(5237 S. K. m. 89) (5271 S. K. m. 253, 254, 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık A. B. tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay günü 1.17 promil alkollü olan sanık A. B.'ın karıştığı kaza sonucunda mağdur E. K. ve katılan R. U.'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, ayrıca iddianamede mağdur olarak belirtilmese de; iddianame içeriğinde İ.D.'in kemik kırığı olacak şekilde yaralandığının anlatıldığı, katılan R. U. ve mağdur E. K.'nın 16/11/2008 tarihli beyanlarında şikayetçi olduklarını, İ.D.'in ise şikayetçi olmadığını belirttikleri, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 02/02/2009 tarih, 2009/775 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık A. B. hakkında taksirle birden fazla kişiyi yaralamak suçundan TCK.nun 89/4 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davasının açıldığı, İ.D.'in dosyada bulunan adli raporu dikkate alındığında, sanık A. B.'ın üzerine atılı suçun bilinçli taksir ile işlenmesi nedeniyle İ.D.'e yönelik eyleminin şikayete tabi olmadığı ancak uzlaşmaya tabi olduğu, yargılama sırasında mağdur E. K.'nın 23/02/2010 tarihli oturumda şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi nedeniyle Mahkemenin İ.D.'i hesaba katmadan katılan R. U.'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına ve sanık A. B.'ın olayda tali kusurlu olduğunun bildirilmesine rağmen seçimlik cezalardan hapis cezasının dosya ile uyumlu olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği dikkate alındığında; TCK.nun 89/5 maddesine göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, TCK.nun 89/1 maddesindeki yaralanma hali hariç olmak üzere şikayete tabi olmadığı, ancak bu suçun şikayete tabi olsun veya olmasın bütün hallerinin CMK.nun 253/1 maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında, katılan R. U. ve mağdur E. K.'nın 16/11/2008, sanık A. B. ve İ.D.'in ise 17/11/2008 tarihlerinde uzlaşmayı istediklerini bildirmelerine rağmen, uzlaşma konusunda hiçbir işlem yapılmadan katılan R. U.'ın suçtan zarar gören sıfatıyla uzlaşmayı istemediğine ilişkin beyanı alınarak Cumhuriyet Savcılığınca uzlaşma işlemlerinden sarfınazar edilerek CMK.nun 253 maddesi gereğince uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma aşamasında da, CMK.nun 254 maddesi hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan, iddianame içeriğindeki anlatım ve yaralanmasının niteliğine göre İ.D.'e yönelik eylem dikkate alınmadan ve mahkemenin kabulüne göre katılan R. U.'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına, sanık A. B.'ın olayda tali kusurlu olduğunun bildirilmesine rağmen seçimlik cezalardan hapis cezasının dosya ile uyumlu olmayan gerekçe ile neden alt sınırdan uzaklaşıldığı açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2017 tarih, 2016/565 Esas, 2017/92 Karar sayılı açıklanmasına karar verilen hükmünün CMK.nun 289/1-(h) maddesi yollamasıyla CMK.nun 280/1-(b) maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK.nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)