(5271 S. K. m. 264) (5237 S. K. m. 7)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mahkemenin 26/04/2017 tarih 2016/840 Esas 2017/285 Karar sayılı istinaf kanun yoluna tabii hükümlülük kararı sanık ....... tarafından kanun yoluna başvurulduğunda; henüz istinaf kanun yolu incelemesi tamamlanmadığı anlaşılmakla; usul ve yasaya aykırı işlem ile kesinleştirilmesinden sonra yapılıp Uyarlama Yargılamasıyla kurulan 28/03/2018 tarih 2018/112 Esas 2018/212 Karar sayılı hükümlülük kararlarının HUKUKEN YOK HÜKMÜNDE OLDUĞU KABULÜYLE;
Mersin 2. İcra Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarih 2016/840 Esas 2017/285 Karar sayılı hükümlülük kararlarının henüz kanun yolu incelemesi tamamlanmadan usul ve yasaya aykırı biçimde kesinleştirilmesi nedeniyle dairemizce kanun yolu başvuru incelemesinde verilen HUKUKEN YOK HÜKMÜNDE olduğu kararı nedeniyle; anılan karara ilişkin sabıka kaydının sanığa ait adli sicil kaydından silinmesi için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılmasına, aynı gerekçelerle anılan kararla sanık hakkında verilen "Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı'' kararının kayıtlardan silinmesi için UYAP üzerinden MERSİS ve Risk Merkezine ayrı ayrı yazı yazılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Mersin 2. İcra Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarih 2016/840 Esas 2017/285 Karar sayılı hükümlülük kararlarına yönelik istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre5271 Sayılı CMK 264/1 maddesine göre kanun yolunun belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından; somut olayda sanık .......'ın 26/04/2017 tarih 2016/840 Esas 2017/285 Karar sayılı hükümlülük kararına yönelik 26/04/2017 havale tarihli dilekçesi ile yaptığı kanun yolu başvurusu istinaf başvuru niteliğinde olduğu kabulü ile yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen 5941 Sayılı Yasaya Aykırılık suçuna ilişkin ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla ileri sürülen iddia ve savunmanın istinaf başvurusu denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere ve bulgulara dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-10/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarih 2016/191 Esas 2017/131 Karar sayılı kararı ile 5941 Sayılı Çek Kanunun 5/1 maddesinin 2.cümlesinde yer alan "..... çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüd faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından .....'' ibaresi kanun metninden iptal edilmiş olması karşısında; oluşan yasal değişiklik nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan yasa ile Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı sonrası yürürlükte bulunan yasal düzenleme arasında 5237 Sayılı TCK 7/2 maddesi uyarınca lehe yasa uygulaması zorunluluğunun ortaya çıkması,
Kabule göre de;
2-5941 Sayılı Çek Kanunun 5/1 maddesi uyarınca çekle ilgili olarak "Karşılıksızdır'' işlemi yapılmasına sebebiyet veren sanık hakkında öncelikle her bir çekle ilgili olarak 5 günden 1500 güne kadar adli para cezası hükmolunduktan sonra 5237 Sayılı TCK 62 maddesinde yer alan takdiri indirim nedeninin değerlendirilmesi devamında gün adli para cezasının 5237 Sayılı TCK 50/2 madde ve fıkrası uyarınca beher gününün alt sınırı 20 TL ile üst sınırı 100 TL olmak üzere adli para cezasına çevrilmesine, sonuç adli para cezasının çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olması halinde ise anılan yasal düzenleme uyarınca çeke ilişkin adli para ezasının karşılıksız kalan miktar üzerinden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden; yazılı biçimde anılan yasal düzenlemeler uygulanmaksızın doğrudan adli para cezasına karar verilmesi
