(5237 S. K. m. 53, 61, 89) (5271 S. K. m. 286)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık H. A. Ü. müdafii ile Cumhuriyet savcısı Faruk Kurt tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
TCK.nun 53/6 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının mahkemenin takdiri kapsamında olduğu ve takdirin uygulanmaması yönünde kullanıldığı kabul edildiğinden, sanık hakkında TCK.nun 53/6 maddesinin uygulanmaması hususuna ilişkin Cumhuriyet savcısı F. K.'un istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Sanığın eylemi neticesinde, mağdurun kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, mahkumiyet hükmü kurulurken, TCK.nun 61/2 maddesi gereğince temel cezadan önce, bilinçli taksir nedeniyle artırım yapılması gerekirken, hataya düşülerek TCK.nun 89/2-(b) maddesi gereğince artırım yapıldıktan sonra, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması, sonuç cezaya etkili görülmediğinden istinaf nedeni yapılmamıştır.
Yukarıda eleştirilen husus dışında; Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2017 tarih, 2016/826 Esas, 2017/756 Karar sayılı sanık H. A. Ü. hakkında taksirle bir kişiyi yaralamak suçundan verilen mahkumiyet kararında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığından;
Sanık H. A. Ü. müdafii Av. A. Ç. ile Cumhuriyet savcısı F. K.'un İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK.nun 286/2-(a) maddesi uyarınca kesin olmak üzere 18/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)