(5271 S. K. m. 286)
Yerel Mahkemece trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2021 tarih ve 2019/725 Esas, 2021/223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen mahkumiyet kararında; usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığından;
Sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 20/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
DENİZLİ
7. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2019/725
KARAR NO: 2021/223
SUÇ: Alkol veya Uyuşturucu Maddenin Etkisi Altındayken Araç Kullanma, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
SUÇ TARİHİ/SAATİ: 08/10/2019
KARAR TARİHİ: 09/03/2021
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Denizli C. Başsavcılığının 05/11/2019 tarih ve 2019/12006 Esas sayılı iddianamesi ile mahkememize açılan kamu davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Denizli C. Başsavcılığının 05/11/2019 tarih ve 2019/12006 Esas sayılı iddianamesi ile Suç tarihinde sanığın yönetimindeki ...... plaka sayılı araç ile alkollü vaziyette seyir halindeyken Denizli Emniyeti yetkililerince durdurulmak istendiğinde aracıyla geri manevra yaparak kontrol noktasından uzaklaştığı, bilahare emniyet yetkililerince sanığın takibi sonucu yakalandığı ve yapılan kontrolde sanığın 1,06 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın aldığı alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak durumda olmasına rağmen araç kullandığı, atılı suçun bu şekilde gerçekleştiği, iddia, 08.10.2019 tarihli alkol raporu, Emniyet yetkililerince düzenlenen 08.10.2019 tarihli tutanaklar, sanığın beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın yargılamasının mahkemenizde yapılarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK.'nın 179/3 delaletiyle 179/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanık hakkında TCK.nun 53. maddesinde öngörülen güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi istemiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.
C. Savcısı esasa ilişkin mütalasında Sanığın olay tarihinde tanıkların uygulama yaptığı noktaya yaklaştığı daha sonra aracını durdurarak boş araziye girdiği, yapılan kontrollerde 1.06 promil alkollü olduğunun tespit edildiğinin tanık beyanları, tutanak ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı alkollü araç kullanma suçunu işlediği anlaşılmakla TCK 179/3 yollamasıyla 179/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasını talep etmiştir.
SANIK ...... SAVUNMASINDA; "karakoldaki beyanlarımı tekrar ederim. Aracın dışında gelirken almış olduğum 4 tane bira içiyordum sonra bir polis koşturarak geldi. Ehliyetini ver ehliyetini ver dedi. Bende neden veriyorum ben tarlanın içindeyim dedim. Sonra ısrarlı bir şekilde ekip motoruna kadar beni götürüver dedi. Bende ısrar etmesi üzerine götürdüm sonra alkolmetre üflettiler alkollü araç kullanmaktan işlem yaptılar halbuki ben alkollü araç kullanmamıştım. Sağ koltuğuna oturarak trafik motorunun yanına oturtup bana alkollü araç kullandırtmış oldu. Ayrıca ben polislerin tutmuş olduğu tutanağı da kabul etmiyorum. Benim geri geri giderek araziye girmem söz konusu değildir ben zaten arazideydim. Ben işten çıkıp eve giderken yorgunluğu atmak için marketten bira almıştım ve sonrasında bahsi geçen araziye girmiştim. Ayrıca olaya ilişkin ......, ...... ve amcam ...... şahittirler. ...... ben bira içerken selam verip de geçti, yanında da ...... vardı. Tarlanın ortasında polis memuruyla konuşmamıza şahit oldular. ...... de aracımı tarla içinden çıkarıp götüren kişidir. Suçlamayı kabul etmiyorum, beraatime karar verilmesini talep ederim dedi. " şeklinde savunmada bulunmuştur.
TANIK …… BEYANINDA: "Olay günü uygulama yapıyorduk, uygulama noktasına 100-150 metre kala şahıs uygulama yaptığımızı görünce kendine göre sağ tarafına girdi. Uygulama noktamızı gören veya tepe lambamızı gören sürücüler ya bir gerideki sokaktan kaçıyorlar ya da tarla içerisine girip arabasını park edip kaçıyorlar. Tanıklık ücreti istemiyorum dedi.
Tanığın önceki beyanı okundu lüzumuna binaen soruldu: Doğrudur. Aynen tekrar ederim dedi. Araçtan tam indiği sırada da ben alıp uygulama noktasına götürdüm." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK …….. BEYANINDA: "olay nedeniyle tutmuş olduğumuz tutanakta ki yazılanları tekrar ederim. Her zaman olduğu gibi Uygulama noktasına 100-150 metre kala sağ tarafa döndüğünde motorlu polis memuru gider alır. Şahıslar bu şekilde kaçmaya teşebbüs ediyorlar ancak gözden kaybolmadıkları için oraya gidip bakıyoruz. Dedi.