3-09/08/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 sayılı yasanın 63.maddesi ile değişik 5941 Sayılı Çek Kanunun 5/(1) maddesinde yer alan "........Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması halinde; çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organıyla ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında da uygulanır.'' biçimindeki yasal düzenleme gözetildiğinde; tüzel kişi adına keşide edilen çeklerde 5941 Sayılı Yasanın 5/1 maddesi uyarınca verilen "Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı'' kararı tüzel kişi adına çek keşide eden temsile yetkili gerçek kişi veya kişilerle birlikte çek hesap sahibi tüzel kişi hakkında da uygulanması zorunluluğu karşısında; tüzel kişi adına çek keşide eden temsile yetkili sanık ....... hakkında verilen "Çek Düzenleme Ve Çek Hesabı Açma Yasağı '' kararları ile birlikte adına çek keşide edilen hesap sahibi ....... Gıda Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi hakkında da aynı güvenlik tedbiri kararlarının verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup; bu yasaya aykırılıklar 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinde yer alan yasal düzenlemenin verdiği yetkiye dayanılarak Dairemizce düzeltilerek giderilmesi mümkün olmakla;
10/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarih 2016/191 Esas 2017/131 Karar sayılı iptal kararı sonrası yürürlükte bulunan 5941 Sayılı Çek Kanunun 5/1-son maddesi uyarınca "hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz'' hükmü gözetilerek; sanığın suça konu olan 19.000,00 TL meblağlı çekin ibrazı anında hesaptaki miktarın -0- TL ve banka garanti tutarının 1.290,00 TL olması karşısında; bu çekin karşılıksız kalan miktarının 17.710,00 TL olduğu ve suça konu olan 12.000,00 TL meblağlı çekin ibrazı anında hesaptaki miktarın -0- TL ve banka garanti tutarının 1.290,00 TL olması karşısında; bu çekin karşılıksız kalan miktarının 10.710,00 TL olduğu anlaşılmakla;
Hükümden sonra 10/10/2017 tarih 30206 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 2016/191 Esas 2017/131 Karar sayılı hükmü ile 5941 Sayılı Çek Kanunun 5/1 maddesinde yer alan ''....... Çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüd faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından'' ibaresi iptal edilmiş olması karşısında; yürürlükte bulunan ve lehe olan yasal düzenleme uyarınca hüküm kurmak gerektiğinden
HÜKÜM YERİNE KAİM OLMAK ÜZERE;
Sanık .......'ın istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
Mersin 2. İcra Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarih ve 2016/840 (E), 2017/285 (K) sayılı SANIK .......'A İLİŞKİN HÜKÜMLERİN ORTADAN KALDIRILMASINA,
A-Sanık .......'ın ....... Bankası A.Ş Mersin Liman Şubesindeki çek hesabına ait 04/11/2016 keşide tarihli ....... çek numaralı 19.000,00 TL bedelli çekle ilgili olarak ''karşılıksızdır'' işlemi yapılmasına sebebiyet verdiği sabit olmakla; suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, karşılıksız kalan çek miktarı, sanığın kastının yoğunluğu ve güttüğü amaç dikkate alınarak eylemine uyan 5941 Sayılı Kanunun 5/1 maddesi uyarınca takdiren ve teşdide.......77 TAM GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında takdiri indirim maddesi uygulanması yönünde kanaat oluşmadığından sanığa verilen cezanın TCK'nın 62. maddesi gereğince indirilmesine YER OLMADIĞINA,
Sanık hakkında hükmedilen 177 tam gün karşılığı adli para cezasının, sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve diğer şahsi özellikleri nazara alınarak 5237 Sayılı TCK'nun 52/2 maddesi hükmü uyarınca tam gün sayısının beher gün karşılığı olarak takdiren 100,00 TL'den olmak üzere sanığın 17.700,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında belirlenecek olan adli para cezasının miktarı, 5941 Sayılı Kanunun 5/1 maddesi uyarınca çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağından, sanığın NETİCETEN 17.710,00TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve diğer şahsi özellikleri nazara alınarak 5237 Sayılı TCK'nun 52/4 maddesi hükmü uyarınca takdiren her ay ödenmek koşuluyla 24 eşit taksit halinde ödemesine,
Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının 5941 Sayılı Yasanın 5/11. maddesi uyarınca, 13/12/2004 tarih ve 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına(Hükmün tebliği ile birlikte ihtaratın yapılmış sayılmasına,)
