(5237 S. K. m. 31, 89) (5271 S. K. m. 231)
DAVA: Antalya 2. Çocuk Mahkemesinin 19/07/2019 tarih, 2017/175 Esas 2019/442 Karar sayılı mahkumiyet kararına karşı suça sürüklenen çocuk zorunlu müdafii ve katılan vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine delillerin yeniden değerlendirilmesi açısından duruşma açılmasına karar verilmekle yapılan açık yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
KARAR : Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2017 tarihli iddianamesi ile; Olay tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun ehliyetsiz olarak kullandığı motosikletle arkasında küçük yaştaki mağdur ..... olduğu halde Sütçüler Mahallesi Yeşilırmak Caddesi üzerinde gitmekte iken kusurlu manevra yapması sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çarpması sonucunda motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan küçük mağdurun düşerek ağır kafa travmasına maruz kalmasına, hayati tehlike geçirecek ve vücudunda hayati fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek kırıklar oluşturacak ve yatağa bağımlı kılacak nitelikte taksirle yaralanmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 89/1,3-a, 31/3 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile Antalya 2. Çocuk Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Antalya 2. Çocuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 19/07/2019 tarih, 2017/175 Esas 2019/442 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan TCK'nın 89/3-b,d, 31/3 maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mahkumiyet kararına karşı suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulması üzerine; adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında takdir edilen cezanın türü ve miktarı, takdiri indirim maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda delillerin değerlendirilmesi açısından Dairemizce duruşma açılmasına karar verilerek yeniden yargılama yapılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk ..... yargılama sırasında hakkında çıkartılan yakalama emri üzerine Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesi huzurunda alınan savunmasında; İddianamede ismi geçen mağdur .....'un arkadaşı olduğunu, olay tarihinde mağdur İsmail'in kardeşi ile birlikte kendilerinin evin önünde bulunurken kendisini evine bırakmasını teklif ettiğini, kendisinin de bunun üzerine İsmail'i kullanmakta olduğu motosikletin arkasına bindirdiğini ve bu şekilde yola çıktıklarını, yolda ilerlerken plakasını alamadığı bir otomobilin makas atıp kendilerinin bulunduğu motosiklete çarptığını, kendilerinin de refüje çarptıklarını, her ikisinin de yaralandıklarını, meydana gelen bu kazada kendisinin bir kusurunun olmadığını, kazanın olduğu tarihte kendisinin ehliyetinin olmadığını, kazadan yaklaşık 1 yıl öncesinden itibaren motosiklet kullandığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, öncelikle beraatine, mahkeme aksi kanaate ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını istediğini, şikayetten vazgeçme olursa kabul edeceğini, maddi zarar talep olursa gidermek istediğini belirtmiş, hakkında TCK'nın 89/3-b,d maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen alınan ek savunmasında ise önceki savunmalarını aynen tekrar ettiğini beyan etmiştir.
Katılan ..... İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanında; kaza olayını görmediğini, telefonla oğlu İsmail'in hastanede olduğunun bildirilmesi üzerine hastaneye gittiğinde kazayı öğrendiğini, oğlunun yaralanması sonucu beyinde ağır hasar oluştuğu için halen yatalak olduğunu ve durumda bulunduğunu ve konuşamadığını, şikayetçi olduğunu, oğlu ve kendi adına davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
Küçük katılan ..... hakkında A.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20/12/2016 ve 08/02/2019 tarihli adli raporlarda; yaralanmasının, hayati tehlike yarattığı, kemik kırıklarının meydana gelmesine, yüzde sabit izin oluşumuna ve duyu ve/veya organlardan birinin işlevinin sürekli yitimine neden olduğu belirtilmiştir.
