(213 S. K. m. 18) (5271 S. K. m. 231, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen 213 Sayılı VUK Aykırılık suçuna ilişkin eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla ileri sürülen iddia ve savunmanın istinaf başvurusu denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere ve bulgulara dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Cezanın kanuni bağlamda doğru olarak uygulandığı saptanılmıştır.
Ancak,
1-Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 16/04/2012 tarih 2012/4046 Esas 2012/5701 Karar sayılı ilamı ve aynı Ceza Dairesinin konuya ilişkin uyum ve süreklilik gösterip Dairemizce de benimsenen kararlarında da açıklandığı üzere; incelemenin iş yerinde yapılması imkansız olup belgeler tebligatla istenilmiş olmakla; suç tarihi defter, kayıt ve belgelerin ibrazına ilişkin isteme yazısının tebliğinden itibaren verilen sürenin son gününden sonraki tarih olduğunun kabulü karşısında; 213 Sayılı VUK'nun 18.maddesindeki yasal düzenleme uyarınca 30/12/2016 tebliğ tarihli işlem için 15 gün süre verilmiş olduğu gözetildiğinde, 15 günlük sürenin son gününü takip eden ilk iş günü 15/01/2017 tarihinin suç tarihi olduğunun gözetilmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 gün ve 2008/250-13 Sayılı ilamı ile Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 03/12/2015 tarih 2015/14574 Esas 2015/8052 Karar sayılı ilamı ve suç türüne göre temyiz kanun yolunda yetkili inceleme merciileri olan Yargıtay 11 ve 19. Ceza Dairelerinin süreklilik gösterip ve dairemizce de benimsenen kararlarında da açıklandığı üzere; Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına ilişkin 5271 Sayılı CMK'nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu ve zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmemek suçunda somut maddi bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında; sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasının bulunmaması, adli sicil kaydında yer alan Antalya 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010-857 Esas 2011/82 Karar sayılı HAGB kararının 18/02/2011 tarihinde kesinleşip 5 yıllık denetim süresinin 18/02/2016 tarihinde tamamlanmış olması, adli sicil kaydında yer alan Antalya 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/378 Esas 2011/253 Karar sayılı HAGB kararının ise 20/05/2011 tarihinde kesinleşip 5 yıllık denetim süresinin 20/05/2016 tarihinde tamamlanmış olması karşısında sanığın adli sicil kaydında yer alan her iki HAGB kararı yönünden CMK 231/10 madde ve fıkrası uyarınca davaların düşme koşulları da oluştuğunun anlaşılması karşısında; anılan HAGB kararlarının 6545 Sayılı Yasanın 72.maddesi ile değişik CMK 231/8 maddesi uyarınca davaların düşme koşulları oluşması nedeniyle suç tarihi 15/01/2017 olan sanığın işlemiş olduğu "Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme '' suçu yönünden HAGB kararının uygulanmasına engel teşkil etmediği anlşaılması ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışın bulunmaması ve sanığın anılan yasal düzenlemenin uygulanma istemi karşısında; sanık lehine uygulanma koşulları oluşmakla 5271 Sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu yasaya aykırılıkların 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a maddesindeki yasal düzenlemenin verdiği yetkiye dayanılarak Dairemizce düzeltilmesi mümkün olmakla;
(1) numaralı kısımda açıklanan suç tarihine ilişkin yasaya aykırılığın incelenmesinde;
213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 18.maddesindeki yasal düzenleme uyarınca defter, kayıt ve belgelerin ibrazı için vergi dairesince çıkarılan isteme yazısının vergi mükellefine 30/12/2016 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında; 15 gün olarak belirlenen sürenin son gününden sonraki ilk iş günü olan 15/01/2017 tarihinin suç tarihi olduğu anlaşılması karşısında;
Gerekçeli karar başlığında "23/01/2017'' biçiminde gösterilen suç tarihinin ÇIKARILARAK, yerine "15/01/2017'' tarihi EKLENEREK HÜKMÜN DÜZELTİLMESİNE, devamında
