(298 S. K. m. 138) (5237 S. K. m. 50, 51, 53, 58, 61, 257) (5271 S. K. m. 223, 231, 280)
Gereği düşünüldü:
İDDİA: Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20/01/2016 tarih ve 2015/71656 soruşturma, 2016/1631 esas, 2016/1382 sayılı iddianamesi ile, sanık İ. A. hakkında Oy Kullanmayanlar Adına Sahte İmza ve Benzeri Hileli Hareketler İle Oy Kullanma suçunu işlediği iddiasıyla 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun md. 138 del. TCK md 257/2, 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun md. 138, TCK md. 53/1, TCK md. 58 gereğince cezalandırılması istemiyle Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu dava açılmıştır.
SANIK İ. A. SAVUNMASINDA:
"Ben 01/11/2015 tarihinde yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde 2277 nolu sandıkta sandık kurulu üyesiydim, ben oy kullanacak şahıslara mühür ve boş oy pusulası veriyordum, oyunu kullandıktan sonra vatandaşlar zarfı sandığa atıp imzasını atıyordu, vatandaş geldiğinde önce seçmen listesinden ismi bulunarak işaret konuluyor oyunu kullandıktan sonra imzası alınıyordu, müşteki A. T. 09:30 - 10:00 sıralarında oy kullanmak için geldi, seçmen listesine bakıldığında isminin karşısında bir imza olduğu görüldü, sabah saatleri olduğundan dolayı müşteki A.'in daha önce gelmediğini ve oyunu kullanmadığını biliyorduk, sandık kurulu başkanı da biliyordu, ancak birkaç yere telefon açıp sorarken durumu bu şekilde bildirmedi, bir şahsın daha önce oyunu kullandığı halde tekrar oy kullanmak için geldiğini söyledi, biz kendisine öyle olmadığını bildirdiğimiz halde Sandık Kurulu Başkanı kendi beyanında inat etti, telefonla konuştuğu kişilerde tekrar oy kullanamayacağını söylediği için müşteki oyunu kullanamadı, ben seçmen listesinde müştekinin isminin altındaki ve üstündeki şahısların oy kullanırken imzasını yanlış yere atmış olabileceklerini düşünerek bu kişilerin evlerine gittim, ancak onlar oylarını kullanmadıklarını söylediler, daha sonra gelip oylarını kullandılar, müştekinin isminin karşısına kimin imza attığını tespit edemedik, beraatimi talep ediyorum, benim suç işleme kastım yoktur, zaten ben tutulan tutanakta müşteki A.'in oy kullanmadığını elimle yazarak imzaladım, hatta Sandık Kurulu Başkanı müştekiye hitaben sen oyunu kullandın, tekrar kullanmak istiyorsun, diye sözler söylediği için şikayetçi oldu, olay günü oy kullanmak üzere gelen şahısların kimliklerini kontrol edip seçmen listesine imza attıran kişi Nursel Yavuz ve Selahattin Ağırman idi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Sanıkların Savunmaları, Kepez 2. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'nın 03/11/2015 tarihli Suç Duyurusu, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü'nün 13/01/2016 tarihli Tahkikat Evrakı ve Ekleri, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 24/12/2015 tarihli Ekspertiz Raporu, Yakalama Kararı, Nüfus ve Sabıka Kaydı Örnekleri.
ANTALYA 27. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ'NİN KABULÜ:
Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/12/2016 tarih ve 2016/77 (E), 2016/643 (K) sayılı ilamında; sanık İ. A. hakkında Oy Kullanmayanlar Adına Sahte İmza ve Benzeri Hileli Hareketler İle Oy Kullanma suçundan 298 Sayılı yasanın 138. maddesi delaleti ile 5237 Sayılı TCK'nın 257/2 maddesi ve aynı yasanın 61. maddesi gereğince 2 Ay 27 Gün Hapis Cezası İle Cezalandırılmasına, Sanık hakkında başkaca kanuni ve takdiri hafifletici nedenlerin uygulanmasına yer olmadığına, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına, sanığın kasıtlı suçtan silinme şartları oluşmamış HAGB li sabıkasının bulunması, 28/06/2014 tarih ve 6545 Sayılı yasa ile değişik CMK nun 231/8 maddesi gereğince “denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeni ile bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez “ şeklindeki yasal engel sebebi ile hakkında CMK nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, sanığın geçmişi, şahsı hali ve sair halleri göz önünde bulundurularak TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya tedbire çevrilmesine takdiren yer olmadığına, sanığın geçmişteki suç işleme eğilimlerine ve suçtan pişman olmadığını gösterir hallerine göre cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten çekineceği hususunda mahkememizde kanaat hasıl olmadığından TCK'nun 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine takdiren yer olmadığı kararı verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ:
O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın 21/12/2016 tarihli istinaf başvurusunda; "Sanık İ. A. yönünden; sanık hakkında hüküm kurulurken Mahkemenin yaptığı uygulamaya göre doğru sonuca ulaşılmışsa da; bu sonuca ulaşılırken TCK'nun 257. maddesi uyarınca temel ceza tayin edildikten sonra 298 SK'un 138. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapıldığının karar yerinde gösterilmemesi usul ve kanuna aykırı olduğundan, karar yönünden istinaf kanun yoluna başvurumuzun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi talep olunur." şeklinde talep olunmuştur.
