(5271 S. K. m. 141, 142, 223, 280)
DAVA: Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2018 ve 2018/284 Esas, 2018/397 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, CMK'nın 280/1-g maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine karar verilip yapılan yargılama sonucunda oluşan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
KARAR: A- ) İLK DERECE MAHKEMESİ YARGILAMASI
TALEP:
Davacı M. R. N. müdafiinin 04/04/2018 havale tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/141 esas 2017/189 karar sayılı dosyasından yargılanmış olduğunu ve hakkında beraat kararı verildiğini, 23/04/2017 tarihinde tutuklandığını, 11/07/2017 tarihinde tahliye edildiğini, müvekkilinin makine mühendisi olduğunu, tutuklu kaldığı süre içerisinde isnat olunan suçla ilgili büyük mağduriyet yaşadığını, cezaevinde tutuklu kalmasından dolayı büyük üzüntü çektiğini ve müvekkili için 12.898,08 Euro karşılığı Türk Lirası + 4.875,58 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın 23/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendilerine verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı hazine vekilinin 04/07/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili, dava dilekçesi ile haksız tutukluluk iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduklarını, açılan davanın süre bakımından incelenerek reddini talep ettiklerini, mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerekmekte olduğunu, karar kesinleşmeden açılan ya da kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/141 esas sayılı dosyasında verildiği iddia olunan "beraat" kararının ne zaman kesinleştiği bilinmemekle beraber, davacının kesinleşmeyi ne zaman öğrendiğinin 3 aylık sürenin başlangıcının-öğrenme tarihinin ne zaman olduğunun soruşturma ve mahkeme dosyasının celbi ve yapılan işlemler incelenerek tespiti gerektiğini, davanın süresi dolduktan sonra açılmış olması halinde diğer hususlar araştırılmaksızın davanın süre bakımından reddini talep ettiklerini, işbu dava tür ve nitelik itibariyle özel yetki gerektirmesi nedeni ile davacı vekilinin vekaletnamesinde özel yetki olup olmadığının araştırılmasını olmaması halinde davanın reddini talep ettiklerini, davanın davacının ikametgâhlarının bulunduğu yer ağır ceza mahkemesinde açılması gerektiğini, adres araştırması yapılmasını dava tarihinde davacının ikametgahının Antalya olmaması halinde yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/141 esas sayılı dosyasında verildiği iddia olunan "beraat" kararı bakımından açılmış başka davasının olup olmadığının Türkiye genelinde UYAP üzerinden araştırılmasını talep ettiklerini, davada 5271 Sayılı Yasa'nın 141. ve 142. maddelerindeki şartların oluşmadığını, yasal şartlar oluşmadan davanın açıldığını, davanın sair şartlarının mevcut olması halinde dahi talep konusu yapılabilecek meblağın üstünde maddi ve manevi tazminat talep edildiğini, tazminat müessesesi hukuk dışı işlemlerin önlenmesi ve yaptırımı ve telafisi için düzenlendiğini, bahse konu soruşturma ve mahkeme dosyasının incelenmesini, Yasa'nın 141. ve 142. Maddeleri bu kadar geniş ve amaca ve ruha aykırı yorumlanması gerektiğini, kaldı ki bir an için davacının maddi ve manevi tazminat talep şartlarının oluştuğunu düşündüğümüzde de talep edilen tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar nazara alınması gerektiğini, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olması gerektiğini, tazminat müessesesinin ruhuna da aykırı olamaması gerektiğini, ayrıca, 5718 Sayılı M.Ö.H.U.K. 48. maddesine göre ülkemizde maddi ya da manevi tazminat davası açabilmek için yabancı uyruklu kimselerin teminat ödemesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya ödenmiş bir teminat bulunmaması halinde anılan yasaya göre davacı tarafın teminat ödenmesi sağlanması gerektiğini, sonuç olarak ; yasal şartlar oluşmamış ve yersiz açılan davanın reddine, ayrıca Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE YARGILAMASINDA YAPILAN İŞLEMLER VE TOPLANAN DELİLLER:
Mahkemece davacının dava açma şartlarına ilişkin yaptığı tespitte yasaya aykırılığın bulunmadığı, gerekli belgelerin denetime elverişli olacak şekilde getirtildiği ve incelendiği, davacının sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin araştırmanın yaptırıldığı, mükerrer dava açılıp açılmadığının Muhakemat Müdürlüğünden sorulduğu, UYAP sisteminden kontrol edildiği anlaşılmıştır.
