(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 52) (5941 S. K. m. 5)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihlerine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçuna ilişkin eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla ileri sürülen iddia ve savunmanın istinaf başvurusu denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere ve bulgulara dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Cezanın kanuni bağlamda doğru olarak uygulandığı saptanılmıştır.
Ancak,
Sanık hakkında 10.000,00 TL meblağlı iki ayrı çek dolayısıyla iki kez mahkumiyet kararı verildiği, sanık müdafii tarafından süresinde istinaf edildiği, mahkumiyet kararı yerinde ise de, her bir mahkumiyet kararı dolayısıyla ayrı ayrı güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekirken ortak olarak tek güvenlik tedbirine hükmedilmesi,
Usul ve esasa aykırı olup, bu aykırılığın Dairemizce duruşma yapılmaksızın 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan,
Hükmün 3, 4, 5 ve 6. maddelerinin ÇIKARTILMASINA,
Hükmün 1. ve 2. maddelerin (D) fıkralarından sonra gelmek üzere,
"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve diğer şahsi özellikleri nazara alınarak 5237 Sayılı TCK'nun 52/4 maddesi hükmü uyarınca takdiren her ay ödenmek koşuluyla 24 eşit taksit halinde ödemesine,
Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının 5941 Sayılı Yasanın 5/11. maddesi uyarınca, 13/12/2004 tarih ve 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına (İhtarat yapılamadı.),
Keşide ettiği çekin karşılığını bulundurmayan sanığın 5941 Sayılı Çek Kanunun 6273 Sayılı Kanun ile değişik 5/1 maddesi uyarınca, ÇEK DÜZENLEME VE ÇEK HESABI AÇMAKTAN YASAKLANMASINA,
Çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına, hüküm fıkrası gereğince verilen yasaklama kararının 5941 Sayılı Yasanın 5/8. maddesi gereğince güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezi'ne elektronik ortamda bildirilmesine,
5941 Sayılı Çek Kanununun 5/10 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın, hakkında verilen hükmün kesinleşmesinden önce, karşılıksız kalan çek bedelini, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödemesi halinde veya müştekinin şikayetten vazgeçmesi durumunda davanın düşürülmesine, ödemenin veya vazgeçmenin hükmün kesinleşmesinden sonra gerçekleşmesi halinde hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verileceğinin ihtarına (İhtarat yapılamadı.),"ibaresi EKLENEREKDÜZELTİLMESİNE; diğer yönleri ile usul ve yasaya uygun olan hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine,
CMK 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)