(6100 S. K. m. 353) (5271 S. K. m. 280)
Hükmün tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısmı yönünden davalı hazine vekili Av. A. S., tazminat talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden davacı M. B. vekili Av. T. S. tarafından istinaf edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Manevi tazminata yönelik istinaf başvuruları yönünden;
Manevi tazminat miktarı belirlenirken; "objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucu doğurmayacak, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar tayin edildiği,
Maddi tazminata yönelik istinaf başvuruları yönünden;
Davacının tutuklanmadan önce, 23/07/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı KHK uyarınca ihraç edildiği, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğünce dosyaya gönderilen yazıda; davacının 2016 yılı 6-7 ve 8. aylarda tam maaş aldığı, bundan sonra maaş ödemesinin yapılmadığı, Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 05/12/2019 tarihli yazılarında, kesinleşme tarihlerinin değil ihraç listelerinin Resmi Gazetede yayımlanma tarihlerinin dikkate alınması gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle ilgiliye 2016 yılı Ağustos ayından sonra maaş ödemesi yapılmadığının bildirilmiş olması karşısında;
Maddi tazminat miktarı belirlenirken, 2016 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ayı maaşlarını tam olarak alan, 2016 yılı Ağustos ayından sonra kendisine maaş ödemesi yapılmayan ve görevinden ihraç edilen davacının en son 15/08/2016 ila 14/09/2016 tarihine kadar ki maaşını almış olması nedeniyle haksız tutuklama nedeniyle 15/09/2016 ila 06/06/2017 tarihleri arasındaki dönemde maddi kaybının olacağı, geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edememesi nedeniyle tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekeceği, değişikliğe uğrayan son Yargıtay kararlarına göre maddi tazminatın 2016 yılı için 3 ay 16 gün, 2017 yılı için 5 ay 6 gün üzerinden hesaplanması gerektiği,
01/09/2016 ila 31/12/2016 tarihleri arasındaki aylık net asgari ücretin 1.300.99 TL. olduğu;
1 gün için (1.300.99 TL/30) 43.36 TL olacağı, bu dönemde 3 ay 16 gün tutuklu kalan davacının 3 ay x1.300.99 TL= 3.902,97 TL; 16 günx43.36TL=693,76 TL,
01/01/2017 ila 3/10/2017 tarihleri arasındaki aylık net asgari ücretin 1.404,06 TL olduğu, 1 gün için (1.404,06 TL/ 30) 46,80 TL olacağı, bu dönemde 5 ay 6 gün tutuklu kalan davacının 5 ay x 1.404,06 TL= 7.020,3 TL, 6 gün x 46,80 TL = 280,8 TL olmak üzere toplam 11.897,83 TL maaş alamamasından kaynaklanan maddi kaybının olduğu ve ayrıca soruşturma aşamasında davacının kendisine 11/08/2016 tarihli vekaletname ile müdafii tayin ettiği ve tayin ettiği bu müdafiinin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda da isminin yer aldığı anlaşıldığından; davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte (27/03/2019) yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen ceza soruşturma evresinde takip edilen işlere ilişkin 825,00.-TL vekalet ücretinin de maddi zarar kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği halde mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplama esas alınarak fazla miktarda 26.646,24 TL (maaş kaybından kaynaklanan) maddi tazminat ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihteki AAÜT gözetilmeksizin eksik miktarda (600.00TL) vekalet ücretine hükmolunması ve faiz başlangıç tarihinin de maaş alamamaktan kaynaklanan maddi kayıp için "15/09/2016" yerine "12/08/2016", vekalet ücreti ödenmesinden kaynaklanan maddi kayıp için kovuşturmaya yer olmadığına kararının verildiği tarihi olan "27/03/2019" yerine serbest meslek makbuzunun düzenlenme tarihi olan "15/10/2016" olarak belirtilmesi yasaya aykırı ise de;
Bu hukuka aykırılıkların herhangi bir araştırma yapılmasını ve duruşma açılmasını gerektirmeden, usul ekonomisine de uygun olarak HMK'nın 353/1-b.2 ve CMK'nın 280/1-a maddesindeki yetkiye dayalı olarak Dairemizce düzeltilebileceği anlaşılmakla;
Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/03/2021 tarih, 2020/169 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararının,
(A) fıkrasının (1).bendinde bulunan maddi tazminat miktarı olan "26.646,24.-TL" ibaresi yerine "11.897,83.-TL", faiz başlangıç tarihi olan "12/08/2016" ibaresi yerine "15/09/2016",
(A) fıkrasının (2). bendinde bulunan vekalet ücreti ödemek durumunda kalınması nedeniyle oluşan maddi kayıba ilişkin " 2016" ibaresi yerine " 2019", "600 TL" ibaresi yerine "825,00 TL", faiz başlangıç tarihi olan "serbest meslek makbuzunun düzenlendiği 15/10/2016" ibaresi yerine " kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın verildiği 27/03/2019",
(2).maddede bulunan vekalet ücreti miktarı olan " 6.869,54.-TL" ibaresi yerine "6.353,96 TL" ibaresi gelmek suretiyle hükmün DÜZELTİLMESİNE, BAŞKACA YÖNLERİ KANUNA UYGUN BULUNAN HÜKME YÖNELİK DAVALI HAZİNE VEKİLİ AV. A. S. VE DAVACI MAHMUT BİLGEN VEKİLİ AV. TAMER SELÇUK'UN İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
Davalı hazine yönünden HMK'nın 362/1-(a) maddesi gereğince KESİN olmak üzere, davacı yönünden kararın davacı vekiline tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 11.06.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)