(213 S. K. m. 359) (5237 S. K. m. 43, 53, 58) (5271 S. K. m. 289)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında Dairemizce yapılan duruşma sonunda; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gereği düşünüldü:
İDDİA:
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/02/2015 tarih ve 2015/1382 soruşturma, 2015/4073 esas, 2015/3599 sayılı iddianamesi ile, sanıklar ...... ile ...... hakkında Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçunu işledikleri iddiasıyla sanık ...... yönünden 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 359/b-1, TCK'nun 43, 53, 58 (2 kez), sanık ...... yönünden 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 359/b-1, TCK'nun 43, 53 (2 kez) maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu dava açılmıştır.
ANTALYA 9. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ'NİN KABULÜ:
Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 07/02/2018 tarih, 2015/154 (E) ve 2018/133(K) sayılı hüküm ile sanık ......'ün üzerine atılı 2012 yılı vergi takvim yılı için Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan (2 kez) 3 yıl 1 ay 15 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ......'ın üzerine atılı 2012 yılı vergi takvim yılı için Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan (2 kez) 3 yıl 1 ay 15 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
SANIK ......, İLK DERECE MAHKEMESİNDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
"Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, ne tefecilikten anlarım ne de faturadan anlarım. Faturanın nasıl kesildiğini dahi bilmem, vergi dairesi ile uzlaşma yoluna giderek bana tahakkuk edilen cezaları ödemekteyim. Kollukta beyanda bulunmuştum o beyanım okunsun." şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK ......, DAİREMİZDE VERMİŞ OLDUĞU SAVUNMASINDA:
"Ben daha önceki savunmamı tekrar ediyorum. 2012 yılında bilgisayar malzemeleri ticareti üzerine bir iş yeri açtım. 1,5 - 2 ay kadar bu iş yerini kendim işlettim. Bu 1,5 - 2 aylık süreç içerisinde hiçbir alım satım işi gerçekleştirmedim. Mağazada bilgisayar klavyesi, mouse, hopörler, ekran türü parçalar bulunuyordu. Ancak, ben bunlardan hiç satış yapmadım. Ben bunları ......'ün yönlendirdiği kişilerden almıştım. ...... isimli kişi ile bu iş yerini açmazdan önce tanışmıştım. ......'de bilgisayar malzemesi işi yapıyordu. 1,5 ay kadar iş yerini kendim işlettikten sonra çocuğum rahatsızlanınca ben ......'ün yönlendirmesi üzerine ......'ya işlerimi takip etmesi için vekalet verdim. Ben noterden vekalet verirken içeriğinde neler olduğunu, detaylı bilmiyordum, hangi konuda vekalet verdiğimi bilmiyordum. Bir kaç kez iş yerine kontrole gittiğimde iş yerinde kimsenin olmadığını, ya ......'nın ya da ......'ün bulunduğunu bir kaç kez gittiğimde de kapalı olduğunu gördüm. Ben bu mağazayı açarken 10-15 bin lira civarı masraf yapmıştım. Bunu içerisindeki koltuk takımı bilgisayar malzemelerini almak için harcamıştım. Ben neden hiç satış olmadığını sorduğumda ise hiç bir müşteri gelmediğini, hiç bir işlem olmadığını söylüyorlardı. Bu iş yeri çalışmayınca ben kapatmayı düşünürken beni mali şube den aradılar ve beni fatura kesmekle suçladılar. Benim bu işlemlerden haberim yoktur. Benim vekaletim kullanılarak bu işlemler yapılmış, ben bu işi ......'ün yaptığını düşünüyorum. Ben bu nedenle mağdur oldum. Bir çok vergi cezası ödedim maddi manevi zararım oldu, lise mezunuyum, şu anda ev hanımıyım daha önce de otelde reception’da çalışmışlığım vardır. Ben ......'a vekalet vermezden 4-5 ay önce ...... ve ...... ile tanışmıştım. Ben arkadaşımın arkadaşı olduğu için ...... ve ......'a güvendim. Arkadaşım ...... ve ......'a güvenebileceğimi söylemişti. ...... ve ...... benim işlerimi takip etmek için her hangi bir ücret ödemeyecektim, sadece bana yardımcı olmak amacıyla işlerimi takip etmeyi kabul ettiler, ben 2012 yılından sonra ...... ve ...... ile bir daha görüşmedim, suçsuzum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ......, DAİREMİZDE VERMİŞ OLDUĞU BEYANINDA:
