(5237 S. K. m. 22, 89, 179) (5271 S. K. m. 253, 254)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık F. D.'in yanında mağdur Ü. P. olduğu halde, ……….. plakalı araç ile Karaadilli beldesinden Şuhut istikametine gelirken gece saat 04:00 sıralarında trafik kazası yaptığı, kaza neticesinde mağdur Ü. P.'nin Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin 08/04/2014 tarihli kati raporuna göre vücudunda hayat fonksiyonlarını hafif derecede etkileyecek kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, mağdurun yaralanma nedeniyle kimseden şikayetçi olmadığı, kaza tespit tutanağında sürücü F. D.'in hız kurallarına uymamak ve yönetmelikte belirtilen miktar üzerinde alkollü araç kullanmak sebebiyle kural ihlali yaptığının ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin 15.12.2012 tarihli raporunda saat 05:21 itibariyle sanığın 216,81 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda,
Sanığın üzerine atılı suçun bilinçli taksir ile işlenmesi halinde TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca şikayete tabi olmadığı nazara alınıp, hukuki durumunun iddianamedeki anlatım da dikkate alınarak bilinçli taksirle yaralama suçuna göre belirlenmesi gerektiği,
Bilinçli taksir nedeniyle şikayete tabi olmayan taksirle nitelikli yaralama suçunun CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu, nitelikli şekilde yaralanan mağdurun aşamalarda sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, taraflar uzlaşmayı kabul ettiklerine ilişkin form düzenlenmesine rağmen taraflar arasında uzlaşma prosedürünün işletilmediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254 maddesi uyarınca sanık ve mağdur arasındaki uzlaşma işlemleri tamamlattırıldıktan sonra;
a)Taraflar arasında uzlaşma sağlandığı taktirde;
Bilinçli taksirle yaralama suçundan açılan davanın uzlaşma nedeniyle düşmesine,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; Uzlaşma kurumu uyuşmazlığı hukuki ve cezai tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırmaktadır. Uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiğinde CMK'nın 253/19. maddesi gereğince mağdurun artık hukuk mahkemelerinde dava açamayacağı hükmü de gözetildiğinde; taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının sanığın tek bir eylemi ile meydana geldiği, taksirle yaralama suçundan uzlaşma nedeniyle ceza verilemediği de gözetilerek, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)Taraflar arasında uzlaşma sağlanmadığı taktirde;
TCK'nın “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olup, somut olayda ise mağdurun nitelikli şekilde yaralanması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin istikrar kazanan uygulamasına göre; her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu kriterinin esas alınması, buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırılmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının kabul edilmesi, sanığın eylemi bilinçli taksirle işlemesi ve mağdurdaki yaralanmanın nitelikli olması nedeniyle suçun takibinin TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca şikayet şartına tabi olmaması karşısında, sanığın, taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b maddeleri gereğince mahkumiyetine ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının talep edildiği iddianameye dayalı olarak açılan dava sonunda aynı suçtan verilen ve açıklanması geri bırakılan hükmün yazılı şekilde açıklanmasına karar verilmesi yasaya aykırı görülmekle,
Şuhut Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2017 tarih, 2017/296 Esas, 2017/558 Karar sayılı hükmünün CMK'nun 280/1-d maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 18/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)