(5237 S. K. m. 89) (5271 S. K. m. 286)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık H. Y. tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık H. Y.'nın güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile aynı zamanda taksirle bir kişiyi yaralama suçlarının oluştuğu, zarar suçunun oluştuğu ahvalde ayrıca tehlike suçundan cezalandırma imkanının bulunmadığı, bilinçli taksir halinde TCK.nun 89/1 maddesi kapsamındaki yaralanmanın şikayete ve uzlaşmaya tabi olduğu, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken suçlar için Kanun'da öngörülen cezaların ağırlığı değil, zarar-tehlike suçu kriterinin esas alınmasının gerektiği, somut olayda 3.34 promil alkollü olan sanık H. Y.'nın sevk ve idaresindeki araç ile park halinde bulunan katılan R. A.'a ait araca çarpması sonucunda sanık H. Y.'nın aracında yolcu olarak bulunan C. G.'in adli rapora göre hayati tahlike geçirmeyecek, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından yaralanan C. G.'in beyanına başvurulmadan, şikayetçi olup olmadığı sorulmadan, taksirle bir kişiyi yaralamak suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmeden, trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suçundan kamu davası açılması kanuna aykırı ise de; TCK.nun 89/5 maddesi ile taksirle bir kişiyi yaralamak eyleminin kovuşturulmasının şikayete bağlandığı, olay tarihi olan 03/06/2017 tarihinden itibaren yerel Mahkemenin hüküm tarihine kadar 6 aylık şikayet süresi geçtiğinden istinaf nedeni yapılmamıştır.
2-İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında; kaza yapan ve ölçümde 3,34 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe başvuru bulunmadığından istinaf nedeni yapılmamıştır.
Yukarıda eleştirilen hususlar dışında; Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2018 tarih, 2017/372 Esas, 2018/91 Karar sayılı sanık H. Y. hakkında trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suçundan verilen mahkumiyet kararında; usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığından;
Sanık H. Y.'nın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK.nun 286/2-(a) maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)