(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 231, 280) (5237 S. K. m. 22, 52, 53, 61, 62, 89) (YCGK 28.04.2009 T. 2008/1-260 E. 2009/107 K.) (YCGK 13.10.2009 T. 2009/4-148 E. 2009/230 K.) (YCGK 03.06.2008 T. 2008/1-89 E. 2008/158 K.)
Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarih ve 2018/15 Esas, 2018/376 Karar sayılı mahkumiyet kararına karşı sanık müdafii ve katılan vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, CMK'nın 280/1-g maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine karar verilip yapılan yargılama sonucunda oluşan vicdani kanaate göre; gereği görüşülüp düşünüldü:
A) İLK DERECE MAHKEMESİ YARGILAMASI
İDDİA:
Serik Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2017 tarih ve 2017/1395 Esas, 2017/1387 numaralı iddianamesi ile sanık M. A. hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılması için Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Katılan A. K. ilk derece mahkemesindeki şikayet ve delillerinde özetle; Olayı kısmen hatırladığını, yaya olarak bulunduğu yerde düğün nedeniyle yolun sağının solunun araç dolu olduğunu, sanığın aracının kendilerinden önce bir arabaya çarptığını, daha sonrada kendilerine çarptığını, yanında kayınpederinin de olduğunu, yolda olmadığını, kaldırımda olduğunu, sol koluna platin takıldığını, dizinde hala sıkıntı olduğunu, doktora gidip geldiğini, bulunduğu yerde ışığın olmadığını, sanıktan şikayetçi olduğunu, maddi zararının karşılanmadığını beyan etmiştir.
Katılan vekili ilk derece mahkemesindeki şikayet ve delillerinde özetle; Sanığın cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık M. A. ilk derece mahkemesindeki savunmasında özetle; Eşiyle birlikte Gebiz'e dönmek için yola çıktıklarını, Töngüçlü Mahallesinin girişinde hafif viraj olduğunu, yolun ortasında iki kişinin karşısına çıktığını, bunlardan birinin katılan mıydı hatırlamadığını, yolun ortasındaki kişilerden birisinin kaçtığını, ancak birisine çarptığını, yolun karanlık olduğunu, şahısların yolun ortasında olduğunu ve yol kenarlarının da sağlı sollu olarak düğün nedeniyle arabalarla dolu olduğunu, arabaların park etmiş olduğunu, kaza sonrasında ortamın kalabalıklaştığını, ambulansı aradığını, olay nedeniyle yaralanmadığını, frene bastığını, frene basmasaydı çok daha büyük hasarın meydana geleceğini, kendisinde kusur olmadığını, kusurun katılanda olduğunu, yolun zaten kapalı olduğunu, kendileri de yolun ortasında olduğunu, şikayetten vazgeçme olursa kabul ettiğini, suçsuz olduğunu, öncelikle beraatını istediğini, mahkeme aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.
Sanık müdafii ilk derece mahkemesindeki savunmasında özetle; Müvekkilinin beyanlarına katıldıklarını, rapordaki tali kusuru da kabul etmediklerini, müvekkilinin tamamen kusursuz olduğunu beyan etmiştir.
İLK DERECE YARGILAMASINDA YAPILAN İŞLEMLER VE TOPLANAN DELİLLER:
Yapılan yargılama sırasında; sanığın usulüne uygun savunmasının alındığı, şikayetçinin usulüne uygun şikayet ve delillerinin tespit edildiği, sanığın sabıka ve nüfus kaydının getirtildiği, sanığın sabıkasının olmadığı, şikayetçinin suçtan zarar görme ihtimaline binaen davaya katılan olarak katılmasına karar verildiği, katılanın sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, suçtan meydana gelen zararın karşılanmadığı, uzlaşmanın yaptırıldığı, ancak olumsuz sonuçlandığı anlaşılmıştır.
Tanık D. B. ilk derece mahkemesince keşif sırasında alınan olay hakkındaki bilgi ve görgüsünde özetle; Olay günü katılan A. K. ile beraber karşıdan karşıya geçerlerken kazanın meydana geldiğini, karşıdan gelen aracı fark etmeleri ile A.'ye vurmasının aynı anda olduğunu, A.'nin elinin de kendisine çarptığını, aracın kendilerine vurmadan önce başka araca vurup vurmadığını hatırlamadığını, orasının düğün evi olduğunu, kusurlarının olmadığını, bütün kusurun sanıkta olduğunu, olay günü kendisinin alkollü olmadığını beyan etmiştir.