(2) numaralı kısımda açıklanan HAGB kararının uygulanmamasına ilişkin yasaya aykırılığın incelenmesinde;
Sanığa ilişkin hüküm fıkrasının (4,5,6,7,8,9,10) paragraflarında yer alan 5271 Sayılı CMK 231 maddesi ve TCK 51 maddesinin uygulanmasına ilişkin
"Sanığın adli sicil kaydına göre Ankara (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 10/02/2011 tarih ve 2010/857 Esas 2011/82 Karar sayılı gerekçeli hükmü 18/02/2011 tarihinde kesinleştiğinden, bu suç yönünden sanığa yapılan tebligat tarihine 15 gün eklendiğinde 24/02/2016 tarihi itibari ile suçun gerçekleşmiş olması nedeni ile adli sicilden silinme şartı gerçekleşmekle birlikte, adli sicil kaydında yer alan Antalya (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 29/04/2011 tarih ve 2011/278-253 Esas Karar sayılı gerekçeli hükmünün 20/05/2011 tarihinde kesinleştiği, bu hükmün denetiminin suç tarihi itibari ile devam ettiği anlaşıldığından CMK'nın 231/8. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Sanığın geçmiş hali, suçtan pişman olduğunu gösterir halleri dosyadan duruşmadan dikkate alınarak buna göre suç işleme eğilimi tartışılarak cezası ertelendiğinde bir daha suç işlemeyeceği yolunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan TCK.nun 51 maddesi gereğince HAPİS CEZASININ ERTELENMESİNE,
Sanığa daha önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması denetimi bitmeden suç işlemiş olması nedeni ile alt sınırdan uzaklaşılarak 3 YIL denetim süresi belirlenmesine,
TCK nun 51/5 maddesi gereğince denetim süresi içerisinde sanığa rehberlik edecek bir uzman görevlendirilmesine yer olmadığına,
TCK nun 51/6 maddesi gereğince sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmesine,
TCK nun 51/7 maddesi gereğince sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapılamadı)
TCK nun 51/8 maddesi gereğince denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılmasına, '' ibareleri ÇIKARILARAK, yerine
" Sanığın kasten işlenebilir bir suçtan dolayı sabıkasının bulunmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılması ve olay nedeniyle somut maddi bir zararının oluşmaması karşısında sanığın 6008 Sayılı Yasanın 7. Maddesi ile değişik CMK 231/6 madde ve fıkrası uyarınca anılan yasal düzenlemenin lehine uygulanma istemi de dikkate alınarak uygulanma koşulları oluşmakla 5271 Sayılı CMK'nin 231/5 madde ve fıkrası uyarınca HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5728 sayılı yasa ile değişik CMK'nin 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıl süre ile DENETİMLİ SERBESTLİK ALTINDA BULUNDURULMASINA, bu süre içerisinde sanığın takdiren herhangi bir yükümlük altına sokulmasına yer olmadığına,
Denetimli serbestlik süresi içerisinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde, hakkında verilen bu hükmün açıklanmasına, aksi halde açıklanmasını geri bırakılan bu hükmün ortadan kaldırılmasına, davanın düşürülmesine karar verileceğinin sanığa ihtar yapılmasına, (ihtar yapılamadı)
Bu hükmün, C.Savcılığınca düzenlenecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönündeki kararlara ilişkin tutulan bir sisteme kaydedilmek üzere ve ayrıca ilgili birimlere gönderilmek üzere yeteri kadar örneğinin C.Savcılığına karar kesinleştiğinde CMK 231/13 maddesi gereğince gönderilmesine," ibaresinin EKLENEREK HÜKMÜNDÜZELTİLMESİNE, diğer yönleri ile usul ve yasaya uygun olan HÜKME yönelik sanık ...... müdafiisinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,,
Dosyanın HÜKMÜ veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Dair, yapılan verilen HAGB kararına karşı tebliğinden itibaren sanık müdafiisi ve katılan vekili tarafından 7 günlük süre içerisinde, CMK 231/12 maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine itiraz yolu açık olmak üzere, Dairemiz kalemine doğrudan başvurup beyanın tutanağa geçirilmesi ya da yazılı dilekçeyle yapılabilecek itiraz kanun yolu açık olmak üzere, itiraz edilmediğinde kararın kesinleşeceği hususu bildirilmek üzere 18/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)