(5237 S. K. m. 132, 134)
Yerel Mahkemece verilen beraat hükmüne karşı katılan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, Emirdağ Aile Mahkemesinin 2015/141 Esas 2016/72 Karar sayılı dosyası içerisinde de yer alan, katılan ile sanığın vefat eden kardeşi ...... arasında geçen bir kısım mesajlaşmaları tarafı bulunduğu Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/160 Esas sayılı dosyası içerisine müdafii aracılığıyla sunması eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; sanığın, katılan ile vefat eden eşi ..... arasındaki bir kısım cep telefonu ile yapılan mesajlaşmaları bir şekilde ele geçirip müdafii aracılığıyla mahkemeye sunmasından dolayı iddianamede TCK'nın 134/1 madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olarak nitelendirilen eylemi nedeniyle cezalandırılması istenilmiş ve yerel mahkemece de bu suç esas alınarak beraat kararı verilmiş ise de, iddianame anlatımı ve emsal Yargıtay kararları gözetildiğinde sanığın eylemi TCK'nın 132/2 madde ve fıkrasında düzenlemesini bulan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte ise de, hukuki nitelendirmenin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından, bu husus istinaf nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2018 tarih, 2017/215 Esas 2018/539 Karar sayılı sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçundan verilen beraat kararında; usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığından;
Katılan vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere 19/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)