(5237 S. K. m. 44, 53, 58, 61, 89, 179, 191) (5271 S. K. m. 280, 286, 289) (YCGK 07.07.2009 T. 2009/9-62 E. 2009/191 K.)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihi olan 24.07.2015 günü saat 01.35 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki 34 LD 0… plakalı otomobil ile seyri sırasında, şikayetçi E.'un idaresindeki 03 US 3.. plakalı otomobiline çarptığı, meydana gelen kaza sonucunda şikayetçilerin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, sanığın olaydan yaklaşık 15 dakika sonra alınan alkol raporuna göre 1,73 promil alkollü olduğunun belirlendiği, trafik kazası tespit tutanağına göre sanığın kusurlu olduğu,
Bu hali ile sanığın olay tarihinde alkollü şekilde kullandığı aracıyla şikayetçi E.'un aracına çarparak kaza yapması sonucu bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralamasına ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği, 5237 sayılı TCK'nın ''Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma'' başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun soyut tehlike suçu olduğu, somut olayda ise birden fazla kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi dikkate alındığında sanığın sadece bilinçli taksirle yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği halde;
Sanığın eylemi bölünerek, sanık hakkında 1,73 promil alkollü araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinden bahisle açılan dava sonucunda Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1134 Esas, 2016/351 Karar sayılı kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan eylemine uyan TCK nun 179/3-2, 53, 58 maddeleri gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karar temyiz edildiğinden dosyanın Yargıtayda olduğu ayrıca sanığın olay tarihinde alkollü şekilde kullandığı aracıyla kaza yapması sonucu taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçunu işlediğinden incelemeye konu Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/732 Esas, 2017/196 Karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu,
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1134 Esas, 2016/351 Karar sayılı kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verilen ve henüz kesinleşmeyen dava dosyasının, taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan yargılama dosyasında birleştirilmesi sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre; CMK nun 191/3-b maddesine göre "iddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır" hükmü gereğince, sanığın savunmasının alındığı 27.04.2016 tarihli duruşmada belirtilen hükme aykırı hareket edilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik"gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olan Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/78 Esas, 2014/17 Karar sayılı ilamı ile taksirle birden fazla kişiyi yaralama suçundan TCK.'nun 89/4 maddesi gereğince 12 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın 14.03.2014 tarihinde kesinleştiği halde sanık hakkında TCK'nun 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Yargılama sırasında kusur durumunun belirlenmesi için keşif yapılmadığı gibi bilirkişiden rapor da alınmadığı, ayrıca trafik kazası tespit tutanağına itibar edilip edilmediğinin kararda belli olmadığı gibi sanığın eylemdeki hangi taksirli hareketi ile kazaya sebebiyet verdiğinin belirtilmemesi,
Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2017 tarih, 2015/732 Esas, 2017/196 Karar sayılı kararının CMK'nun 289/1-g-h maddesi yollamasıyla CMK'nun 280/1-b maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)