(5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
1-Hakkında beraat kararı verilen sanık …… yönünden katılan vekilinin istinaf talebine yönelik yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen 5607 Sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan beraat kararı ve hukuki gerekçesinin usul ve yasaya uygun olup; hükmün kaldırılması veya bozulmasını gerektirecek ölçüde bir hukuka aykırılık saptanılmadığı anlaşılmakla bu sanık yönünden katılan vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Sanık ……. yönünden yapılan incelemede; Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Dosya içerisinde suç tarihleri ve iddianame tarihleri 2015 yılı olan dosyalar yönünden hukuki kesintinin iddianame düzenlenmesiyle oluşması karşısında, dosyadaki iddianame tarihleri de gözönüne alınarak o suçlar yönünden hukuki kesinti oluşmakla bu dosya ile birleştirilmesine gerek olmadığı gibi sonucunun ne olduğu konusunda dosyamıza bir etkisi olmayacağı sonucuna varılmakla akıbetinin araştırılmasına da gerek olmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak,
Dosya içerisinde 3 adet birleşen dosya olduğu, suç tarihi 04/04/2016 ve 21/03/2016 olan dosyalar yönünden ilk iddianame tarihi olan 26/04/2016 tarihinde bu suçlar yönünden hukuki kesinti oluşmakla, kaçakçılık suçundan müstakil ceza verilip teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği,
Yine suç tarihleri 04/05/2016 ve 13/05/2016 olan dosyalar yönünden ilk iddianame tarihi olan 30/05/2016 tarihinde dava açılıp hukuki kesinti oluştuğu ve bu suçları da kapsadığı anlaşılmakla, bu suçlar yönünden de müstakil ceza verilip ayrıca teselsül hükümlerinin uygulanması gerekmekte ise de yani iki ayrı suç ve her suç için ayrı teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu iki dosya yönünden suç çokluğunun oluştuğu, aleyhe istinaf olmadığı nedenle bu hususlar hükmün kaldırılması nedeni yapılmamıştır.
Yukarıdaki eleştiri dışında Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı sanığın itirazları yerinde görülmemiş olup,
CMK. nun 280/1-a maddesi uyarınca her iki sanık yönünden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine 02/03/2017 tarihinde KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)