Yerel Mahkemece verilen hükmün tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısmı yönünden davalı hazine vekili Av. ….., hükmün tazminat talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden davacı vekili Av. ….. Kuzu tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Manevi tazminat yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun olarak belirlenmesi gerekirken fazla bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği,
Maddi tazminat talebi yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Yerel mahkemece maddi tazminatın tayin ve tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi tarafından davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak geliri ile ilgili herhangi bir belge sunmaması nedeni ile yürürlükteki Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat hesaplandığı,
2004 yılının birinci döneminde aylık net asgari ücretin 303,08 TL, günlük net asgari ücretin 10,10 TL oluşu ve davacının 2004 yılının ilk döneminde 169 gün tutuklu kalışı dikkate alınarak (169x10,10) 1.706,90 TL,
2004 yılının ikinci döneminde aylık net asgari ücretin 318,23 TL, günlük net asgari ücretin 10,61 TL oluşu ve davacının 2004 yılının ikinci döneminde 180 gün tutuklu kalışı dikkate alınarak (180x10,61) 1.909,80 TL,
2005 yılının birinci ve ikinci döneminde aylık net asgari ücretin 350,15 TL, günlük net asgari ücretin 11,67 TL oluşu ve davacının 2005 yılında 12 ay tutuklu kalışı dikkate alınarak (360x11,67) 4.201,20 TL,
2006 yılının birinci ve ikinci döneminde aylık net asgari ücretin 380,46 TL, günlük net asgari ücretin 12,68 TL oluşu ve davacının 2006 yılında 12 ay tutuklu kalışı dikkate alınarak (360x12,68) 4.564,80 TL,
2007 yılının birinci döneminde aylık net asgari ücretin 403,02TL, günlük net asgari ücretin ise 13,43 TL oluşu ve davacının 2007 yılının ilk döneminde 154 gün tutuklu kalışı dikkate alınarak (154x13,43) 2.068,22 TL, olmak üzere davacının toplamda 14.450,92 TL maddi kaybının olduğu yönünde rapor düzenlendiği, yerel mahkemece bu rapor dikkate alınarak davacıya belirlenen rakamın maddi tazminat olarak ödenmesine karar verildiği,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Başkanlığının 12/11/2018 tarih, 2018/5100 Esas, 2018/10610 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, gelirin tespitine ilişkin belge sunulmaması üzerine yürürlükteki asgari ücret tarifesine göre maddi tazminatın ay ve artık günlerin esas alınarak hesaplanması gerektiği, ayrıca Denizli 4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin karar gerekçesinde, Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/394 Esas, 2008/281 Karar sayılı dosyasının incelenmesi sonucu davacının 13/01/2004 - 05/06/2007 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, tutukta kaldığı sürenin infaz gördüğü ve başkaca bir cezasından mahsup edilmediği belirtilmiş ise de, dosya ekinde bulunan Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/394 Esas sayılı dosyasının incelenmesi sonucu "05/08/2003 tarihinde işlenen kasten insan öldürme suçundan dolayı yürütülen soruşturma sonucunda 17/10/2003 tarihli iddianame ile davacı hakkında suç delillerini yok etmek suçundan 765 Sayılı TCK'nın 296/1 maddesi gereğince, 24/02/2004 tarihli ek iddianame ile de kasten insan öldürme suçundan 765 Sayılı TCK'nın 448, 31, 33, 40 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılamalar sonucunda Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24/06/2008 tarih 2007/394 Esas, 2008/281 Kararı ile davacı hakkında kasten insan öldürme suçundan beraat, suç delillerini yok etme suçundan ise 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen bu kararın 02/07/2008 tarihinde kesinleştiği, davacıya verilen 6 aylık hapis cezasının infazı esnasında bu cezanın tamamının davacının tutuklu kaldığı süreden düşülerek aynen infaz edildiğinin tespit edildiği, dolayısıyla davacının tutuklu kaldığı 873 günlük süreden 6 aylık mahsup süresi düşürüldükten sonra kalan sürenin (873-180= 693) yani 693 günlük sürenin baz alınarak davacıya maddi ve manevi tazminat tayin edilmesi, mahsup edilen altı aylık süreye karşılık olarak da davacıya sembolik miktarda maddi ve manevi tazminat verilmesi gerektiği, buna göre;