Tanığın önceki beyanı okundu lüzumuna binaen soruldu: Doğrudur. Aynen tekrar ederim dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Deliller; iddia, 08.10.2019 tarihli alkol raporu, Emniyet yetkililerince düzenlenen 08.10.2019 tarihli tutanak, sanık beyanı, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamı
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Yapılan yargılama sonucunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Suç tarihinde sanığın yönetimindeki ...... plaka sayılı araç ile alkollü vaziyette seyir halindeyken Denizli Emniyeti yetkililerince durdurulmak istendiğinde aracıyla geri manevra yaparak kontrol noktasından uzaklaştığı, bilahare emniyet yetkililerince sanığın takibi sonucu yakalandığı ve yapılan kontrolde sanığın 1.06 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın aldığı alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak durumda olmasına rağmen araç kullandığı, atılı suçun bu şekilde gerçekleştiği, iddia, 08.10.2019 tarihli alkol raporu, Emniyet yetkililerince düzenlenen 08.10.2019 tarihli tutanaklar, sanığın beyanı, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilmediği böylelikle sanığın iddianame ile üzerine yüklenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinin sabit olması nedeniyle 1.500,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak hükmolunan adli para cezasının 5237 sayılı yasanın 52/4 maddesi uyarınca birbirini takip eden 10 eşit taksitte ve birer ay ara ile sanıktan tahsiline, 5237 sayılı yasanın 52/4 maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı), adli para cezasının ertelenmesi mümkün olmadığından TCK. 51/1 maddesi gereğince sanığa verilen adli para cezasının ertelenmesine kanunen yer olmadığına, dosya kapsamı, elde edilen deliller göz önüne alınarak, sanık hakkında yukarıdaki kanun maddelerinden başka lehe ve aleyhe kanun maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına, karar kesinleştiğinde; sanığın sabıka kaydında gözüken, Denizli 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/717 esas ve 2018/15 karar sayılı "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" dair karar verildiği anlaşılan ilam yönünden gereğinin takdir ve ifası için mahkemelerine kesinleşme şerhi verilmiş karar örneği ekli müzekkere yazılmasına, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Sanığın C.M.K.'nın 223/5. maddesi gereğince, iddianame ile üzerine yüklenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinin sabit olması nedeniyle MAHKUMİYETİNE,
a) Emsal nitelikteki yeni tarihli Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.06.2016 tarih 2015/15848 E., 2016/10123 K. sayılı ilamında "...Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiği..." belirtilmekle ve sanığın da yaptırılan alkol muayenesinde 106 promil alkollü çıktığı anlaşılmakla; sanığın, trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemine uyan TCK Madde 179/3 maddesi delaletiyle ve 179/2 maddesi gereğince, aynı kanunun 61/1 maddesine göre suçun işleniş biçimi göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan temel ceza olarak 3 ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
b) Hükmolunan cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi, lehine takdiri hafifletici sebep kabul edilerek cezası TCK 62 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sonuç ceza olarak 2 ay 15 gün Hapis Cezası ile cezalandırılmasına,
c) Cezadan başkaca artırma ve eksiltmeye yer olmadığına,
d) Başka bir suç nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılmış olan ve beş yıllık denetim süresi içerisinde, eldeki davanın konusunu oluşturan kasıtlı suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında, " denetim süresi içerisinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinden" , 6545 Sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik CMK 231/8 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
e) TCK 50/1. maddesi gereğince; sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık gözetilerek kısa süreli 2 ay 15 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine,
f) TCK 52/3 maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 75 tam gün olarak belirlenmesine ve TCK 52/2 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının bir günü sanığın ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak takdiren 20 TL den hesap edilerek 1.500,00 TL ADLİ PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
g) Sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak hükmolunan adli para cezasının 5237 sayılı yasanın 52/4 maddesi uyarınca birbirini takip eden 10 eşit taksitte ve birer ay ara ile sanıktan tahsiline,
h) 5237 sayılı yasanın 52/4 maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapıldı),
ı) Adli para cezasının ertelenmesi mümkün olmadığından TCK. 51/1 maddesi gereğince sanığa verilen adli para cezasının ertelenmesine kanunen yer olmadığına,
i) Dosya kapsamı, elde edilen deliller göz önüne alınarak, sanık hakkında yukarıdaki kanun maddelerinden başka lehe ve aleyhe kanun maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına,
j) Karar kesinleştiğinde; sanığın sabıka kaydında gözüken, Denizli 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/717 esas ve 2018/15 karar sayılı "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" dair karar verildiği anlaşılan ilam yönünden gereğinin takdir ve ifası için mahkemelerine kesinleşme şerhi verilmiş karar örneği ekli müzekkere yazılmasına,
2. Yargılama gideri terkin sınırının altında kaldığından kamu üzerine bırakılmasına,
Dair, sanık ve sanık müdafinin yüzüne karşı, tefhim tarihinden itibaren 7 gün içinde Denizli merkezde (yargı sınırları içinde) bulunanlar için doğrudan, Denizli merkez (yargı sınırları) dışında bulunanlar için bulundukları yer Asliye Ceza Mahkemesi kanalıyla mahkememize gönderecekleri bir dilekçe ile veya mahkememize müracaat ile beyanı zabıt katibince tutanağa geçirilmek suretiyle, tutuklu sanıklar yönünden ise tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya ceza infaz kurumu veya tutukevi idaresi aracıyla mahkememize gönderecekleri bir dilekçe ile 5271 sayılı CMK'nun 272 ve 273. Maddeleri uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesine istinaf yolu açık olmak üzere, yasa yoluna gidilmediği takdirde kararın kesinleştirilmek üzere C. Savcısı mütalaasına uygun verilen karar, açıkça okundu.09/03/2021 (¤¤)