(5237 S. K. m. 179)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2018 tarih, 2018/136 Esas, 2018/357 Karar sayılı sanık T. G. hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan verilen mahkumiyet kararında;
Sanık T. G.'in 21/05/2013 tarihinde, olay tarihinde 14 yaşı içerisinde bulunan mağdur A.'nin velileri ve kanuni temsilcileri olan H. K. ve N. K.'in de 31/05/2013 tarihinde uzlaşmayı kabul ettikleri ve uzlaşma teklif formunu imzaladıkları,
Sanığın üzerine atılı taksirle bir kişiyi yaralama eyleminin bilinçli taksir ile işlenmesi halinde dahi uzlaşmaya tabi suçlardan olduğu,
Olay günü mağdurun motosiklet ile Ağalar sokak istikametinde seyir halinde olduğu, gelmiş olduğu istikametten Gürpınar istikametine doğru dönmekte olduğu esnada, orta refüj ile bölünmüş yolun kendisine ait olmayan tarafını kullanmakta olan -ters istikamette olan- sanık ile saat 19.30 sıralarında çarpıştıkları, sanığın 21.32'de alınan doktor raporuna göre 0,68 promil alkollü olduğu, sanığın 0,98 promil alkollü kabul edilebileceği olayda, mağdurun kesin doktor raporuna göre; basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda kemik kırığı oluşturacak, kırığında hayat fonksiyonların orta 3. derece etkileyecek şekilde yaralandığı, 5237 sayılı TCK'nın ''Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma'' başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise sanığın bilinçli taksirli eylemleri sonucunda mağdur A.'nin kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu ve sanığın bilinçli taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı, ancak bu suçun uzlaşmaya tabi suçlardan olduğu, sanık T. G.'in 21/05/2013 tarihinde, olay tarihinde 14 yaşı içerisinde bulunan mağdur A.'nin velileri ve kanuni temsilcileri olan H. K. ve N. K.'in de 31/05/2013 tarihinde uzlaşmayı kabul ettikleri ve uzlaşma teklif formunu imzaladıkları halde sanık ile mağdur ve mağdur A.'nin velileri ve kanuni temsilcileri olan H. K. ve N. K. uzlaştırma işleminin yaptırılmadığı anlaşıldığından,
Sanık ile mağdur A. K. arasında (mağdur A. şu an 18 yaşını doldurduğundan mağdur A.'nin velileri ve kanuni temsilcileri olan H. K. ve N. K.'e uzlaştırma işleminin yaptırılmasına gerek olmadığı bilindiğinden) uzlaştırma işleminin yaptırılması ve akabinde Dairemize gönderilmesi için dava dosyasının MAHAL MAHKEMESİNE TEVDİİNE, bu nedenle dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine 27.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)