(5271 S. K. m. 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ölen O. Ç.'ın, sanık İ. G.'ün Has Gümüş İnşaat Proje ve Mühendislik Hizmetleri Temizlik Gıda Nakliyat Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ait briket imalatı yapan atölyede sigortalı işçi olarak çalıştığı, 11/06/2011 günü atölyede çalışan ölenin briket yapma makinasının kapağını kapatmaya çalıştığı esnada kullandığı kalasın kırılarak karın bölgesine çarptığı ve yaralanma sebebiyle Şuhut Devlet Hastanesi, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi ve Afyonkarahisar Park Hastanesinde tedavilerini gördüğü en son Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde ameliyat olduğu ve sevk edildiği Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 03/07/2011 tarihinde hayatını kaybettiği olayda,
Has Gümüş İnşaatın SGK vizite kağıdında;“ 11/06/2001 tarihinde; öğle yemeğini yiyip istirahatini yaptıktan sonra öğleden sonraki mesaisine başlamış olup, bir süre sonra karın ağrısı şikayeti ile işyerinden ayrılmış olup, çalışma esnasında düşme çarpma vesaire bir olumsuzluk yaşanmadığı, herhangi bir darp söz konusu olmadığı“ kaydı bulunduğu,
Şuhut Devlet Hastanesi’nin 11/06/2011 tarihli muayene formunda, “tanı: yumuşak doku bozukluğu, hemogram ve ADBG istendiği” kaydı bulunduğu,
Şuhut Devlet Hastanesi’nin 13/06/2011 giriş ve çıkış tarihli epikriz evrakında,“WBC:4.1, Hgb:15.5, Htc:48.3, batında yaygın hassasiyeti mevcut olan disüri tarif eden hastanın perforasyon açısından ileri tetkik ve ADH ile görüşülerek refere edildiği“,
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nin 13/06/2011 giriş-19/06/2011 çıkış tarihli hasta dosyasında; “2 gün önce künt karın travması geçiren hastada karın ağrısı öyküsü olduğu, muayenesinde; karında tüm kadranlarda rijitide ve rebound mevcut olduğu, adbg de sağ ve sol diyafram alti çok miktarda serbest hava mevcut olduğu, Klinik izleminde; acil serviste görülerek acil şartlarda gaa goam insizyon ile operasyona alındığı, karın içinde bol miktarda hava, ince barsak içeriği ve pürülan mayi saptanarak aspire edildiği, ve karın içi yıkandığı, terminal ileumda ile oçekal valvden 30 cm proksimalde perforasyon saptanarak primer sütür ve omentoplasti ile onarıldığı, douglasa dren konduğu, postop 5 günde hastanın ateşinin olması, lökositoz ve yara yerinden pürülan akıntının olması üzerine tekrar eski insizyon hattindan gaa operasyona alınarak karın içinin yıkandığı, postop dönemde solunum sıkıntısı ve ateşi olan hastada yapılan pa ac ve toraks bt de plevral efüzyon saptandığı, göğüs cerrahi konsültasyonu planlanan hastanın kendi isteği üzerine 19/06/2011 tarihinde taburcu edildiği“ kaydı bulunduğu,
Afyon Kocatepe Ün Tıp Fak. İlk ve Acil Yardım ABD nın 20/06/2011 tarihli genel adli muayene raporunda,“iş kazası sonucu dış merkezde opere edilen hastanın batın içinde apse yada perforasyon şüphesi ile getirildiği, genel durumu orta-kötü, hipotansif taşikardik, batında tüm kadranda hasasiyeti mevcut olduğu, hastanın septik bir hali olduğu, batın içi apse, intestinal kaçak ön tanısı ile operasyon planlandığı, yoğun bakıma alındığı, aynı gün operasyona alındığı, hastanın batını bogatobag olarak kapatıldığı için hasta extube edilmediği, hastanın vitalleri stabil olup drenlerinden anlamlı gelen olmadığı, 21/06/2011 tarihinde hasta yoğun bakımda entube olarak izlendiği, hastanın vitalleri stabil, genel durumu ortaydı hastanın septik hali olduğu, tekrar operasyona alındığı, 2 tdp verildiği, hastanın ateşlerinin olduğu, 22/06/2011 hasta yoğun bakımda entube olarak izlendiği, hastanın vitalleri stabil olduğu, genel durumu kötü, sepsis hali mevcut olduğu, hastanın aldığı çıkardığı dengeli olduğu, 23/06/2011 da hemoglobini düşük olduğu için 2 es, albumini düşük olduğu için 4 tdp verildiği, 24/06/2011 da sepsis hali devam ettiği, 25.06 2011 de enfeksiyon hastalıkları tarafından antibiyoterapi değişikliği yapılmadığı, hemoglobin düşüklüğü nedeniyle 1 es verildi albumini yükseltmek amaçli 2 tdp verildiği, takibinde sepsis hali devam ettiği, taşikardileri ve bradikardi atakları olduğu, ateşlerinin devam ettiği, 02/07/2011 hasta yoğun bakımda entube olarak izlendi hastanin arada bradikardileri olduğu, bir kez kardiak arrest olduğu, müdaheleyle geri döndüğü, idrar çıkışlarının azaldığı, 03/07/2011 de yoğun bakımda entube olarak izlenen hastanin idrar çıkışlarının azaldığı, kan gazı değerlerinde asidozu tesbit edildiği, nefroloji kons istendiği, hastaya bikarbonat infuzyonu başlandığı, 2 tdp 1 es verildiği, hemoglobin ve albumin düşüklüğü için hasta operasyona alındığı operasyon sonrasi yoğun bakıma alınan hastanın bradikardisi geliştiği ve hastada saat 20:45' te kardiak arrest gelişti yapılan müdahaleyle geri dönmeyen hastanın saat 21: 30 da ex kabul edildiği“ kaydı bulunduğu,
İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesince düzenlenen 17/04/2013 tarih, 2013/38632/1846 sayılı 1677 karar numaralı raporunda O. Ç.'ın ölümünün künt batın travmasına bağlı barsak perforasyonu ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtilmiş olması karşısında,
Şahsın ölümünden, vizite giderken meydana gelen kazayı gizleyerek kayıt tutan görevliler ile tedavi aşamasındaki sağlık personeli veya başkalarının kusurunun bulunabileceği, ölümün yaralanmadan sonra gelişen ihmaller veya yanlış tedavilerden kaynaklanmış olabileceği hususu araştırılıp Adli Tıp Kurumundan yaralanma ile ölüm sonucu arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmadan hüküm kurulmuş olması sanığın savunma hakkını kısıtlar nitelikte görülmekle;
Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2016 tarih, 2015/194 Esas, 2016/440 Karar sayılı hükmünün CMK'nun 280/1-b maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)