(5237 S. K. m. 44, 179) (5271 S. K. m. 280, 286, 289)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihi olan 14.05.2015 günü saat 21:45 sıralarında sanık N. K.'ın sevk ve idaresindeki 07 KC 1.. plakalı otomobil ile Yeşilırmak Caddesini takiben Varsak istikametine seyri sırasında, olay yeri olan ışıklı kavşakta Yeşilırmak Caddesini takiben Varsak istikametinden seyirle gelerek kavşaktan sola dönüşe geçen şikayetçi M. T.'ın idaresindeki 07 EUK 4. plakalı otomobil ile çarpıştığı, meydana gelen kaza sonucunda şikayetçilerin ve mağdurların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, sanığın olay sırasında trafik kazası tespit tutanağına göre 1,12 promil, dosyada bulunan iddianame ve Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/789 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararındaki anlatımına göre 1,51 promil alkollü olduğunun belirlendiği, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile ATK raporuna göre, meydana gelen kazada şikayetçi M. T.'ın kusurunun olmadığı, sanığın ise sevk ve idaresindeki otomobil ile olay yeri ışıklı kavşakta kırmızı ışık ihlali yaptığından dolayı asli kusurlu olduğu, bu hali ile sanığın olay tarihinde alkollü şekilde kullandığı aracıyla kırmızı ışıkta geçmek sureti ile kaza yapması sonucu bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralamasına ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği, 5237 sayılı TCK'nın ''Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma'' başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun soyut tehlike suçu olduğu, somut olayda ise birden fazla kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi dikkate alındığında sanığın sadece bilinçli taksirle yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği halde;
Sanığın eylemi bölünerek, sanık hakkında 1,51 promil alkollü araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinden bahisle açılan dava sonucunda Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/789 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ayrıca sanığın olay tarihinde alkollü şekilde kullandığı aracıyla kırmızı ışıkta geçmek sureti ile kaza yapması sonucu taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçunu işlediğinden incelemeye konu Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/448 Esas, 2016/493 Karar saylı kararı ile cezalandırılmasına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu,
Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/789 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği dava dosyasının teknik anlamda kesinleşmemesi nedeni ile bu mahkemeye ihbarda bulunularak, dava dosyasının ele alınmasının sağlanması, akabinde her iki dosyasının taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan yargılama dosyasında birleştirilmesi sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de; sanığın belgelendirilmeyen, ispatlanmayan savunmasına itibar edilerek sanık hakkında 1,51 promil alkollü ve kırmızı ışıkta geçtiği halde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması nedenleriyle,
Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2016 tarih, 2015/448 Esas, 2016/493 Karar sayılı hükmünün CMK'nun 289/1-h maddesi yollamasıyla CMK'nun 280/1-b maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 29.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)