(5237 S. K. m. 22, 61, 89) (5271 S. K. m. 253, 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihinde mağdur K. C.'ın arkasında yolcu olarak diğer mağdur D. E. olduğu halde sevk ve idaresindeki motosiklet ile Kemer istikametine doğru seyir halinde iken Liman kavşağından aynı istikamete sanığın sevk ve idaresinde bulunan 07 NHT … plakalı aracı ile mağdurların motosikletine arkadan çarptığı, meydana gelen kaza sonucunda mağdur D.'in basit tıbbi ile müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda hayat fonksiyonlarına etkisi orta (3) kemik kırığı oluşacak şekilde; mağdur K.'ın ise basit tıbbi ile müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, sanığın kaza sırasında 2,97 promil alkollü olduğu, sanığın kazanın meydana gelmesinde oluşa uygun düşen bilirkişi raporuna göre asli kusurlu olduğu, kovuşturma evresinde mağdurların sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini belirttikleri olayda;
Sanığın üzerine atılı suçun bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçu olduğu ve bu hali ile olayın başından itibaren sanığın eyleminin TCK.89/4, 22/3, CMK.nun 253 vd maddeleri gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, ancak aşamalarda uzlaştırma işleminin yaptırılmadığı ve yasaya aykırı davranıldığı, öncelikle sanık hakkında uzlaştırma işleminin yapılması; şayet uzlaşma işlemi olumlu sonuçlanır ise sanık hakkında Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25/11/2015 tarih ve 2015/4948 Esas, 2015/18280 Karar sayılı kararının nazara alınarak uzlaşma hükümleri gereğince karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de; sanık hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan açılan kamu davasında, mağdur K. C.'ın BTM ile giderilecek şekilde yaralanması nedeniyle şikayetten vazgeçme dikkate alınarak Kozan'a karşı işlenen fiil nedeniyle düşme diğer katılana yönelik eylem nedeniyle ise cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, eylemin tek olduğu, sanığın tek fiille iki kişinin yaralanmasına neden olduğu, bu nedenle tek fiille ilgili hem düşme hem de cezalandırılma yönüyle hüküm kurulamayacağı, değişen suç vasfı nedeniyle sanık hakkında TCK 89/1, 22/3, 89/2-b, son, 22/3 maddelerinin uygulanması suretiyle karar verilmemesi,
TCK.nun 22/3 maddesinin TCK.nun 61 maddesine göre; TCK.nun 89/2-b fıkrasından önce uygulanması gerektiği halde sonra uygulanmasının yasaya aykırı olduğu, ancak sonuç cezasının aynı olması nedeni ile sonuca etkili olmadığı,
Yine sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanırken 1/3-1/2 oranında artırım yapılırken yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırdan artırımın yapılması,
İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında; sanığın 2.97 promil alkollü olarak, mağdurların bulunduğu araca arkadan çarpmak sureti ile mağdur D. E.'ın basit tıbbi ile müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda hayat fonksiyonlarına etkisi Orta (3) kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu kazada, sanık hakkında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmemesi nedenleriyle,
Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2017 tarih, 2016/112 Esas, 2017/136 Karar sayılı hükmünün CMK'nun 280/1-b maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 08/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)