T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 01/11/2023
DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 26/01/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, Antalya Genel İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasında davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, bu ihbarnamenin 13/10/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, süresi içinde 13/10/2023 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapma zorunluluğu doğduğunu, arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşmasının mümkün olmadığını, haciz ihbarnamesinde, her ne kadar Antalya Genel İcra Dairesinin .... Esas sayılı takip dosyasında borçlusu şirketin davacıda olan hak veya alacakları üzerine haciz konulduğu bildirilmiş ise de, dosya borçlusunun doğmuş ve doğacak herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, icra dosyasında borçlu bulunan dava dışı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili arasında bir borç ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı olan icra dosyası borçlusu ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin eski şirket yetkilisi olup, icra dosyasında borçlu görülen şirketi devrettiğini, haciz ihbarnamelerinin gönderildiği tarihlerde iş bu şirket ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını belirterek, davanın kabulüne, Antalya Genel İcra Dairesinin ....Esas sayılı dosyasında gönderilen haciz ihbarnameleri nedeni ile taraflara herhangi bir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, "... kısaca uyuşmazlık TTK'nun 4. Maddesinde tarif edilen nitelikte bir ticari iş olmadığından, TTK'nun 5. Maddesine göre Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülemez.İİK'nun 89.maddesinde 3.kişinin açtığı menfi tespit davasının ticari dava sayılacağı ve ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin özel bir düzenleme de bulunmadığından davaya bakmaya asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmış, dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 89/3 haciz ihbarnamesi ihtiva eden zarfın müvekkiline 13/10/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, bu ihbarname üzerine 24/10/2023 tarihinde asliye ticaret mahkemesinde menfi tespit davası açıldığını, davanın hukuka uygun olarak ve İİK'nın 89/3. maddesinde öngörülen sürede açıldığını, yerel mahkemenin süreye itiraz edilememesi sebebiyle davanın açıldığı tespitinin gerçeği yansıtmadığını, mahkemece verilen görevsizlik kararının hukuka uygun olmadığını, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamadığını, müvekkil ile Antalya Genel İcra Dairesinin ....Esas sayılı dosyasında borçlu görünen şirket arasında herhangi bir alacak ve borç ilişkisinin olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Dava; İİK'nun 89/3-son maddesi uyarınca üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasıdır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunun kabulü gerekir.
Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/11/2023 tarih, .... Esas ve .... Karar sayılı ilamında da "...2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına" karar verilmiştir.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.26/01/2024
...