(5237 S. K. m. 22, 89, 179) (5271 S. K. m. 253, 254, 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık N. A.'ın olay tarihin olan 10/04/2017 tarihinde yanında yolcu olarak A. K. olduğu halde sevk ve idaresindeki ………. plakalı araç ile Sinirkent-Uluborlu arasında seyir halinde iken 29 km'ye geldiğinde aracın hakimiyetini kaybettiği, meydana gelen kaza sonucunda sanıktan şikayetçi olmayan A. K.'ın kesin doktor raporuna göre; basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda kemik kırığı oluşturacak, kırığında hayat fonksiyonların orta 3. derece etkileyecek şekilde yaralandığı, sanığın aynı gün saat 17:10' da yapılan kontrolde 2.18 promil alkollü olduğu, trafik kazası tespit tutanağına göre; "sanığın aracının hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine çıkarken... azaltmamak" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, araç içerisinde ve etrafında bira şişelerinin görüldüğü, Senirkent Cumhuriyet Başsavcılığının 27/07/2017 tarih ve 2017/180 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan müşteki A.'ın şikayetçi olmaması nedeni ile şikayet yokluğu nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Senirkent Cumhuriyet Başsavcılığının 31/07/2017 tarih ve 2017/180 soruşturma, 2017/45 esas ve 2017/42 numaralı iddianame ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan cezalandırılması için kuma davasının açıldığı olayda;
Sanığın üzerine atılı suçun bilinçli taksir ile işlenmesi halinde TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca şikayete tabi olmadığı nazara alınıp, hukuki durumunun iddianamedeki anlatım da dikkate alınarak bilinçli taksirle yaralama suçuna göre belirlenmesi gerektiği,
Bilinçli taksir nedeniyle şikayete tabi olmayan taksirle nitelikli yaralama suçunun CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu, nitelikli şekilde yaralanan mağdurun soruşturma evresinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, soruşturma evresinde taraflara uzlaşma prosedürünün işletilmediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254 maddesi uyarınca sanık ve mağdur arasındaki uzlaşma işlemleri tamamlattırıldıktan sonra;
a)Taraflar arasında uzlaşma sağlandığı taktirde;
Bilinçli taksirle yaralama suçundan açılan davanın uzlaşma nedeniyle düşmesine,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise; Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 2016/4832 esas 2018 /195 karar sayılı (en son değişen) ilamı gereğince mahkumiyet kararı verilmesi,
b)Taraflar arasında uzlaşma sağlanmadığı taktirde;
TCK'nın “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olup, somut olayda ise mağdurun nitelikli şekilde yaralanması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin istikrar kazanan uygulamasına göre; her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu kriterinin esas alınması, buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, uzlaşma nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırılmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının kabul edilmesi, sanığın eylemi bilinçli taksirle işlemesi ve mağdurdaki yaralanmanın nitelikli olması nedeniyle suçun takibinin TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca şikayet şartına tabi olmaması karşısında, sanığın, taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b maddeleri gereğince mahkumiyetine ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı görülmekle, Dairemize sanık hakkında bilinçli taksirli yaralamaya neden olma suçundan dava açılması ve dosyaların Dairemizde birleştirilmesine karar verilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından
Senirkent Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarih, 2017/76 Esas, 2017/177 Karar sayılı hükmünün CMK'nun 280/1-d maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 26/01/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)