(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 90) (5271 S. K. m. 170, 225, 286) (4. CD. 16.09.2013 T. 2011/17946 E. 2013/22233 K.)
Yerel Mahkemece verilen beraat hükmüne karşı Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Başkanlığının 16/09/2013 tarih, 2011/17946 Esas, 2013/22233 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-(a) maddesine göre resmi merciler tarafından bir suç isnadına maruz kalan kişinin, kendisine yöneltilen suçlamanın niteliğini ve sebeplerini ayrıntılı olarak öğrenme hakkına sahip olup, iddianamenin, kişinin suçlandığı resmi belge olduğu, sanığa savunma hazırlayabilme imkanı vermesi açısından isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri, fiillerin hukuki nitelendirmesini, yerini, zamanını açıkça göstermesinin, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin, kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermesinin gerektiği, isnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında sanığın bilgilendirilmemesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-(a) maddesinin açıkça ihlali olacağı, CMK.nun 170/3-6 maddesi uyarınca iddianamede "Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeler, mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar" gösterilerek, CMK.nun 225. maddesine göre de hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilebileceği, kanuni düzenlemelerde açıkça belirtildiği gibi, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylem olduğu, iddianamede açıklanan fiilin dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan bir eylem nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının Kanuna aykırı olacağı, bu nedenle iddianamenin ayrıntılı olmasının, sanığa yüklenen fiilin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde açıklanmasının zorunlu olduğu, Sanığın sorgusundan önce iddianame okunduğunda yüklenen suçun ne olduğunu anlayarak buna göre savunmasını yapabilmesinin ve fiille ilişkilendirilen kanıtlara karşı kendi kanıtlarını sunabilmesinin gerektiği, işlendiği iddia edilen fiil ve yüklenen suçun belirsiz olmaması açık ve net olarak anlaşılarak savunma hakkının kısıtlanmamasının gerektiği, Yargılamaya konu somut olayda; sanığa yüklenen ve suç olduğu kabul edilen eylemler anlatılmadan ve dosya içerisinde "B... H..." ve "H... Y..." adına kayıtlı facebook sosyal paylaşım çıktılarının bulunmasına rağmen hangi sosyal paylaşım üzerinden yapılan paylaşımın eylem konusu edildiği belirtilmeden, sadece katılan ve sanığın ifadelerine yer verilerek sevk maddelerine göre cezalandırılmasını isteme şeklindeki iddianamenin, eylemler açıklanmadığı için suç yükleme niteliğinde sayılamayacağı, dolayısıyla anılan belgenin hukuken iddianame sayılamayacağı gözetilmeden, yargılamaya devam edilip hükümler kurularak Anayasanın 90, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanmayı düzenleyen 6 ve CMK.nun 225. maddelerine aykırı davranılması kanuna aykırı olup; usule uygun iddiaları içeren yeni iddianame düzenlettirilip inceleme konusu dosya ile birleştirilmesinden sonra sanık B.... H.....'ın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerektiği, yeni iddianamenin Dairemize hitaben düzenlenemeyeceği de dikkate alındığında Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2018 tarih, 2016/999 Esas, 2018/621 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK.nun 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 30/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)