Keşide ettiği çekin karşılığını bulundurmayan sanık.......'ın ve ....... Gıda Sanayii ve Ticaret Limidet Şirketinin5941 Sayılı Çek Kanunun 6273 Sayılı Kanun ile değişik 5/1 maddesi uyarınca, ÇEK DÜZENLEME VE ÇEK HESABI AÇMAKTAN YASAKLANMALARINA,
Çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına, hüküm fıkrası gereğince verilen yasaklama kararının 5941 Sayılı Yasanın 5/8. maddesi gereğince güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezi'ne elektronik ortamda bildirilmesine,
5941 Sayılı Çek Kanununun 5/10 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın, hakkında verilen hükmün kesinleşmesinden önce, karşılıksız kalan çek bedelini, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödemesi halinde veya müştekinin şikayetten vazgeçmesi durumunda davanın düşürülmesine, ödemenin veya vazgeçmenin hükmün kesinleşmesinden sonra gerçekleşmesi halinde hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verileceğinin ihtarına (Hükmün tebliği ile birlikte ihtaratın yapılmış sayılmasına),
B-Sanık .......'ın ....... Bankası A.Ş Mersin Liman Şubesindeki çek hesabına ait 10/11/2016 keşide tarihli ....... çek numaralı 12.000,00 TL bedelli çekle ilgili olarak ''karşılıksızdır'' işlemi yapılmasına sebebiyet verdiği sabit olmakla; suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, karşılıksız kalan çek miktarı, sanığın kastının yoğunluğu ve güttüğü amaç dikkate alınarak eylemine uyan 5941 Sayılı Kanunun 5/1 maddesi uyarınca takdiren ve teşdide.......07 TAM GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında takdiri indirim maddesi uygulanması yönünde kanaat oluşmadığından sanığa verilen cezanın TCK'nın 62. maddesi gereğince indirilmesine YER OLMADIĞINA,
Sanık hakkında hükmedilen 107 tam gün karşılığı adli para cezasının, sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve diğer şahsi özellikleri nazara alınarak 5237 Sayılı TCK'nun 52/2 maddesi hükmü uyarınca tam gün sayısının beher gün karşılığı olarak takdiren 100,00 TL'den olmak üzere sanığın 10.700,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında belirlenecek olan adli para cezasının miktarı, 5941 Sayılı Kanunun 5/1 maddesi uyarınca çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağından, sanığın NETİCETEN 10.710,00TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve diğer şahsi özellikleri nazara alınarak 5237 Sayılı TCK'nun 52/4 maddesi hükmü uyarınca takdiren her ay ödenmek koşuluyla 24 eşit taksit halinde ödemesine,
Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının 5941 Sayılı Yasanın 5/11. maddesi uyarınca, 13/12/2004 tarih ve 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına(Hükmün tebliği ile birlikte ihtaratın yapılmış sayılmasına,)
Keşide ettiği çekin karşılığını bulundurmayan sanık.......'ın ve ....... Gıda Sanayii ve Ticaret Limidet Şirketinin 5941 Sayılı Çek Kanunun 6273 Sayılı Kanun ile değişik 5/1 maddesi uyarınca, ÇEK DÜZENLEME VE ÇEK HESABI AÇMAKTAN YASAKLANMALARINA,
Çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına, hüküm fıkrası gereğince verilen yasaklama kararının 5941 Sayılı Yasanın 5/8. maddesi gereğince güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezi'ne elektronik ortamda bildirilmesine,
5941 Sayılı Çek Kanununun 5/10 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın, hakkında verilen hükmün kesinleşmesinden önce, karşılıksız kalan çek bedelini, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödemesi halinde veya müştekinin şikayetten vazgeçmesi durumunda davanın düşürülmesine, ödemenin veya vazgeçmenin hükmün kesinleşmesinden sonra gerçekleşmesi halinde hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verileceğinin ihtarına (Hükmün tebliği ile birlikte ihtaratın yapılmış sayılmasına),
Yakınanın davada vekil ile temsil olunması karşısında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 600,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak yakınana verilmesine,
Sanığın sarfına sebebiyet verdiği toplam 37,30 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile müştekiye verilmesine,
Dosyanın HÜKÜMLERİ veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine,
CMK 286/2-e maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)