(5271 S. K. m. 253, 254) (5237 S. K. m. 22, 89, 179)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
S. E.'ün sevk ve idaresindeki ……….. plaka sayılı aracı ile Manavgat'tan Alanya istikametinde seyir halinde iken olay mahalli dönel kavşaktan Manavgat istikametine dönüş yaptığı sırada Alanya istikametinden Manavgat istikametine seyir halinde olan H. E. K.'ın sevk ve idaresindeki ……….. plaka sayılı araç ile çarpışması neticesi, Başkent Üniversitesi Alanya Hastanesi'nin 04/07/2016 tarihli geçici raporuna göre S. E.'ün hayati tehlike geçirecek şekilde, M. A. Ç.'in hayati tehlike geçirecek, sol femur başı ve pelvis kemiğinde fraktür olacak şekilde, diğer mağdur B. A.'ın geçici raporda belirtildiği gibi yaralandıkları, H. E. Kayacan'ın kanında 219 mg/dl alkol tespit edildiği olayda, sanıktan şikayetçi olmayan mağdur S. E.'ün olaydan sonra düzenlenen geçici rapora göre hayati tehlike geçirecek şekilde, mağdur M. A. Ç.'in de kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandıkları, sanığın üzerine atılı suçun bilinçli taksir ile işlenmesi halinde TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca şikayete tabi olmadığı dikkate alındığında, öncelikle,
-Mağdurlardaki yaralanmanın TCK.nın 89/2 maddesi kapsamında niteliğinin belirlenmesi için kati raporlarının aldırılması,
1-Mağdurların yaralanmalarının nitelikli olmaması durumunda TCK.nın 179/3-2 maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi,
2- Mağdurlardaki yaralanmaların nitelikli olması durumunda,
Bilinçli taksir nedeniyle şikayete tabi olmayan taksirle nitelikli yaralama suçunun CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu, nitelikli şekilde yaralanan mağdurların aşamalarda sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri, taraflar arasında uzlaşma prosedürünün işletilmediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254 maddesi uyarınca sanık ve mağdurlar arasındaki uzlaşma işlemleri tamamlattırıldıktan sonra;
a) Taraflar arasında uzlaşma sağlandığı taktirde;
Bilinçli taksirle yaralama suçundan açılan davanın uzlaşma nedeniyle düşmesine,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; Uzlaşma kurumunun uyuşmazlığı hukuki ve cezai tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırdığı, uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiğinde CMK'nın 253/19. maddesi gereğince mağdurun artık hukuk mahkemelerinde dava açamayacağı hükmü de gözetildiğinde; taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının sanığın tek bir eylemi ile meydana geldiği, taksirle yaralama suçundan uzlaşma nedeniyle ceza verilemediği de gözetilerek, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Taraflar arasında uzlaşma sağlanmadığı taktirde;
Dosyanın bir suretinin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek, taksirle yaralama suçundan verilen KYOK kararının kaldırılarak sanık hakkında bilinçli taksirle nitelikli yaralama suçundan iddianame düzenlenmesi sağlandıktan sonra;
TCK'nın “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olup, somut olayda ise mağdurun nitelikli şekilde yaralanması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin istikrar kazanan uygulamasına göre; her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu kriterinin esas alınması, buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırılmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının kabul edilmesi, sanığın eylemi bilinçli taksirle işlemesi ve mağdurdaki yaralanmanın nitelikli olması nedeniyle suçun takibinin TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca şikayet şartına tabi olmaması karşısında, sanığın, taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2 maddeleri gereğince mahkumiyetine ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının talep edildiği iddianameye dayalı olarak açılan dava sonunda mahkumiyet kararı verilmesi, yasaya aykırı olduğundan ve Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca Dairemize doğrudan iddianame ile dava açılması veya ilk derece mahkemesinde açılacak bir davanın Dairemizde birleştirilmesi mümkün olmadığından,
Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2017 tarih, 2016/718 Esas, 2017/411 Karar sayılı hükmünün CMK'nun 280/1-d maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 11/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)