(213 S. K. m. 359) (5271 S. K. m. 232, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihlerine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/05/2013 tarih 2013/11-79 Esas 2013/204 Karar sayılı ilamı ve konuya ilişkin süreklilik gösteren benzer nitelikteki "katılan vekilinin temyiz dilekçesinde vekalet ücreti hükmolunmaması nedeniyle temyiz isteminde resen tespit olunacak nedenleri de bozma nedeni olarak talep etmesi halinde katılan vekilinin temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olmayıp hükmün her yönüyle incelenip sanık lehine bozulabileceği veya değiştirilebileceği yönündeki'' kararı karşısında; katılan vekilinin istinaf dilekçesinde vekalet ücreti hükmolunmamasına istinaf sebebi olarak açıklayıp ayrıca resen tespit olunacak nedenlerle sanık aleyhine karar verilmesi isteminin hükmün bütününe yönelik olduğu kabulüyle yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen 213 Sayılı VUK Aykırılık suçuna ilişkin eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla ileri sürülen iddia ve savunmanın istinaf başvurusu denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere ve bulgulara dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Cezaların kanuni bağlamda doğru olarak uygulandıkları saptanılmıştır.
Ancak,
1-213 Sayılı VUK'nun 359/b maddesinde karşılığını bulan sahte belge düzenleme suçunda; suç tarihi belgenin düzenlendiği tarih olduğu, somut olayda olduğu biçimde birden fazla belge düzenlenmişse suç tarihi son belgenin düzenleme tarihi olduğu, buna karşılık son belgenin düzenlenme tarihi belirlenemiyorsa Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24/10/2013 tarih 2012/8285 Esas 2013/15315 Karar sayılı ilamı ile aynı ceza dairesi ve Yargıtay 19. Ceza Dairesinin birbiriyle uyum ve süreklilik gösteren benzer nitelikteki kararlarında açıklandığı üzere; en aleyhe kabulle anılan vergi takvim yılının son gününün suç tarihi olarak kabulünün gerektiği gözetildiğinde; 2012, 2013, 2014 ve 2015 vergi takvim yıllarına ilişkin birden çok sayıda sahte belge düzenleme eyleminde suç tarihinin yukarıda açıklanan hangi ölçüte göre belirlendiği açıklanmadan ve 5271 Sayılı CMK'nın 232/2-c maddesindeki suç tarihinin gün, ay ve yıl olarak belirlenmesi zorunluluğuna ilişkin usul hükmüne aykırılık teşkil edecek biçimde; gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin ''2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları'' biçiminde gösterilmesi,
2-Kamu davasında yasal hasım olup suçtan zarar gören sıfatıyla kamu davasına katılanlığına karar verilen Denizli Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup; 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinde yer alan yasal düzenlemenin verdiği yetkiye dayanılarak bu yasaya aykırılıkların Dairemizce düzeltilerek giderilmesi mümkün olmakla;
(1) numaralı yasaya aykırılık kısmının da suç tarihlerine ilişkin yapılan açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde 2012 vergi takvim yılında son düzenleme tarihli faturanın 22/12/2012 tarihine, 2013 vergi takvim yılında son düzenleme tarihinde faturanın 20/12/2013 tarihine, 2014 vergi takvim yılında son düzenleme tarihli faturanın 26/12/2014 tarihine, 2015 vergi takvim yılında son düzenleme tarihli faturanın 24/06/2015 tarihine ilişkin olması karşısında;
2012 vergi takvim yılına ilişkin sahte belge düzenleme suçuna ilişkin suç tarihinin "22/12/2012'' , 2013 vergi takvim yılına ilişkin sahte belge düzenleme suçuna ilişkin suç tarihinin "20/12/2013'' , 2014 vergi takvim yılına ilişkin sahte belge düzenleme suçuna ilişkin suç tarihinin "26/12/2014'' , 2015 vergi takvim yılına ilişkin sahte belge düzenleme suçuna ilişkin suç tarihinin "24/06/2015'' tarihi olduğu anlaşılmakla;
Gerekçeli karar başlığında sahte belge düzenleme suçuna ilişkin "2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları'' biçiminde yazılı ibarenin ÇIKARILARAK, yerine "22/12/2012, 20/12/2013, 26/12/2014 ve 24/06/2015'' ibaresi EKLENEREK HÜKMÜN DÜZELTİLMESİNE
(2) numaralı yasaya aykırılık kısmında açıklanan katılan kurum lehine vekalet ücretine ilişkin karar verilmemesine yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde ise;
Hüküm fıkrasına, "Katılan Denizli Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı kamu davasında vekaletnameli avukatla temsil olunması karşısında; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca belirlenen maktu 2.180 TL vekalet ücretinin sanık …..'den alınarak katılan kuruma verilmesine'' ibaresi EKLENEREK HÜKMÜN DÜZELTİLMESİNE, CMK 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilmesi yapılan yasaya aykırılıklar dışında diğer yönleri ile usul ve yasaya uygun olan hükümlere yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın HÜKÜMLERİ veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, CMK 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)