(5237 S. K. m. 29, 106, 125) (5271 S. K. m. 226, 253, 280, 286, 289)
Yerel Mahkemece katılan-sanık M. K. hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine karşı katılan-sanık M. K. müdafii ile Cumhuriyet savcısı Faruk Kurt tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvuruların reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-İddianamenin anlatım kısmında katılan-sanık Hayri Arda Çılgın'ın, tarlasından geçmesini istemediği katılan-sanık M. K. ile tartışmaları sırasında katılan-sanık M. K.'nın katılan-sanık H. A. Ç.'a hitaben "biz istediğimiz yerden geçeriz, seni tahra ile keserim, ananı avradını s..... diyerek tehdit ve hakaretlerde bulunduğu," ibaresinin bulunmasına rağmen hakaret suçundan sevk maddesinin gösterilmediği gibi, hakaret suçunun atılı suçlar kısmında da bulunmadığı, iddianame içeriğine göre katılan-sanık M. K. hakkında hakaret eyleminden açılmış bir kamu davası olmadığı halde, iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınmayıp, dava açılmayan hakaret suçundan hükümlülük kararı verilmesi, kabule göre de; TCK.nun 125/1 maddesi hükmünden CMK.nun 226 maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmesine rağmen ek savunma hakkı verilmeden TCK.nun 125/4 maddesi hükmünün uygulanması,
2-02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanunun 34 maddesi ile CMK.nun 253/3 maddesinde yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresi madde metninden çıkarıldığından, etkin pişmanlık hükümleri uygulanan suçlarda da diğer şartların bulunması halinde uzlaşma müessesesinin uygulanabilir hale geldiği, ayrıca aynı şekilde CMK.nun 253/1-(b3) maddesine "Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;...3).Tehdit (madde 106/1).." şeklinde düzenleme eklendiğinden, diğer şartların bulunması halinde uzlaşma müessesesinin mala zarar vermek ve tehdit suçlarının diğer suçlarla birlikte katılan-sanık M. K. için uygulanır hale geldiği, bu kanun değişikliğinden önceki uzlaşmanın usulsüz ve yok hükmünde olduğu, buna rağmen usulüne uygun uzlaşma yaptırılmaması,
3-02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanunun 34 maddesi ile CMK.nun 253/3 maddesinde yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresi madde metninden çıkarıldığından, etkin pişmanlık hükümleri uygulanan suçlarda da diğer şartların bulunması halinde uzlaşma müessesesinin uygulanabilir hale geldiği, uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçlar da doğurması nedeni ile infaz edilmiş olsa da; tekerrüre esas alınan mala zarar vermek suçuna ilişkin Antalya 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2013 tarih, 2012/984 Esas, 2013/268 Karar sayılı ilamının uzlaşma kapsamına girdiğinden ve uyarlama yapılmadığından, bu aşamada tekerrüre esas alınamayacağının düşünülmemesi,
4-Katılan-sanıklar arasında önceye dayalı bir anlaşmazlığın varlığı iddia olunduğundan ve taraflar arasında kavgayı kimin başlattığı belirlenemediğinden, katılan-sanıklar lehlerine TCK.nun 29 maddesinin asgari hadden uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması suretiyle kanuna aykırı hareket edildiği anlaşıldığından;
Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2017 tarih, 2016/396 Esas, 2017/214 Karar sayılı hükmünün CMK.nun 289/1-(h) maddesi yollamasıyla CMK.nun 280/1-(b) maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK.nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 29.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)