve vekalet ücretine hükmedilmesi istemiyle istinaf talebinde bulunmuştur.
Sanık müdafii istinaf talebinde özetle; zararın giderildiğini, HAGB kararı verilmesi gerektiğini belirtir şekilde istinaf talebinde bulunduğu görülmüştür.
DELİLLER: İddia, sanık savunması, bilirkişi raporu, keşif tutanağı, teknik bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"İstinaf incelemesine konu dosyada suç tarihinde muhafaza memurlarınca yapılan kontrol sırasında sanığın devlet ormanı niteliğindeki yerde tahra ile çam ağaçlarını boğma yaparken suç üstü yakalandığı, çevrede yapılan kontrolde aynı şekilde boğulmuş 1042 adet ağacın tespit edildiği, tutanakta sanığın 5 adedini kendisinin boğduğunu beyan ettiği, aynı beyanında bu işlemi tarla açmak amacıyla yaptığını da açıkladığı tespit edilmiştir. Dosyada bulunan keşif ve fotoğraflar incelendiğinde, sanığın kendi beyanı ile tarla açmak amacıyla söz konusu boğma işlemlerini yerine getirdiği düşünüldüğünde diğer ağaçların tarla olabilecek bir alan yaratmak amacıyla boğulduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, müsadere hususunda da bir karar verilmediği, kararın çelişkiler içerdiği tespit edilmiştir.
Yukarıda özetlenen yargılama konusu olayda, sanığın suçüstü elinde bulunan tahra ile devlet ormanı niteliğindeki yerde boğma işlemi yaparak ağaçların hayatiyetini kaybetmesine sebebiyet verdiği anlaşıldığından, 5271 Sayılı CMK 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın eylemine uyan 6831 Sayılı Kanun'un 91/1, TCK 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, suça konu tahra ve emvallerin TCK 54 maddesi gereğince zoralımına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaa vermiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Orman muhafaza memurlarının ormanları kontrolleri esnasında sanığın orman ağaçlarını tahra ile boğduğunun görülmesi üzerine sanıktan sorulduğunda, beş tanesini boğdum, tarla yapacaktım dediği, elindeki tahraya el konulduğu, etrafta yapılan incelemede 8-18 kuturundaki 1042 adede denk 70,061 metreküp ağacın hayatiyetini kaybedecek şekilde boğulduğunun görüldüğü, bir kısmının da gövde kısmından tepe kısmına kadar budanarak ve tepe sürgünlerinin tahra ile kesilerek hayatını kaybedecek hale getirildiği, boğma yapılan ağaçların bir kısmının tamamen kuruduğu ve yeni boğulan ağaçların da kurumaya yüz tuttuğu, yine bu alanda sanığa ait 82 adet kıl keçisinin otladığı, sanığın böylece ormanlık alanda alt tabakadan çalı ve ot çıkmadığı için ağaçları kurutup hayvanlarına otlak alanı sağladığı şeklinde suç tutanağı tutulduğu,
Sanığın savcılık beyanına bakıldığında "beş adet orman ağacını ben boğdum, diğerlerini ben boğmadım" dediği, mahkemede ise "iki tane çam torusunu kestim, ormancılardan korktuğum için beş ağacı boğdum diye söyledim, şimdiki beyanım doğrudur," dediği, sanığın beş adet ağaç dolayısıyla uğranılan zararı giderdiği, bu nedenle beş adet ağacı kesme suçundan hapis cezası verilip HAGB kararı verildiği, itiraz üzerine ağır ceza mahkemesi tarafından zararın daha fazla olduğu belirtilerek kararın kaldırıldığı, yeniden yapılan duruşma sonucunda beş adet ağacı kesme suçundan mahkumiyet kararı verildiği,
Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından sanığa beş adet ağacı kestiği nedenle mahkumiyet kararı verilmiş ise de,
Gerek suç tutanağı, gerekse fotoğraflara bakıldığında aynı mevkide, aynı şekilde tahra ile ağaçların budandığının, boğulduğunun tespit edildiği, sanığın suçüstü yakalandığı dikkate alındığında, açıklanan mevcut delil durumuna ve sanığın suç tutanağına yansıyan "tarla açacaktım" şeklindeki beyanına göre, Dairemizce aynı mevkide aynı şekilde boğulan ağaçların tümünü sanığın boğduğu vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Sanığın ağaçların tepe kısmından budayarak kurutup hayatiyetlerini kaybettirerek boğduğu, ağaçların tabiri caizse bu şekilde ölümüne sebep olduğu, suç tutanağında sanığın kendi beyanına göre, tarla açmak amacıyla söz konusu boğma fiilini işlediğini açıkça ikrar ettiği böylece tutanak ile de sabit olduğu üzere sanığın suça konu 1042 adet ağacın tamamını boğarak ya da tepe kısmından budayarak hayatiyetlerini kaybetmelerine sebep olduğu ve kuruttuğu