Soruşturma aşamasında düzenlenen kaza tespit tutanağında; olay yerinde hız limitinin 70 km/s olduğu, kaza noktasına 30 cm uzaklıkta yaya geçidi yol şeridi levhasının bulunduğu, kavşağın bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun aracının hızını kavşaklara ve yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Soruşturma aşamasında trafikçi bilirkişi ..... tarafından düzenlenmiş olan 23/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda;suça sürüklenen çocuğun seyir halindeyken kendi beyanına göre önündeki plakasını alamadığı aracın sola manevra yapması sonucu kendisinin de sola manevra yaparak direksiyon hakimiyetini kaybedip solundaki orta refüj bordür taşlarına çarptığını belirtiği, sürücülerin kavşaklara, yaya geçitlerine yaklaşırken hızlarını azaltmaları gerektiği, araç sürücülerinin seyir halindeyken önlerinde araçları güvenli ve yeterli mesafeden izlemek zorunda olduğu, suça sürüklenen çocuğun bu kurallara uymaması nedeniyle asli kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen kazaya karışan motosiklet önündeki yanlış manevra yapan araç sürücüsünün ise; arka ve yan trafiği kontrol etmeden şerit değiştirmeye teşebbüs etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Yargılama sırasında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenmiş olan 25/09/2018 tarihli rapora göre; suça sürüklenen çocuğun aracının seyrini yol ve mahal şartlarına göre ayarlamadığı, yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, aracındaki yolcuya takması gereken kaskı taktırmadığı, kendi şeridine yönelip seyrini kısmen etkileyen plakası ve sürücüsü belirsiz araca karşı manevra kabiliyeti yüksek motosikleti ile zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmayarak sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybedip orta refüje çarparak yol dışı kaldığı olayda asli kusurlu olduğu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün nizamlara aykırı şekilde araç kullanarak suça sürüklenen çocuğun seyrini kısmen etkilediği olayda tali derecede kusurlu olduğu, katılan .....'un yolculuk esnasında takması gereken kaskı takmayarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmesi nedeniyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Soruşturma aşamasında taraflar arasındaki uzlaşmanın olumsuz neticelendiğine dair uzlaşma raporunun düzenlendiği görülmüştür.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında; Olay tarihi itibari ile 16 yaşında olan suça sürüklenen çocuğun kullandığı ..... plakalı motorsiklet ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje çarpmak suretiyle kaza yaptığı, olay anında motorsiklette yolcu olarak bulunan 14 yaşındaki .....'un kaza nedeni ile hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamını 2. Derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, organ kaybına neden olacak, yüzde sabit ize neden olacak ve bilinci kapalı yatağa bağımlı halde bitkisel hayat şeklinde yaralandığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK'nın 89/1, 89/3-a-b-d, 31/3 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE TARTIŞILMASI:
Dairemizce yapılan yargılama sonucunda iddia, katılan beyanları, suça sürüklenen çocuğun savunması, trafik kazası tespit tutanağı, CD inceleme ve çözüm tutanağı, küçük katılan ..... hakkında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 20/12/2016, 08/02/2019 tarihli raporları, bilirkişi ..... tarafından düzenlenen 23/03/2017 tarihli kusur raporu, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 25/09/2018 tarihli kusur raporu, suça sürüklenen çocuğa ait nüfus ve adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Olay günü saat 22.10 sıralarında 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuk .....'un sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı motosikleti ile yanında yolcu olarak bulanan yaşı küçük katılan ..... ile birlikte Yeşilırmak caddesini takiben Varsak yönüne doğru seyir halindeyken kaza mahalli olan 82 numara önüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybedip motosikletin ön kısmı ile seyir istikametine göre sol tarafta bulunan orta refüje çarpması sonucu motosiklette yolcu olan katılan .....'un yaralandığı, adli raporlara göre yaralanmasının; vücudunda kemik kırığı oluşturacak, yüzünde sabit iz teşkil edecek, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde olduğu, soruşturma aşamasında taraflar arasındaki uzlaşmanın olumsuz neticelendiği, küçük katılan .....'un babası olan katılan .....'un olaydan hemen sonra 24/10/2016 günü saat 03.15 tarihinde verdiği ifadesinde suça sürüklenenden şikayetçi olmadığını ancak daha sonra 04/11/2016 tarihinde emniyette verdiği ifadesinde ve sonraki ifadelerinde ise suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olduğunu belirttiği, suça sürüklenen müdafii, katılanın suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olmadığını bu nedenle hastane polisine verdiği ifadenin geçerli olmadığının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiş ise de; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23/11/2016 tarih, 2016/7309 Esas 2016/12920 Karar sayılı kararı dikkate alındığında; anne ve babanın, çocuklarını birlikte temsile yetkili olup, temsil yetkisini beraber kullanabileceklerinden suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olan 06/11/2001 doğumlu küçük katılanın babası katılan ..... soruşturma aşamasında kolluk görevlilerine verdiği 24/10/2016 tarihli ilk ifadesinde suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan etmiş ise de diğer kanuni temsilci olan anne .....'un bu husus ile ilgili beyanının alınmamış olması, katılan .....'un şikayetten vazgeçmeye ilişkin kollukta verdiği ilk beyanına herhangi bir muvafakatinin bulunmaması, katılanın vekillerinin de suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasını talep etmiş olması nedeniyle katılan .....'un suça sürüklenen çocuk hakkındaki şikayetçi olmadığına ilişkin beyanına Dairemizce itibar edilmemiş, aracının seyrini