(5237 S. K. m. 7, 58, 155)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık Mustafa Sezer tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 11.Ceza Dairesi Başkanlığının 02/05/2017 tarih, 2016/12197 Esas, 2017/3277 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; sanık M. S.'in adli sicil kaydında bulunan Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2014 tarih, 2013/347 Esas, 2014/187 Karar sayılı ilamı ile TCK.nun 155/1 maddesi gereğince erteli 5 ay hapis ve 80,00.-TL adli para cezasına mahkum edildiği, bu ilamın 09/04/2014 tarihinde kesinleştiği, suç tarihi itibariyle iş bu ilam nedeniyle sanığın mükerrir olduğu, buna karşılık ilamın TCK.nun 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanmak suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanunun 34 maddesi ile CMK.nun 253/3 maddesinde yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresi madde metninden çıkarıldığından, etkin pişmanlık hükümleri uygulanan suçlarda da diğer şartların bulunması halinde uzlaşma müessesesinin uygulanabilir hale gelmesi karşısında; TCK.nun 7/2 maddesindeki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek, mahkemesine ihbarda bulunulmak suretiyle, sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinden sonra, sanık hakkında TCK.nun 58 maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması hususunda, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği anlaşıldığından Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2017 tarih, 2016/880 Esas, 2017/248 Karar sayılı hükmünün CMK.nun 280/1-(b) maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK.nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)