(5271 S. K. m. 231, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen 6831 Sayılı Yasaya Aykırılık suçuna ilişkin eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla ileri sürülen iddia ve savunmanın istinaf başvurusu denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere ve bulgulara dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Cezanın kanuni bağlamda doğru olarak uygulandığı saptanılmıştır.
Ancak,
Dairemizce de benimsenip Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 14/04/2011 tarih 2009/25394 Esas 2011/5193 Karar sayılı ilamı ile konuya ilişkin istikrar kazanmış benzer nitelikteki kararlarında açıklandığı üzere; bünyesinde dikiliden ağaç kesme ve açma unsuru taşımayan salt işgal ve faydalanma eyleminin katılan orman idaresinin maddi zararına yol açmadığı kabulü karşısında; somut olay irdelendiğinde sanığın dikiliden ağaç kesip açma eylemini gerçekleştirmeden devlet ormanı üzerinde telle çevirerek içerisine zeytin ağacı dikme biçiminde gerçekleşen eylemi işgal ve faydalanma niteliğinde olduğundan sanığın açıklanan eylemi nedeniyle katılan orman idaresinin doğrudan maddi bir zararının oluşmaması karşısında; sanığın kayden sabıkasız oluşu dosya kapsamından saptanan kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği yönünde bir kanaatte oluşması ve sanığın bu yasal düzenlemenin lehine uygulanma isteminde bulunması karşısında; 5271 Sayılı CMK 231/6-a-b-c maddeleri uyarınca lehe uygulanma koşulları oluştuğundan sanık hakkında anılan yasal düzenlemenin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup; bu yasaya aykırılık 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinde yer alan yasal düzenlemenin verdiği yetkiye dayanılarak Dairemizce düzeltilerek giderilmesi mümkün olmakla;
Hüküm fıkrasının (7). Karar paragrafında yer alan "Suçun işlenmesi sonucunda meydana gelen zararın tazmin edilmemesi nedeniyle CMK 231'in'' ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerine "Sanığın kasten işlenebilir bir suçtan dolayı sabıkasının bulunmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılması ve olay nedeniyle tazmini gereken somut bir maddi zararın oluşmaması karşısında; sanığın 6008 Sayılı Yasanın 7. Maddesi ile değişik CMK 231/6 madde ve fıkrası uyarınca anılan yasal düzenlemenin lehine uygulanma istemi de dikkate alınarak uygulanma koşulları oluşmakla 5271 Sayılı CMK'nin 231/5 madde ve fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
5728 sayılı yasa ile değişik CMK'nin 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıl süre ile denetimli serbestlik altında bulundurulmasına, bu süre içerisinde sanığın takdiren herhangi bir yükümlük altına sokulmasına yer olmadığına,
Denetimli serbestlik süresi içerisinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde, hakkında verilen bu hükmün CMK 231/11 maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/02/2016 tarih 2014/8-71 Esas 2016/42 Karar sayılı cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilerek infazın hükümdeki adli para cezası üzerinden yapılarak açıklanmasına, aksi halde açıklanmasını geri bırakılan bu hükmün ortadan kaldırılmasına, davanın düşürülmesine karar verileceğinin sanığa ihtar yapılmasına, (ihtar yapılamadı)
Bu hükmün, C.Savcılığınca düzenlenecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönündeki kararlara ilişkin tutulan bir sisteme kaydedilmek üzere ve ayrıca ilgili birimlere gönderilmek üzere yeteri kadar örneğinin C.Savcılığına karar kesinleştiğinde CMK 231/13 maddesi gereğince gönderilmesine,'' ibaresi eklenerek hükmün düzeltilmesine; diğer yönleriyle usul ve yasaya uygun olan hükme yönelik sanık N. Ş.'in istinaf başvurusunun esastan reddine
Dosyanın hükmü veren İlk Dereceli Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı tebliğinden itibaren sanık ve Katılan Orman İdaresi vekili tarafından 7 günlük süre içerisinde, CMK 231/12 maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine itiraz yolu açık olmak üzere, Dairemiz kalemine doğrudan başvurup beyanın tutanağa geçirilmesi ya da yazılı dilekçeyle yapılabilecek itiraz kanun yolu açık olmak üzere, itiraz edilmediğinde kararın kesinleşeceği hususu bildirilmek üzere 20.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)