(5237 S. K. m. 58, 75) (6136 S. K. m. 13) (5271 S. K. m. 231, 280, 286, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihlerine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden önce 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanunun 12. maddesiyle değişik 5237 Sayılı TCK 75. maddesi uyarınca önödeme uygulanan suçlar yönünden kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı 6 ay olarak değiştirilmiş olduğu gözetildiğinde; sanığın üzerine atılı 6136 sayılı yasanın 13/4 madde ve fıkrasında tanımlanıp düzenlenen suçun önödeme kapsamında suça dönüşmüş olması karşısında; kanun yolu incelemesine konu olan hükme ilişkin atılı suçla ilgili TCK 75. maddesi uyarınca önödemeyle ilgili yasal düzenlemenin uygulanma zorunluluğunun ortaya çıkması, 5271 Sayılı CMK 289/1-h maddesi kapsamında savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu;
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın adli sicil kaydının içeriği itibariyle, tekerrüre esas olabilecek bir çok ilamları olduğu görülmekle, tüm ilamların kesinleşme ve infaz tarihli çıkartılıp denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması ve bu ilamlardan en ağırı hakkında TCK 58/6 maddesinin uygulanması, ayrıca sanığın CMK 231 maddesi uyarınca ertelenmiş ilamı olduğu anlaşılmakla, süresi geçmemiş ilam ya da ilamlar hakkında ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup; sanığın istinaf başvurusu yerinde görülmüş olduğundan, 5271 sayılı CMK'nun 289/1-h maddesi yollamasıyla aynı sayılı CMK'nun 280/1-d maddesi uyarınca Sanık hakkında kurulan HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olarak 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)