(5237 S. K. m. 3, 61) (5275 S. K. m. 107) (5271 S. K. m. 283)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen 6136 Sayılı Yasaya Aykırılık suçuna ilişkin eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla ileri sürülen iddia ve savunmanın istinaf başvurusu denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere ve bulgulara dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 04/02/2015 tarih ve 2014/1443 (E), 2015/1834 (K) sayılı ilamında da açıklandığı üzere; sanığın adli sicil kaydında geçmiş hükümlülüklerinin bulunması yani geçmiş sabıkalı kişiliği münferiden 5237 Sayılı TCK'nun 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesinde bir yasal ölçüt değil ise de; adli sicil kaydındaki geçmiş hükümlülükler ile bu hükümlülüklerin niteliği ve sayısı 5237 Sayılı TCK'nun 61/1-f maddesinde düzenlenen ''FAİLİN KASTININ AĞIRLIĞI'' ölçütünün belirlenmesinde gözetilecek hukuki olgular olması karşısında, 6136 Sayılı Yasaya Aykırılık suçundan çok sayıda hükümlülük kararı bulunan ve anılan suçu işlemeyi meslek haline getirdiği anlaşılan sanığın suç işlemekteki saptanan kastının yoğunluğu ve ağırlığı nedeniyle TCK'nun 3/1 maddesindeki suç ve cezadaki orantılılık ilkesi de gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle temel cezaların belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2011 tarih 2011/22 Esas 2011/38 Karar sayılı Kasten İnsan Öldürmeye Teşebbüs suçundan kurulan 3 Yıl 9 Ay Hapis cezasına ilişkin ilamın 21/11/2011 tarihinde kesinleştikten sonra 17/02/2015 tarihinde infazına başlandığı, 17/05/2015 tarihinde ise koşullu salıverildikten sonra 28/10/2018 olan hakederek tahliye tarihi tamamlanmadan sanığın 08/12/2016 tarihinde kasten işlenebilir nitelikteki davaya konu 6136 Sayılı Yasaya Aykırılık suçunu işlemiş olması karşısında; 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107/12 maddesi uyarınca koşullu salıverilmesinin geri alınmasına ilişkin hukuksal değerlendirme yapılması için hüküm mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Yasaya aykırı olup; (1) numaralı kısımda açıklanan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi yönündeki yasaya aykırılığın aleyhe istinaf başvurusu bulunmaması nedeniyle 5271 Sayılı CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca maddi ceza hukukuna ilişkin anılan yasaya aykırılık sanık yönünden kazanılmış hak teşkil ettiğinden; hukuki eleştirisi yapılmakla birlikte hükmün kaldırılması nedeni yapılmamıştır.
Buna karşılık;
(2) numaralı kısımda açıklanan koşullu salıverilmenin geri alınması istemi ile hukuksal değerlendirme yapılması yönünden mahkemesine ihbarda bulunulmaması yönündeki yasaya aykırılığın ise infaz hukukuna ilişkin olup Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17/04/2007 tarih 2007/1-32 Esas 2007/97 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere infaza ilişkin uygulamaların kazanılmış hak oluşturmadığı gözetilerek, bu yasaya aykırılığın 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a maddesindeki yasal düzenlemenin verdiği yetkiye dayanılarak Dairemizce düzeltilerek giderilmesi mümkün olmakla;
Hüküm fıkrasına;
''Sanığın adli sicil kaydında yer alan Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2011 tarih 2011/22 Esas 2011/38 Karar sayılı Kasten İnsan Öldürmeye Teşebbüs suçundan kurulan 3 Yıl 9 Ay Hapis cezasına ilişkin ilamın 21/11/2011 tarihinde kesinleştikten sonra 17/02/2015 tarihinde infazına başlandığı, 17/05/2015 tarihinde ise koşullu salıverildikten sonra 28/10/2018 olan hakederek tahliye tarihi tamamlanmadan sanığın 08/12/2016 tarihinde kasten işlenebilir nitelikteki davaya konu 6136 Sayılı Yasaya Aykırılık suçunu işlemiş olması karşısında; 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107/12 maddesi uyarınca koşullu salıverilmesinin geri alınmasına ilişkin hukuksal değerlendirme yapılması için hüküm mahkemesine İHBARDA BULUNULMASINA ''ibaresi EKLENEREK HÜKMÜNDÜZELTİLMESİNE; hukuki eleştirisi ve düzeltilmesi yapılan yasaya aykırılıklar dışında diğer yönleri ile usul ve yasaya uygun olan hükme yönelik istinaf başvurusunda bulunan sanık ...... müdafiisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla; CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE
Dosyanın HÜKMÜ veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine,
CMK 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)