Tanık M. E. B. ilk derece mahkemesince keşif sırasında alınan olay hakkındaki bilgi ve görgüsünde özetle; Olay günü direğin dibinde aracının içerisinde olduğunu, sanığın katılanlara vurmadan önce bir araca çarptığını, sonra yoldaki katılana çarptığını, ışıklarının yandığını, frene bastığını hatırladığını, kaza sırasında arabanın kontrolünü kaybettiğini, kaza yerine koşup gelene kadar aracın yerinde olmasına rağmen sürücünün olmadığını, aracın yanında kimsenin olmadığını, olayla ilgili bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir.
Tanık K. A. ilk derece mahkemesince keşif sırasında alınan olay hakkındaki bilgi ve görgüsünde özetle; Sanığın eşi olduğunu, olay günü Levent marka araçları ile normal hızla gitmekte olduklarını, aracın lambalarının yandığını, yolda iki kişiyi gördüklerini, karşıdan karşıya geçmekte olduklarını, eşinin vurmamak için arabanın direksiyonunu sola kırdığını, o sırada soldaki park halindeki araca çarptığını, ancak yine de katılana vurmaya engel olamadığını, frene basıp basmadığını hatırlamadığını, ancak hızlarının az olduğunu, aracın vurma anında nasıl çarptığını tam bilmediğini, sağ taraftaki kapının dibine A.'nin düştüğünü, onunda kendilerine çarpmış olabileceğini, alkollü olduğunu, komşularının aşağıdan gelip kendilerini karakola götürdüğünü, olay mahallinden kaçmadıklarını, yerde yatan bir insan varken nereye gideceğiz dediklerini, durmamıza gerek yok dediklerini, olay mahallinde aracı bırakıp gittiklerini, ambulansın geldiğini, ondan sonra gittiklerini beyan etmiştir.
Trafik kazası tespit tutanağına göre; sanığın şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, katılanın ise yayaların yürümesine ayrılmış kısımların kullanılmasının mümkün olmadığı veya bulunmadığı hallerde, taşıt trafiğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yolunda yürümek kuralını ihlal ettikleri tespit edilmiştir.
Soruşturma evresinde alınan 02/05/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde katılanın, taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak gidiş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktık, ancak yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu, sanığın sürücüler hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu, diğer sürücü B. G. D.'ın kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
21/05/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanığın hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu, katılanın alkollü olarak yolun karşı tarafına yolu kontrolsüz, aracın hızını, kendi güvenliğini sağlamadan geçmeye çalıştığı değerlendirildiğinde tam asli kusurlu, diğer sürücü B. G. D.'ın kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Katılanın kesin doktor raporuna göre; basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı oluşturacak, organ kaybı yönünden ise 18 ay sonra rapor verilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;
Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarih ve 2018/15 Esas, 2018/376 Karar sayılı kararı ile "Yapılan yargılama sonucunda; Meydana gelen kaza ile ilgili alınan bilirkişi raporunda, trafik kazasının oluşumunda A. K. ve D. B.'ın asli kusurlu olduğu, M. A.'ın tali kusurlu olduğu, Bu husus da mahkemece keşif yapıldığı ve bilirkişi raporunun dosyamız içine girdiği sanığa tali kusur yüklendiği, sanık M. A.'ın üzerine atılı müşteki A. K.'a yönelik suçun uzlaşma kapsamında olmasından dolayı, müşteki ile sanık arasında yapılan uzlaşma görüşmelerinde uzlaşmanın sağlanamadığı, sanık, müşteki ve tanığı dinlemiş usulüne uygun uzman bilirkişi marifetiyle keşif yaptırmıştır. Sanığa isnat edilen suç sanığın işlediği" gerekçesiyle sanığın eylemine uyan TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 62/1, 52/2 maddeleri gereğince neticeten 3.024,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF TALEBİ:
Sanık müdafii 28/05/2018 tarihli istinaf dilekçesinde özetle: Verilen kararın yasa ve usule aykırı olduğunu, müvekkilinin olayda kusurunun olmadığını, raporlar arasında çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor aldırılmasını istediklerini, sanığın cezalandırılmasına ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Katılan vekili 24/05/2018 Tarihli istinaf dilekçesinde özetle: Verilen kararın yasa ve usule aykırı olduğunu, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YARGILAMASI
DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİNE VE DURUŞMA HAZIRLIĞI İŞLEMLERİNE BAŞLANMASINA İLİŞKİN KARAR:
İstinaf başvuruları, Üye Hakimin ön önceleme ve inceleme raporları ile birlikte tüm dava dosyası ile birlikte sunulan deliller inceledikten sonra; Dairemizce "İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne konu olayın, delillerin, katılanın yaralanmasına ilişkin kesin rapor alınmasının gerekip gerekmediğinin, kusur durumunun, ceza miktarının ve gerekçenin heyetçe yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaati ile duruşma açılmasına karar verilmesi" sonucuna varıldığından CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF AŞAMASINDA YAPILAN İŞLEMLER ve TOPLANAN DELİLLER:
Katılan A. K. istinaf aşamasındaki şikayet ve delillerinde özetle; Sanıktan şikayetçi olduğunu, sanığın cezalandırılmasını istediğini beyan etmiştir.
Katılan vekili istinaf aşamasındaki şikayet ve delillerinde özetle; Kusur oranına itiraz ettiklerini, yeniden rapor aldırılmasını istediklerini, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık M. A. istinaf aşamasındaki savunmasında özetle; Önceki beyanlarını tekrar ettiğini, eşiyle birlikte Gebiz'e giderken Töngüşlü Mahallesinin girişinde hafif viraj olduğunu, yolun ortasında iki kişinin karşısına çıktığını, araçla birine çarptığını, yolun karanlık olduğunu, şahısların yolun ortasında olduğunu, olay yerinde yolda sağlı sollu arabalar olduğunu, ortamın kalabalık olduğunu, daha sonra orada düğün olduğunu öğrendiğini, olay nedeniyle kusurunun olmadığını, olay anında frene bastığını, frene basmasaydı çok daha büyük hasarın meydana geleceğini, öncelikle beraatını istediğini, mahkeme aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.
Sanık müdafii istinaf aşamasındaki savunmasında özetle; Müvekkilinin önceki savunmalarını tekrar ettiğini, kazanın oluşmasında müvekkilinin kusurunun olmadığını, müvekkilinin tüm tedbirleri aldığını, katılan sarhoş olduğundan dolayı, müvekkilin aracının yan tarafına çarparak düştüğünü, kazanın meydana gelmesinde katılanın alkollü olmasının etkisi olduğunu beyan etmiştir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24/07/2019 tarihli raporuna göre; Sanık sürücü M. A. idaresindeki kamyonet ile gece vakti seyri sırasında dikkatini yola vermesi, düğün kalabalığı olan mahalde hızını asgari düzeye düşürüp müteyakkız olması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek yol üzerindeki yayalara çarpmamak amacıyla karşı şeride geçip sürücü B. G. D. idaresindeki otomobile çarpıp savrularak müşteki yaya A. K.'a çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile neden olduğu olayda eşdeğer oranda kusurlu olduğu, katılan yaya A. K. karşıdan karşıya geçmeden önce yolu iyice kontrol etmesi, gelmekte olan araçların durumlarına dikkat etmesi, önce tam olarak geçiş güvenliğini sağlaması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek kontrolsüz bir şekilde gelen sanık sürücü idaresindeki aracın sadmesine maruz kaldığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile eşdeğer oranda kusurlu olduğu, sürücü B. G. D. idaresindeki otomobil ile seyri sırasında sanık sürücü idaresindeki kamyonet ile çarpıştığı olayda atfı kabil kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17/01/2020 tarihli katılanın kesin doktor raporuna göre; basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı oluşturacak, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaralandığının bildirildiği anlaşılmıştır.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜ: Olay tarihinde sanığın kullandığı 07 ...plakalı kamyonet ile seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayaları görmesi üzerine direksiyonu sola çevirdiğinde karşı istikametten gelen 07 ...plakalı araca çarpması sonucu savrularak yaya olan mağdura çarptığı ve mağdurun hayati tehlike geçirecek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamını 6. derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak ve organlardan birisinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, olayın meydana gelmesinde sanığın kusurlu olduğu anlaşılmakla sanığın eylemine uyan TCK'nın 89/1, 89/2-a-b-e ve 53/6 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
OLAYIN KABULÜ, EYLEMİN NİTELENDİRİLMESİ, İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ YASAYA AYKIRILIK SORUNU: CEZANIN BELİRLENMESİ ve BİREYSELLEŞTİRİLMESİ:
Olay tarihinde sanık M. A.'ın sevk ve idaresindeki... plakalı kamyonet ile Antalya yönünden Gebiz istikametine Abdurrahmanlar Yolu üzerinde seyrederken olay mahalline geldiğinde yol üzerindeki yayalar sebebiyle sola manevra yaparak karşı şeride geçerek bu yöndeki sürücü B. G. D.'ın sevk ve idaresindeki … plakalı otomobilin sol yan kısımlarına çarpıp savrularak, istikametine göre sağ taraftan karşıdan karşıya geçmekte olan katılan A. K.'a çarptığı, meydana gelen kaza soncunda Dairemiz tarafından aldırılan kesin doktor raporuna göre katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı oluşturacak, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı, yine sanık ile katılanın kusur durumuna ilişkin olarak Dairemiz tarafından aldırılan ve Dairemizce de oluşa uygun olduğu değerlendirilen İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24/07/2019 tarihli raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde, sanık M. A.'ın idaresindeki kamyonet ile gece vakti seyri sırasında dikkatini yola vermesi, düğün kalabalığı olan mahalde hızını asgari düzeye düşürüp müteyakkız olması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek yol üzerindeki yayalara çarpmamak amacıyla karşı şeride geçip önce B. G. D. idaresindeki otomobile çarparak akabinde savrularak katılan yaya A. K.'a çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile neden olduğu olayda eşdeğer oranda kusurlu olduğu, katılan yaya A. K.'un karşıdan karşıya geçmeden önce yolu iyice kontrol etmesi, gelmekte olan araçların durumlarına dikkat etmesi, önce tam olarak geçiş güvenliğini sağlaması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek kontrolsüz bir şekilde gelen sanığın idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile eşdeğer oranda kusurlu olduğu, katılanın zararının giderilmediği, katılanın sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın atalı suçlamayı kabul etmediği, sanık savunması, katılanın ve tanıkların beyanları, trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu, ATK raporları, doktor raporları sabıka ve nüfus kayıtları, ehliyete ilişkin bilgiler ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, bu hali ile sanığın katılan ile yukarıda ayrıntısı açıklandığı üzere eş değer kusurlu olarak taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar sanık ve müdafii savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediklerini belirtmiş iseler de; katılanın ve tanıkların aşamalarda birbirini doğrulayan beyanları, bu beyanları teyit eden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporu ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, sanık ve müdafiin ceza almamaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Her ne kadar Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarih ve 2018/15 Esas, 2018/376 Karar sayılı kararı ile sanığın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 62/1, 52/2 maddeleri gereğince neticeten 3.024,00 TL adli para ile cezalandırılmasına, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevrilmeme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; "Ceza Genel Kurulunun 28/04/2009 tarih, 1-260/107E-K, aynı nitelikte Ceza Genel Kurulunun 13/10/2009 tarih ve 4-148/230 E-K., Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 tarih ve 89/158 E-K vb kararlarda belirtildiği üzere; T.C. Anayasasının 141/3, 5271 Sayılı CMK'nun 34/1, 230/1 maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. CMK'nun 230. maddesi uyarınca hükmün gerekçesinde suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirilmesinin yapılması, ceza yasasında öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkumiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe; hükmün dayanaklarını akla, hukuka ve dosya içerisine uygun açıklanmasıdır. Bu nedenle gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi, belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, CMK'nun 230. maddesi uyarınca hükmün gerekçesinde suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmemesinin,
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, eşdeğer kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı oluşturacak, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunmasının,