Maddi tazminatın belirlenmesi için bilirkişiden 08/10/2018 tarihli rapor aldırılmış, bilirkişi raporuna göre: davacının 79 gün tutuklulukta kaldığı, 26.786,45 TL maddi tazminatı hak ettiğinin belirlendiği görülmüştür.
Davacının Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi 2017/141 esas, 2017/189 karar sayılı dosyasında 2863 Sayılı yasaya muhalefet suçundan dolayı 23/04/2017 - 11/07/2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda CMK'nın 223/2-a maddesi gereği beraatine karar verildiği, kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'nin 2017/3115 esas, 2017/2977 kararına istinaden 26/10/2017 tarihinde kesinleştiği, davacının Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 23/04/2017 tarih, 2017/345 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı ve Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/07/2017 tarihli kararı ile hükümle birlikte tahliyesine karar verildiği, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17/08/2018 tarihli yazısından davacı M. R. N.'nun 23/04/2017 - 11/07/2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı bu suretle davacının 79 gün süre ile tutuklulukta kaldığı anlaşılmıştır.
Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun cevabi yazısına göre; Antalya 1.Sulh Ceza Hakimliği'nin 23/04/2017 tarih ve 2017/345 sorgu sayılı tevkif müzekkeresi ile tutuklanan M. R. N.'nun Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/07/2017 tarih ve 2017/141 esas sayılı tahliye müzekkereleri gereği tahliye edilerek aynı gün serbest bırakıldığının; netice itibariyle Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/141 esas sayılı dava dosyasından dolayı 23/04/2017 - 11/07/2017 tarihleri arasındaki tutukluluğunun infaz gördüğünün bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından davacının işten ayrılması nedeni ile Federal İş Kurumu tarafından 17/07/2017 tarihinde işsizlik parasının ödenmeye başlandığına ilişkin belgenin, uçak biletlerinin, gebelik belgesinin, hastane raporunun, noterlik ücretinin, vekalet ücretine ilişkin serbest meslek makbuzunun, cezaevi giderlerine ilişkin makbuzların, davacının çalıştığı Ocak ve Mart 2017 aylarına ilişkin maaşına dair belgelerin sunulduğu anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2018 ve 2018/284 Esas, 2018/397 Karar sayılı sayılı kararı ile davacı M. R. N.'nun maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilerek " Maddi tazminat yönünden; Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/26823 esas 2014/2345 karar sayılı ilamına göre tutuklandığı tarihlerde sabit gelir getiren bir işi olmayan davacının maddi kaybı ile ilgili itibar edilecek bir belge ibraz edilmesi halinde bu husus dikkate alınarak maddi zararın belirlenmesi gerektiği, belge ibraz edilememesi durumunda ise tazminat istemine konu işlem tarihindeki yaş durumu dikkate alınarak, bu yaş grubu için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Belirtilen Yargıtay kararı dikkate alınarak davacı yönünden tutuklulukta kaldığı 2017 yılına ait maddi kaybı ile ilgili olarak davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 2017 yılının Ocak ve Mart aylarına ait hesap dökümlerine göre davacının 4.347 Euro brüt, 2.584,09 Euro net gelirinin bulunduğu tespit edilmiş, davacının nisan 23/04/2017 - 30/04/2017 tarihleri arasında tutuklulukta kaldığı günler için 689,09 Euronun 01/04/2017 tarihindeki Euro-TL kuru olan 3,9126 TL ile çarpılması sonucu elde edilen 2.696,15 TL, 01/05/2017 - 31/05/2017 tarihleri arasında 2.670,23 Euro'nun 01/05/2017 tarihindeki Euro- TL kuru olan 3,8704 TL ile çarpılması sonucu elde edilen 10.334,85 TL, 01/06/2017 - 30/06/2017 tarihleri arasında 01/06/2017 tarihindeki Euro - TL 2.584,09 Euro'nun 3,9791 TL ile çarpılması sonucu elde edilen 10.282,35 TL ve 01/07/2017-11/07/2017 tarihleri arasında 861,36 Euronun 01/07/2017 tarihindeki Euro - TL kuru olan 4,0321 TL ile çarpılması sonucu elde edilen 3.473,10 TL olmak üzere toplamda 26.786,45 TL maddi tazminata fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, manevi tazminat yönünden; Öte yandan davacının haksız olarak 79 gün süre ile tutuklu kaldığı anlaşıldığından sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında kalmasına neden olan olayın oluş tarzı, suçun niteliği, bu durumun meydana getirdiği üzüntü ve alınacak manevi tazminatın zenginleşme sonucu doğurmayacak miktarda hak ve nesafet kurallarına uygun olması gerektiği hususu da gözetilerek takdiren 30.000 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 23/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine ve manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine " gerekçesi ile 26.786,45 TL maddi, 30.000,00TL manevi tazminatın 23/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU VE SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Verilen kararın yasa ve usule aykırı olduğunu, bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme tarafından hükmedilen maddi ve manevi tazminatın haksız olduğunu, davanın yeterince ve ayrıntılı incelenmeden karar verildiğini beyan etmiş, haksız olan yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B- ) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YARGILAMASI
DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİNE VE DURUŞMA HAZIRLIĞI İŞLEMLERİNE BAŞLANMASINA İLİŞKİN KARAR:
İstinaf başvuruları, Üye Hakimin ön önceleme ve inceleme raporları ile birlikte tüm dava dosyası ile birlikte sunulan deliller inceledikten sonra; Dairemizce "İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı için verilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının heyetçe yeniden değerlendirilmesinin yapılması bakımından duruşma açılmasına karar verilmesi" sonucuna varıldığından CMK'nın 280/1-g maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF AŞAMASINDA YAPILAN İŞLEMLER ve TOPLANAN DELİLLER:
Davacı vekili ile davalı vekili adına duruşma gününü bildirir çağrı kağıtları tebliğ edilerek beyanları tespit edilmiştir.
Davacı vekili istinaf aşamasındaki beyanında özetle: İstinaf dilekçelerini ve dava dilekçelerini tekrar ettiklerini, brüt tutar üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini, çünkü bu dönemde vergilerinin ödenmediğini, sosyal güvenlik kurumu ödemelerinin yapılamadığını, net tutar sadece aldığı ücretin karşılığı olduğunu, dolayısıyla brüt ücret üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiği görüşünde olduklarını, manevi tazminat miktarı da çok düşük tutulduğunu, müvekkilin Almanya'da mühendis olarak çalıştığını, 2 ay 18 gün tutuklu kalması nedeniyle işinden olduğunu ve itibar kaybına uğradığını, aynı dönemde eşinin hamile olduğundan dolayı düşük tehlikesi geçirdiğini, dolayısıyla manevi tazminat taleplerinin tamamının kabul edilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı hazine vekili istinaf aşamasındaki beyanında özetle: Öncelikle davanın reddine karar verilmesini istediklerini, istinaf dilekçelerini tekrar ettiklerini beyan etmiştir.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜ: Davacının 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan 23/04/2017 tarihinde tutuklandığı, 11/07/2017 tarihinde tahliye edildiği, davacı hakkında yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiği anlaşılmakla, davacının davasının kabulüyle tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL:
Davacının yurt dışında yaşadığı ve makina mühendisi olarak çalıştığının iddia edildiği, davacı hakkında 2863 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan işlem yapıldığı, davacının 23/04/2017 tarihinde Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/345 sorgu sayılı kararı ile atılı suçtan tutuklandığı, 11/07/2017 tarihinde Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/141 esas sayılı dosyasında tahliye olduğu, davacının Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/07/2017 tarih ve 2017/141 esas, 2017/189 karar sayılı dosyasında, 2863 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan yargılandığı ve beraatına karar verildiği, kararın 26/10/2017 tarihinde kesinleştiği, davanın süresi içerisinde 27/03/2018 tarihinde açıldığı, cezaevi yazısı içeriğine göre tutukluluğunu infaz gördüğü, bilirkişi raporuna göre: davacının 79 gün tutuklulukta kaldığı, 26.786,45 TL maddi tazminatı hak ettiğinin belirtildiği, Mahkemenin bilirkişi raporuna esas aldığı; 26.786,45 TL maddi, 30.000,00TL manevi tazminata hükmedildiği, 23/04/2017 tarihinden itibaren de faiz ödenmesine hükmettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Mahkemece davacının dava açma şartlarına ilişkin yaptığı tespitte yasaya aykırılığın bulunmadığı, gözaltı, tutuklama, tahliye kararlarının, gerekçeli kararın ve kesinleşmesine ilişkin gerekli belgelerin denetime elverişli olacak şekilde getirtildiği ve incelendiği, davacının sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin araştırmanın yaptırıldığı, mükerrer dava açılıp açılmadığının Muhakemat Müdürlüğünden sorulduğu, UYAP sisteminden kontrol edildiği, tarafların dinlenildikleri anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından madde tazminat kapsamında, davacının ve yakınlarının uçak biletlerinin, noterlik ücretinin, vekalet ücretinin, cezaevi giderlerinin maddi tazminat kapsamında ödenmesini talep etmiş ise de; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18/02/2019 tarih ve 2018/8525 esas, 2019/2137 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; maddi tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeni ile davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08/10/2018 tarih ve 2018/4954 esas, 2018/9327 karar sayılı kararında ve benzeri bir çok kararında belirttiği üzere; davacının, tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken yatak, yol, iaşe bedeli ile cezaevi harcamaları, cezaevi ziyaretçilerinin yol harcamaları ve benzeri giderlerinin CMK'nın 141 vd. maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilemeyeceği nedeni ile davacı vekilinin bu yöndeki talepleri maddi tazminat hesabında nazara alınmamıştır.