"Ben halen Vergi Kanununa Muhalefet suçundan hükümlü olarak Cezaevinde bulunmaktayım. ......'ı ......'ün iş yerine geldiğinde kendisini görmüştüm. Samimiyetim yoktur. Ben ......'ün yanında çalıştım. Küçüklüğümden beri arkadaşımdır. ......'in ...... Mahallesindeki ...... Bilgisayar isimli iş yerinde çalıştım. ......'ın iş yerinden bilgim yoktur. Bu iş yerine hiç gitmedim. ......'in bana vekalet verdiğini bu soruşturma nedeniyle öğrendim. Vekalet verdiğinden haberim yoktur. Bu vekalete dayanarak hiç bir işlem yapmadım. ......'ı ......'in ...... Bilgisayar isimli iş yerine geldiğinde bir kaç kez gördüm. Ben ...... ve ......'in muhabbetlerine şahit olmadım. Aralarındaki arkadaşlık ve ticari ilişkiyi bilmiyorum. ......'in iş yerinden söylediğim gibi haberim yoktur. Bu iş yerinin işlerini ......'in takip edip etmediğinden de haberim yoktur. Fatura düzenleme işlerini de kimin yaptığını bilmiyorum. Benim adıma ...... Ticaret isimli bir firma vardı. Benim iş yerimi de ...... işletiyordu. Kontör alıp satıyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İSTİNAF İSTEMLERİ:
O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın 19/02/2018 tarihli istinaf talebinde; "Suçun işleniş biçimi, sanıkların kullandıkları ve düzenledikleri belge sayısı, bunların muhteviyatları toplamı gözetilerek her bir suç için temel ceza tayin olunurken ve teselsül uygulamasında asgari hadden ayrılınması gerektiğinin düşünülmemesi usul ve kanuna aykırı olduğundan, yukarıda belirtilen nedenlerle usul ve kanuna aykırı bulunan karar yönünden istinaf kanun yoluna başvurumuzun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi talep olunur." şeklinde talepte bulunmuştur.
Sanık ...... Müdafiisi Av. ......'in 12/03/2018 havale tarihli vermiş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece müvekkil hakkında verilen mahkumiyet hükmü usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesi sonucu müvekkil lehine ortadan kaldırılmasına, müvekkil hakkında TCK ilgili maddelerini tatbik edilerek beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Sanık ......'ün adresine duruşma gününün usulüne uygun tebliğ edildiği, mahalli mahkemesinde yargılama aşamasında duruşmaya gelerek CMK 147/1 maddesine uygun olarak kimliğinin tespit edildiği, haklarının hatırlatıldığından bu sanığın bu aşamada CMK 147/1-e maddesinde öngörülen yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama kanuni hakkını kullanmış olduğu değerlendirildiğinden yeniden savunmasının alınmaması bir eksiklik olarak görülmemiş olup, sanık ...... müdafiinin ve O yer Cumhuriyet Savcısı'nın istinaf istemlerinde belirttikleri nedenler yerinde görülmemiş ancak sanık ...... hakkında koşulları oluşmadığı halde tekerrür hükümleri uygulandığından hükümden bu kısmın çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilerek CMK 280/2 maddesi uyarınca istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
DAİREMİZİN KABULÜ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Sanık ......'ın Antalya'da vergi mükellefi olup sanık adına kayıtlı bilgisayar çevre birimleri ve yazılımların toptan ticareti adli şirketin sahibi olduğu, sanığa ait iş yerinin bilgisi kapsamında diğer sanık ...... tarafından işletildiği ve iş yerinde 2012 yılında bir çok kez kredi kartı ile komisyonculuk faaliyeti yapılarak pos tefecilikte bulunulduğu, bu suçtan ayrı soruşturma yürütüldüğü, bu nedenle iş yerinin vergi müfettişi tarafından incelemeye alındığı, vergi incelemesi başlatıldığı, sanıkların pos tefeciliğini gizlemek amacıyla herhangi bir mal ve hizmet karşılığı olmaksızın kontör satışı varmış gibi gerçeği ifade etmeyen sahte belge düzenleyip yine bu sahte belgelerin karşılığı olarak aynı işlemi yapan kişilerden sahte belge alarak kullandıkları, sanık ......'ün evinde yapılan aramada ofis olarak kullandığı odanın çekmesinde bulunan ayakkabı kutusu içinde sanık ......'e ait kaşenin ele geçirildiği, sanığın sahte faturaları bu kaşe ile düzenlediği, böylece her iki sanığın 2012 takvim yılında sahte fatura düzenledikleri ve kullandıkları nedenle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı,
Sanıklar tarafından atılı suçun kabul edilmediği, ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından konusunda uzman ve Emekli Sayıştay Denetçilerinden oluşan üçlü bilirkişi raporuna göre her iki sanığın 2012 takvim yılında sahte belge düzenleme ve kullanma suçlarını işlemiş olduklarının gerekçeli olarak belirtildiği, Dairemizce bilirkişi raporunun yerinde olduğu, dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu nedenle itibar edildiği,