Katılan hakkında verilen ilk raporda organ ve doku kaybı yönünden 18 ay sonra rapor verileceğinin belirtildiği halde katılanın yaralanmasına ilişkin kesin rapor aldırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin olaya uygun düşmediği ve yasaya aykırı olduğu değerlendirildiğinden" sanık müdafinin ve katılan vekilinin istinaf nedenleri belirtilen nedenlerle kısmen yerinde görülmekle, Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarih ve 2018/15 Esas, 2018/376 Karar sayılı sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan verilen mahkumiyet kararının CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı ve kabul edildiği şekilde; sanık M. A.'ın, katılan A. K.'a karşı üzerine atılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği anlaşıldığından; eylemine uyan TCK'nın 89/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen sonucun ağırlığı - sanığın eşit kusurlu olarak katılanın hayati tehlike geçirecek, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşturacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmasına - neden olması nazara alınarak takdiren, tercihen ve teşdiden gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın eylemi sonucu katılanın hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı oluşacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşıldığından TCK'nın 89/2-a-b-e maddesi gereğince sanığa verilen ceza yarı oranında arttırılmış, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezasından takdiren TCK'nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmış, TCK'nın 52/2 maddesi gereğince sanığa gün olarak verilen adli para cezasının günlüğü takdiren 20,00TL'den hesap edilerek adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, atılı suçun işlenmesi ile oluşan zarar karşılanmadığından sanık hakkında CMK'nın 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, sanığın olaydaki kusur durumu, suçun işlenmesindeki özellikler ve tüm dosya kapsamı gözetilerek sanığa B Sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:,
Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/05/2018 tarih 2018/15 Esas 2018/376 Karar sayılı kararının CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA;
1) Sanık M. A.'ın, katılan A. K.'u taksirle yaralama suçundan sabit olan eylemine uyan TCK'nın 89/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen sonucun ağırlığı - sanığın eşit kusurlu olarak katılanın hayati tehlike geçirecek, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşturacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmasına - neden olması nazara alınarak takdiren, tercihen ve teşdiden 180 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2) Sanığın eylemi sonucu katılanın hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı oluşacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşıldığından TCK'nın 89/2-a-b-e maddesi gereğince sanığa verilen ceza yarı oranında artırılarak 270 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3) Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezasından takdiren TCK'nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 225 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4) TCK'nın 52/2 maddesi gereğince sanığa gün olarak verilen adli para cezasının günlüğü takdiren 20,00TL'den hesap edilerek 4.500,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5) Sanığın ekonomik ve şahsi hali göz önünde bulundurularak sanığa verilen adli para cezasının 5237 Sayılı TCK' nun 52/4. maddesi uyarınca birbirini takip eden birer aylık 10 eşit taksitle tahsiline taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin sanığa bildirilmesine,
6) Atılı suçun işlenmesi ile oluşan zarar karşılanmadığından sanık hakkında CMK'nın 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
7) Sanığın olaydaki kusur durumu, suçun işlenmesindeki özellikler ve tüm dosya kapsamı gözetilerek sanığa Antalya ilinden verilme 31/12/1985 tarihli 56311 nolu, B Sınıfı sürücü belgesinin takdiren TCK'nın 53/6 maddesi gereğince 4 AY SÜRE İLE GERİ ALINMASINA, geri alma süresinin cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlamasına,
8) Katılan A. K. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Asliye Ceza Mahkemeleri için öngörülen 3.400,00 TL vekalet ücreti ile Bölge Adliye Mahkemelerinde birden fazla duruşma için öngörülen 3.400,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 6.800,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine,
9) Yargılama gideri olarak yapılan 14 adet davetiye gideri 196,00 TL, 5 posta gideri 34,54 TL, soruşturma aşaması uzlaştırma gideri 200,00 TL, soruşturma aşaması bilirkişi gideri 330,00 TL, Mahkeme aşaması bilirkişi ve keşif gideri 537,84 TL, Adli Tıp gideri 318,00TL olmak üzere toplam 1.616,38,TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
İlişkin, sanığın, sanık müdafiinin ve katılanın yokluğunda, katılan vekilinin yüzüne karşı, Cumhuriyet savcısı E. B.'un (29566) katılımı ile talebe uygun olarak CMK'nun 286/2-d maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile açık yargılama sonucunda verilen karar usulen okunup anlatıldı. 05.02.2020 (¤¤)