Sanık İ. A.'in 14/02/2016 havale tarihli vermiş olduğu istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; Hakkında iddia edilen görevi kötüye kullanma suçunun maddi unsurlarının olmadığını, suç unsurları oluşmuş gibi hakkında cezaya hükmedildiğini, suça ilişkin olarak seçim günü kimlik kontrol görevinin tarafına verilmediğini, kendisinin sadece oy kullanılacak zarf ve mühürleri vermek ile görevli olduğunu, yanlışlığı fark edince olayla ilgili gerekli tutanakları tuttuğunu, yerel Mahkemenin savunmasını dikkate almadığını, bu bağlamda hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, TCK 50 maddesine göre kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlara çevrilebileceğini, fakat Mahkemenin "geçmişi, şahsi hali ve sair halleri göz önünde bulundurarak hakkındaki cezanın TCK 50 maddesi gereğince adli para cezasına veya tedbire çevrilmesine takdiren yer olmadığına" şeklinde karar vererek taktir yetkisini aleyhine kullandığını, bu bağlamda hatalı karar verildiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı hususların lehine ortadan kaldırılmasına, hakkında TCK ile ilgili maddelerin tatbik edilerek beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Sanığın 01/11/2015 tarihinde yapılan seçimlerde Kepez - 2277 nolu sandıkta görevli olarak bulunduğu, müşteki aynı sandıkta kayıtlı seçmen olduğu, müşteki oy kullanmaya geldiğinde imza hanesinde imza bulunması nedeniyle oy kullandırılmadığı, müştekinin oy kullanmadığını beyan edip itiraz etmesi üzerine, konunun tutanağa bağlandığı, bu tutanağa sanığın müştekinin oy kullanmadığı ve imza atmadığını belirten şerhte bulunduğu, yapılan incelemede seçmen listesindeki imzanın müştekiye ait olmadığının tespit edildiği ve sanık ile diğer sandık görevlileri hakkında görevi ihmal suçundan kamu davası açıldığı ve sanık ile arkadaşlarının mahkumiyetine karar verildiği, sanığın bu hükmü istinaf ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Yukarıda özetlenen olayda sanığın seçmenlere imza attıran görevli olmadığı, düzenlenen tutanağa müştekinin beyanını doğrulayan şerhte bulunduğu, imza attıran görevli ile sandık kurulu başkanının ihmalinden söz konusu olayın kaynaklandığı, sanığın suç işlediğini gösterir delil bulunmadığı kanaatine ulaşıldığından CMK 280/2 maddesi gereğince sanık hakkındaki hüküm kaldırılarak aynı Yasanın 223/2-c maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
DAİREMİZİN KABULÜ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Sanığın 01/11/2015 tarihinde yapılan seçimlerde Kepez 2. nolu seçim bölgesinde yer alan 2277 nolu sandıkta görevli olarak bulunduğu, müştekinin de aynı sandıkta kayıtlı seçmen olduğu ve oy kullanmaya geldiğinde imza hanesinde imza bulunması nedeniyle oy kullandırılmadığı, müştekinin oy kullanmadığını beyan edip itiraz etmesi üzerine, konunun tutanağa bağlandığı, bu tutanağa sanığın müştekinin oy kullanmadığı ve imza atmadığını belirten şerhte bulunduğu, yapılan incelemede seçmen listesindeki imzanın müştekiye ait olmadığının tespit edildiği ve sanık ile diğer sandık görevlileri hakkında görevi ihmal suçundan kamu davası açıldığı ve sanık ile arkadaşlarının mahkumiyetine karar verildiği, sanığın bu hükmü istinaf ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Yukarıda özetlenen olayda sanığın seçmenlere imza attırma görevi olmadığı, oy kullanacak seçmenlere zarf ve mühür vermekle görevli olduğu, düzenlenen tutanağa müştekinin beyanını doğrulayan şerhte bulunduğu, imza attıran görevli ile sandık kurulu başkanının ihmalinden söz konusu olayın kaynaklandığı, bu sebeplerle sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, CMK'nun 280/2 maddesi gereğince sanık hakkındaki hüküm kaldırılarak aynı Yasanın 223/2-c maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1) O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın istinaf talebinin, CMK 280/1-a maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2) Sanık İ. A.'in istinaf başvurusu isteminin KABULÜ ile; Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/12/2016 tarih ve 2016/77 (E), 2016/643 (K) sayılı ilamı sayılı mahkumiyet kararının CMK 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık İ. A. hakkında Oy Kullanmayanlar Adına Sahte İmza ve Benzeri Hileli Hareketler İle Oy Kullanma suçundan, 298 Sayılı Yasanın 138. maddesi delaletiyle TCK'nun 257/2, 298 Sayılı Yasanın 138, TCK'nun 53, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle müsnet suçtan sanığın CMK 223/2-c maddesi uyarınca BERAATİNE,
Beraat eden sanık yönünden yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğu'nun 2016/4327 sırasında kayıtlı bulunan emanet eşyanın Kepez 2. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'na İADESİNE,
Dair, yapılan duruşma sonunda sanığın yüzüne karşı, iddia makamının huzurunda verilen beraat kararına yönelik duruşmada hazır bulunan sanık yönünden kararın tefhiminden itibaren 7 günlük süre içerisinde, CMK 286/1 maddesi uyarınca Dairemiz kalemine doğrudan başvurup beyanın tutanağa geçirilmesi ya da yazılı dilekçeyle yapılabilecek Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, temyiz edilmediğinde kararın kesinleşeceği hususu bildirilerek Cumhuriyet Savcısı'nın mütalaasına uygun biçimde 20.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)