Dairemizce tanık olarak ......'nın dinlendiği, olay hakkında bilgisi ve görgüsü olmadığını söylediği,
Dosyadaki beyanlar, tüm bilgi ve belgeler, üçlü bilirkişi raporu karşısında, sanık ......'in 2012 takvim yılında birden fazla sahte fatura düzenleme ve kullanma suçunun sabit olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi'nin bu sanık yönünden vermiş olduğu kararın yerinde olduğu görülmekle, sanık ...... müdafiinin istinaf talebinin esastan reddine,
O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından hem temel ceza verilirken hem de teselsül hükümleri uygulanırken asgari hadden ayrılarak ceza verilmesi gerektiği kanaatiyle istinaf edilmiş ise de; suçun işleniş şekli ve özelliği dikkate alınarak Cumhuriyet Savcısı'nın bu yöndeki istinaf talebinin esastan reddine,
Diğer sanık ......'ün ayrıca istinaf talebi yok ise de, Cumhuriyet Savcısı'nın bu sanık yönünden de ceza verilirken ve teselsül hükümleri uygulanırken asgari hadden ayrılarak ceza verilmesi gerektiği şeklindeki aleyhe istinaf talebi karşısında, bu sanık yönünden de dosyanın incelemeye alındığı, sanık ......'in İlk Derece Mahkemesi tarafından ilk celse kimlik tespiti yapılıp savunması sorulduğunda, sanığın "Savunma yapmak istemiyorum, bir daha ki celse avukatım ile birlikte savunma yapmak istiyorum." dediği, böylece savunma için süre istediği, ancak Mahkeme tarafından bu hususun gözardı edilerek sanığın bir daha savunmasının alınmadığı, CMK 193/1 maddesine göre sanığın duruşmanın zorunlu unsuru olduğu, yine CMK 289/1 maddesi uyarınca sanık hazır edilmeden duruşmalara devam edilerek mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, bu hususun kesin hukuka aykırılık hali olduğu anlaşılmakla bu sanık yönünden bozma kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
A) O yer Cumhuriyet Savcısı ......'un sanık ...... yönünden ceza verilirken ve teselsül uygulamasında asgari hadden ayrılınması gerektiği şeklindeki istinaf talebinin suçun işleniş şekli ve özelliği dikkate alınarak bu yöndeki İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
B) Sanık ...... müdafiinin istinaf talebinin, İlk Derece Mahkemesi olan Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/02/2018 tarih ve 2015/154 (E), 2018/133 (K) sayılı mahkumiyet kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ıspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu görülmekle CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
C) Sanık ...... tarafından istinaf talebinde bulunulmamış ise de; O yer Cumhuriyet Savcısı'nın bu sanık hakkındaki aleyhe istinaf talebi dikkate alınarak,
5271 Sayılı CMK'nun 193/1. maddesinde "Kanunun ayrı tuttuğu haller dışında hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı" hükmü karşısında sanığın duruşmanın zorunlu unsuru olduğu sonucunun çıktığı,
5271 Sayılı CMK'nun 289/1. maddesinin "Hukuka Kesin Aykırılık Halleri" başlıklı olup e bendinde "Cumhuriyet Savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması halinde hükmün bozulacağı" belirtilmiş olup, İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın kimlik tespiti yapıldıktan sonra savunmasının alınmasına geçildiği, sanık tarafından savunma yapmak üzere süre istendiği, Mahkemece sanığa bu yönde süre verildiği, ancak bir daha savunması alınmadan ve zorunlu olmasına rağmen duruşmada hazır edilmeden duruşmalara devam edilerek mahkumiyetine karar verilerek CMK 289/1 maddesine aykırı davranıldığından 5271 sayılı CMK'nun 289/1-e maddesi yollamasıyla aynı sayılı CMK'nun 280/1-b maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
D) Katılan kurum istinaf duruşmasında vekil ile temsil olunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.180,00 TL vekalet ücretinin sanık ......'dan alınarak katılan kuruma verilmesine,
E) Sanık ...... için yapılmış olan 3 adet davetiye gideri 42,00 TL, 1 adet posta gideri 18,50 TL, 1.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.860,50 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, yapılan duruşma sonunda katılan vekili ile sanık ...... müdafiinin yüzlerine karşı, sanıklar ...... ile ......'ün yokluğunda verilen karar iddia makamının huzurunda ve mütalaaya kısmen uygun olarak istinaf başvurularının esastan reddi kararlarının CMK 286/2-a, bozma kararının 5271 Sayılı CMK'nun 286/1 maddeleri uyarınca KESİN olarak 06/12/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)