Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 2/1 fıkrasının "c" bendinde "müdafinin: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı," "d" bendinde "vekilin: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı" olduğunun belirtildiği halde sanık müdafiinin vekil olarak karar başlığında gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilecek yazım hatası olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıda yapılan eleştiri dışında; Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2019 tarih ve 2017/488 Esas, 2019/403 Karar sayılı sanık hakkında taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan verilen mahkumiyet kararında; usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığından;
Sanık müdafiinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 31/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)