yol ve mahal şartlarına göre ayarlamayarak, yola gereken dikkat ve özeni göstermeyen, aracındaki yolcuya takması gereken kaskı taktırmayan, kendi şeridine yönelip seyrini kısmen etkileyen plakası ve sürücüsü belirsiz araca karşı manevra kabiliyeti yüksek motosikleti ile zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmayarak sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybedip orta refüje çarparak yol dışı kalan suça sürüklenen çocuğun olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün nizamlara aykırı şekilde araç kullanarak suça sürüklenen çocuğun seyrini kısmen etkilediği olayda tali derecede kusurlu olduğu, katılan .....'un ise yolculuk esnasında takması gereken kaskı takmayarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmesi nedeniyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu kanaatine varılmış, her ne kadar Antalya 2. Çocuk Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında asli kusurlu olduğu ve katılanın yaralanmasının niteliği gerekçe gösterilerek temel ceza hapis cezası olarak tercih edilmiş ve takdiri indirim maddesi uygulanmayarak sonuç olarak suça sürüklenen çocuğun 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, adli sicil kaydının incelenmesinden herhangi bir sabıkası bulunmayan, olayın oluş şekline göre Dairemizce de asli kusurlu kabul edilen suça sürüklenen ..... hakkında küçük katılan .....'u taksirle yaralamak suçundan TCK'nın 89/1 maddesi gereğince iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, katılan mağdurun yaralanmasının ağırlığı ve suça sürüklenen çocuğun taksire dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak tercihen 300 gün adli para cezası belirlenmiş, olayda suça sürüklenen çocuk hakkında bilinçli taksirin uygulanma koşulları oluşmadığından bilinçli taksir hükümleri uygulanmamış, eylemin küçük katılan .....'un hayati tehlike geçirmesine, vücudunda kemik kırığı oluşmasına, yüzünde sabit izin meydana gelmesine ve duyularından veya organlarından birinin işlevini sürekli yitirilmesine neden olduğu anlaşıldığından TCK'nın 89/3-b maddesi gereğince temel cezadan bir kat artırım yapılmış, suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle TCK'nın 31/3 maddesi gereğince 1/3 oranında cezadan indirim yapılmış, cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilmiş, katılanın zararı tamamen giderilmediğinden CMK'nın 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek oy birliği ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere;
Antalya 2. Çocuk Mahkemesinin 19/07/2019 tarih, 2017/175 Esas, 2019/442 Karar sayılı kararının CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA;
1-Suça sürüklenen çocuk .....'un, katılan .....'u taksirle yaralama suçundan sabit olan eylemine uyan TCK'nın 89/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suça sürüklenen çocuğun olaydaki kusur durumu ve meydana gelen sonucun ağırlığı - suça sürüklenen çocuğun asli kusurlu olarak katılanın kemik kırığı oluşturacak, yüzünde sabit iz teşkil edecek, duyularından veya organlarından birinin işlevini sürekli yitirilmesine neden olacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olması - nazara alınarak takdiren, teşdiden ve tercihen 300 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Olayda bilinçli taksirin unsurları oluşmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 22/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
3-Suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu katılanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli olarak yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı anlaşıldığından TCK'nın 89/3-b maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa verilen ceza bir kat artırılarak 600 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Suça sürüklenen çocuk suç tarihinde 15-18 yaş gurubunda olduğundan cezasından TCK.nın 31/3 maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılarak 400 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak suça sürüklenen çocuğun cezasından takdiren TCK'nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 333 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-TCK'nın 52/2 maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa gün olarak verilen adli para cezasının günlüğü takdiren 20,00TL'den hesap edilerek 6.660,00TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
7-Suça sürüklenen çocuğun ekonomik ve şahsi hali göz önünde bulundurularak suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK' nın 52/4. maddesi uyarınca birbirini takip eden birer aylık 20 eşit taksitle tahsiline taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin suça sürüklenen çocuğa bildirilmesine,
8-Katılanın zararı karşılamadığından suça sürüklenen çocuk hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
9-Katılanlar ..... ve ..... kendilerini aynı vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Asliye Ceza Mahkemeleri için öngörülen 3.400.00TL vekalet ücreti ile Bölge Adliye Mahkemelerinde bir duruşma için öngörülen 1.700,00TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 5.100,00TL'nin suça sürüklenen çocuktan alınarak katılanlara ödenmesine,
10-İstinaf yargılaması suça sürüklenen çocuk lehine sonuçlandığından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri düşüldükten sonra suça sürüklenen çocuğun sorumlu olduğu suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama gideri olarak 3 adet davetiye gideri 33,00 TL, bilirkişi sarf ücreti 120,00 TL, Adli Tıp gideri 314,50 TL, 1 adet posta gideri 14,50 TL olmak üzere toplam 482,00TL'nin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
İlişkin, suça sürüklenen çocuğun ve katılanların yokluğunda, suça sürüklenen çocuk müdafiinin, katılanlar vekilinin yüzlerine karşı, Cumhuriyet savcısı .....'un (….) katılımı ile talebe uygun olarak CMK'nun 286/2-d maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile açık yargılama sonucunda verilen karar usulen okunup anlatıldı. 08/07/2020 (¤¤)