sabit olup, atılı suçtan mahkumiyeti yoluna gidilmiş, yine kesilen ağaç sayısının fazlalığı karşısında ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılmış, keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre toplam zararın 47.874,67 TL olması karşısında zararın tamamı giderilmediğinden ve Dairemizce verilen sonuç ceza dikkate alınarak sanık hakkında CMK'nın 231.maddesi uygulanmamış, bu nedenle sanık müdafiinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilerek ve önceki hüküm ortadan kaldırılarak sonuçta Dairemiz tarafından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-) Sanık müdafiinin istinaf talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen istinaf başvuru talebinin zararın tamamının giderilmemiş olması nedeniyle REDDİNE,
B-) Katılan vekilinin istinaf başvuru isteminin KABULÜ ile; Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/04/2019 tarih ve 2018/972 (E), 2019/535 (K) sayılı ilamın 5271 Sayılı CMK'nun 280/2. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
1-) Sanığın üzerine atılı dikiliden 1042 adet ağacı kesme suçunu işlediği sabit olup (sanık 5 adet ağacı boğdum dese de aynı şekilde aynı mevkiide ağaçların 1042 adedinin boğulduğu anlaşılmakla bu ağaçların tamamını boğarak ve bir kısım kızılçam ağaçlarının ise dallarının 3/4'ünden fazlasını budayarak tamamıyle hayatiyetlerini kaybedecek şekilde dikiliden öldürdüğü anlaşılmakla) eylemine uyan 6831 Sayılı Kanun'un 91/1 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli ve özelliği, suç kastının yoğunluğu, kestiği ağaç sayısının fazlalığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden 2 YIL 6 AY HAPİS VE 300 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-) Sanığın yargılama sürecindeki davranışları olumlu olduğundan ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi de dikkate alınarak, 5237 Sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 1 AY HAPİS VE 250 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-) Sanığa verilen 250 gün adli para cezasının TCK 52/2 maddesi uyarınca ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak beher günü takdiren 20,00 TL olmak üzere sanığın 5.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve şahsi durumu göz önüne alınarak adli para cezasının aylık taksitler halinde ve her ay eşit miktarlarda tahsil edilmesi şartıyla 5237 Sayılı TCK'nun 52/4 maddesi gereğince 24 eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının bir seferde tahsil edileceğinin sanığa ihtarına,
Sanığın cezasında kanuni veya takdiri başkaca arttırım ve indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
4-) Sonuç olarak sanığın 2 YIL 1 AY HAPİS VE 5.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-) Suça konu emvallerin ve tahranın 5237 Sayılı TCK'nın 54/1-4- maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,
6-) Katılan kurum İlk Derece Mahkemesinde vekille temsil olunduğundan, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen maktu 2.725,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
7-) Katılan kurum duruşmalı yapılan istinaf başvuru incelemesinde vekille temsil olunduğundan ve Dairemizce tek duruşma yapıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen maktu 1.700,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
8-) İlk Derece Mahkemesince dosya üzerinde yapılan 1.180,04 TL yargılama giderinin CMK'nun 325/1 maddesi gereğince sanıktan alınarak hazineye irat kaydına,
9-) Dairemizde yapılmış olan 81,6 TL yargılama giderinin CMK'nun 325/1 maddesi gereğince sanıktan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, sanığın, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yüzlerine karşı, C. Savcısı E. B.'ın huzuru ile tefhim tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize sunulacak dilekçe ya da Dairemize gönderilmek üzere bir ceza mahkemesine, hakime onaylatılarak verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ve hakime onaylatılmak suretiyle verilecek bir dilekçe veya bir tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay'a TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, Cumhuriyet Savcısının mütalaasına uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2020 (¤¤)