Davacı vekilinin, davacının yurtdışında makina mühendisi olarak çalıştığını belirterek tutuklanmadan önce Ocak ve Mart 2017 aylarına ilişkin aldığı maaşına ilişkin belgeleri sunarak, bu döneme ilişkin olarak gelir kaybının talep etmiş ise de; davacının işinden tutuklanması nedeni ile ayrıldığına veya işten çıkartıldığına ilişkin bir belgenin Dairemize sunulmadığı, davacının 11/07/2017 tarihinde tahliye olmasından sonra davacıya Federal İş Kurumu tarafından 17/07/2017 tarihinde işsizlik parasının ödenmeye başlandığı ancak bunun işinden ayrılması üzerine mi başka bir nedenle mi bağlandığının belirlenemediği, bu hali ile maddi tazminat miktarı belirlenirken, geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret üzerinden, davacının toplam 80 gün tutuklulukta kaldığı kabul edilerek hesaplamanın yapılmasının gerektiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 12/11/2018 tarih ve 2018/5100 esas, 2018/10610 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, maddi tazminatın davacının tutuklulukta kaldığı günlere ilişkin ay ve gün üzerinden hesaplanmanın gerektiği, davacının toplam 80 gün tutuklulukta kalmasına rağmen maddi tazminatın davacının
2017 yılı için: 2 tam ay karşılığı x 1.404,06 = 2.808,10TL,
Aylardan artık günler toplamı 19 gün x 46,80 = 889,20 TL ile birlikte TOPLAM: 3.697,30TL. maddi tazminatı hak ettiği halde 26.786,45TL olarak fazla hesaplanmasının hatalı olduğu, ancak bu yönü ile davalı vekilinin istinaf talebinin bulunduğu anlaşıldığından, Dairemizce belirlenen 3.697,30TL. maddi tazminatın davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının haksız olarak 80 gün süre ile tutuklulukta kaldığı, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği halde manevi tazminatın 30.000,00TL olarak fazla belirlenmesinin hatalı olduğu kanaatine varıldığından, bu hali ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu belirlenmekle, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2018 tarih ve 2018/284 Esas, 2018/397 Karar sayılı kararının CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01/11/2018 tarih ve 2018/284 Esas, 2018/397 Karar sayılı kararının CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA;
1- Davacı M. R. N.'nun maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 3.697,30 TL maddi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 23/04/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
2- Davacı M. R. N.'nun manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 9.000,00TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 23/04/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
3- 05/08/2017 tarih ve 694 Sayılı KHK'nın 144. maddesiyle eklenen, 5271 Sayılı CMK'nın 142. maddesinin 9. fıkrasında belirtilen, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı nazara alındığında 1.904,50 TL vekalet ücreti ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Bölge Adliye Mahkemelerinde birden fazla duruşma için öngörülen 3.400,00TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 5.304,50TL vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine,
4- Davanın niteliği gereği yargılama giderinin hazine üzerine bırakılmasına,
İlişkin, davacı vekilinin ve davalı hazine vekilinin yüzlerine karşı, Cumhuriyet savcısı E. B.un (29566) katılımı ile talebe uygun olarak verilen kararın kabul edilen miktar itibariyle davalı hazine yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN, reddedilen miktar itibariyle davacı yönünden kararın tefhiminden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere kararın temyiz edilebileceği, temyiz edilmemesi halinde kesinleşeceği bildirilerek oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15.01.2020 (¤¤)