(5237 S. K. m. 22, 85) (5235 S. K. m. 12)
Yerel Mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Karar başlığında ölen ……'nün isminin belirtilmemesi mahallinde giderilmesi mümkün yazım eksikliği olarak değerlendirilmiştir.
Olay günü sürücü …'nın sevk ve idaresindeki AG-159305 yabancı plaka sayılı hususi otomobili ile Aydın ili istikametinden Denizli İli istikametine seyir halindeyken Denizli/Sarayköy ilçesi üçgen ışıklı kavşağında kırmızı ışıkta bekleme yaptığı esnada, aracının arka kısmına; aynı istikametten gelen, hastanede yapılan 10/08/2015 saat 20:17 tarihli ölçüme göre 2.27 promil alkollü olduğu tespit edilen ( saat 20:00'de meydana gelen olay anı itibariyle 2.31 promil alkollü olduğu anlaşılan) sanık …..3'ın sevk ve idaresindeki ….. plaka sayılı hususi otomobilinin ön kısmı ile çarpması neticesinde sanığın aracında bulunan annesi …..'nün vefat ettiği, sürücü …..'nın aracında yolcu olarak bulanan … ve ……'nın ise baş ve göğüs bölgelerini çarpmaları nedeniyle sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri, düzenlenen adli raporlarda ……'nın boyun ağrısı şikayetinin bulunduğu, yeni oluşan lezyonun olmadığı, hastanın durumunun basit tıbbi müdahale ile giderildiğinin, …..'nın ise bel ağrısı şikayeti ile geldiği, yeni oluşmuş lezyon bulunmadığı, belde hassasiyeti olan hastanın hayati tehlikesinin bulunmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğinin belirtildiği, sanığın deneme süresi içerisinde eşe karşı yaralama suçunu işlemesi nedeniyle dosyanın tekrar ele alındığı olayda; sanık ...'ın eylemini bilinçli taksirle işlediği, meydana gelen olayda her ne kadar soruşturma aşamasında" adli muayene raporlarında herhangi bir yaralanmalarının bulunmadığı" gerekçesiyle ... ve ...'nın yaralanması ile ilgili olarak sanık hakkında ek kyok kararı verilmesinden sonra eylemin bölünerek TCK 85/1 maddesi uyarınca sanığın bir kişinin bilinçli taksirle ölümüne neden olması nedeniyle yargılamasının yapılması ve hakkında TCK 22/6 maddesinin uygulanması talebi ile iddianame düzenlenmiş ve mahkemece de sevk maddeleri doğrultusunda mahkumiyet kararı verilmiş ise de; adli raporlara göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralandıkları anlaşılan ... ve ...'nın sanıktan şikayetçi oldukları, Yargıtay 12.Ceza Dairesi Başkanlığının 05/07/2012 tarih, 2011/23263 Esas, 2012/17095 Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında; atılı eylemin TCK'nın 85/2 maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, TCK'nın 85/2 maddesi kapsamında bulunan suç için öngörülen cezanın türü ve süresi bakımından yargılama yapmanın 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 12 maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle sanıktan şikayetçi olduklarını belirten ve dosya içerisindeki adli raporlara göre sanığın eylemi nedeniyle olayda yaralandıkları anlaşılan ... ve ...'ya yönelik soruşturma aşamasında herhangi bir yaralanmalarının olmadığı gerekçesi verilmiş olan ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına müteakip sanık hakkında ... ve ...'ya yönelik yaralama eylemi ile ilgili olarak dava açılması sağlanarak her iki dosyanın birleştirilmesinden sonra görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı bulunduğundan Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2018 tarih, 2018/287 Esas, 2018/474 Karar sayılı hükmünün CMK'nın 289/1-(d) maddesi yollamasıyla CMK'nın 280/1-(b) maddesi gereğince BOZULMASINA, CMK'nın 307/4 maddesi gereğince hükmedilen ceza yönünden SANIĞINKAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 01/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)