13/01/2004 tarihinde tutuklanan ve suç delillerini yok etme suçundan dolayı aldığı 6 aylık hapis cezası infaz edildiği esnada bu tutukluluk süresinden mahsup edilen davacının 13/07/2004 tarihi itibari ile maddi tazminata hak kazandığının kabulü ile,
2004 yılının ikinci döneminde aylık net asgari ücretin 318,23 TL, günlük net asgari ücretin 10,61 TL oluşu ve davacının 2004 yılının ikinci döneminde 5 ay 18 gün tutuklu kalışı dikkate alınarak (5x318,23) 1.591,15 TL, (18x10,61) 190,98 TL ve toplamda 1.782,13 TL,
2005 yılının birinci ve ikinci döneminde aylık net asgari ücretin 350,15 TL, günlük net asgari ücretin 11,67 TL oluşu ve davacının 2005 yılında 12 ay tutuklu kalışı dikkate alınarak (12x350,15) 4.201,80 TL,
2006 yılının birinci ve ikinci döneminde aylık net asgari ücretin 380,46 TL, günlük net asgari ücretin 12,68 TL oluşu ve davacının 2006 yılında 12 ay tutuklu kalışı dikkate alınarak (12x380,46) 4.565,52 TL,
2007 yılının birinci döneminde aylık net asgari ücretin 403,02TL, günlük net asgari ücretin ise 13,43 TL oluşu ve davacının 2007 yılının ilk döneminde 5 ay 5 gün tutuklu kalışı dikkate alınarak (5x403,02) 2.015,10 TL, (5x13,43) 67,15 TL ve toplamda 2.082,25 TL,
Olmak üzere 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin olarak toplamda 12.631,70 TL maddi tazminatın 13/07/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi,
Yargıtay 12.Ceza Dairesi Başkanlığının 26/09/2016 tarih, 2016/6225 Esas, 2016/11304 Karar sayılı ilamında; Beraat kararı verilen suçtan tutuklu kalınan sürelerin tutuklamaya konu olmayan, başka bir suçtan hükmolunan cezadan mahsup edilmiş olması halinde; her ne kadar CMK.nun 144/1-(a) maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, tutuklu kalınan sürenin büyük bir kısmının başka bir dosyada verilen hükümlülüğünden mahsup edilmiş olması halinde zararın büyük çoğunluğunun giderilmiş olacağı göz önünde bulundurularak maddi ve manevi tazminatın makul ve sembolik bir miktar olarak tayininin gerektiğinin hükme bağlandığı, somut olayda davacının tutukluluk süresinden düşülen altı aylık hapis cezası mahsubuna karşılık olarak da Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22/10/2018 gün, 2018/4648 Esas 2018/9959 Sayılı Kararının gözetilerek 100,00 TL maddi, 100,00 TL de manevi tazminatın ilk tutuklama tarihi olan 13/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
Buna göre;
Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/04/2019 tarih, 2017/189 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararının (1.) fıkrasının (a) bendinde yer alan maddi tazminat miktarına ilişkin "14.450,92TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "12.631,70 TL" ibaresinin, faizin başlangıç tarihi olan "13/01/2004" ibaresinin çıkartılarak yerine "13/07/2004" ibaresinin
Kararın (1.) fıkrasının (b) bendinde yer alan manevi tazminat miktarına ilişkin "45.000,00TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "30.000,00 TL" ibaresinin, faizin başlangıç tarihi olan "13/01/2004" ibaresinin çıkartılarak yerine "13/07/2004" ibaresinin
Kararın (1.) fıkrasına " Davacının tutuklu kaldığı süreden düşülen altı aylık hapis cezası mahsubuna karşılık, sembolik olarak 100,00 TL maddi, 100,00 TL manevi tazminatın ilk tutuklama tarihi olan 13/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde (c) bendinin EKLENMESİNE,
Hükmün vekalet ücretine ilişkin (3.) fıkrasında yer alan "5.450,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "5.061,00 TL" ibaresinin eklenmek sureti ile hükmün DÜZELTİLMESİNE ve BAŞKACA YÖNLERİ KANUNA UYGUN BULUNAN HÜKME YÖNELİK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
SONUÇ: Kabul edilen miktar itibariyle HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince davalı hazine yönünden kesin, reddedilen miktar itibariyle kararın davacı vekiline tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 30/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)