(5237 S. K. m. 75) (1163 S. K. Ek m. 2) (5271 S. K. m. 280, 286, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihlerine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden önce 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanunun 12. maddesiyle değişik 5237 Sayılı TCK 75. maddesi uyarınca önödeme uygulanan suçlar yönünden kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı 6 ay olarak değiştirilmiş olduğu gözetildiğinde; sanığın üzerine atılı 1163 Sayılı Yasanın ek 2/2 maddesinde tanımlanıp düzenlenen suçun önödeme kapsamında suça dönüşmüş olması karşısında; kanun yolu incelemesine konu olan hükme ilişkin atılı suçla ilgili TCK 75. maddesi uyarınca önödemeyle ilgili yasal düzenlemenin uygulanma zorunluluğunun ortaya çıkması, 5271 Sayılı CMK 289/1-h maddesi kapsamında savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı olup; sanık müdafisinin istinaf başvurusu bu yönü itibariyle yerinde görülmüş olduğundan, 5271 sayılı CMK'nun 289/1-h maddesi yollamasıyla aynı sayılı CMK'nun 280/1-b maddesi uyarınca sanık A. Y. hakkında kurulan HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine,
5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)