(2004 S. K. m. 347) (1136 S. K. m. 168) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Müştekinin çeki ibraz eden son hamil olmayıp ciranta olduğu, İİK'nun 347 maddesi uyarınca şikayet hakkının fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl geçmesi ile düşeceğinin belirtildiği, müştekinin çeki ibraz eden son hamil olmayıp ciranta konumunda olduğu, dolayısıyla çekin karşılıksız kaldığını ne zaman öğrendiğinin tespit edilemediği, bu durumda şikayet tarihinde öğrendiğinin kabul edilmesi gerektiği, çekin ibraz tarihi 28/02/2017, şikayet tarihinin ise 1 yıllık süre dolmadan 05/02/2018 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, mevcut duruma göre bir karar verilmesi gerekirken 3 ay içerisinde şikayetçi olunmadığı nedenle düşme kararı verilmiş ise de, bu konuda aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılmıştır.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafii tarafından düşme kararı nedeniyle ücreti vekalet verilmesi gerektiği belirtilip istinaf talebinde bulunulmuş ise de;
1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 168. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5 maddesi uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedileceği şeklindeki düzenleme karşısında ve ayrıca Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 21/06/2018 tarih ve 2018/2327 (E), 2018/7557 (K) sayılı ilamında da "Şikayet hakkının düşürülmesi kararı ile birlikte vekalet ücretine hükmedilmeyeceği gözetilmeden sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ..." nedeniyle bozma kararı verildiği görülmekle, sanık hakkında düşme kararı verilmiş olması nedeniyle vekalet ücretine hükmedilemeyeceği,
Bu nedenlerle, düşme kararı ve hukuki gerekçesinin usul ve yasaya uygun olup; hükmün kaldırılması veya bozulmasını gerektirecek ölçüde bir hukuka aykırılık saptanılmadığı;
Anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine,
CMK 286/2-h maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)