T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ: 05/03/2025
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 08/05/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkanın görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ:
Talep eden vekili; Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında icra takibine geçen ....' nın babası olan ...' yı daha önce ticaret yapması sonucu tanıdığını, daha önce ortağı olan ...Şti' deki hissesini devir ettikten sonra ...' nın bu şirkette ortak olduğunu, ... nın organize ettiği sahtecilik eylemi dolayısıyla keşidecisi olduğu bir takım çeklerin sahte olarak düzenlendiğini, çeklerin bir kısım cirolarının karalanıp üzerinin doldurulması suretiyle bir çok sahte çek ortaya çıkartıldığını, müvekkilin imzasının taklit edildiğini, Antalya CBS dosyaları ve bildirdiği dosyalar itibariyle sahtecilik iddiasının soyut iddia olmaktan çıkması hasebiyle öncelikle icra takibinin HMK 209 madde kapsamında durdurulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini talep etmiştir.
Mahkemece 14/02/2025 tarihli karar ile; "... sadece imzaya itiraz şeklindeki sahtecilik iddialarına dayanarak HMK'nın 209. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilemeyecektir. Somut olayda talep eden tarafından, kendisinin keşidecisi olduğu ...ı'ya kesilen; ... keşide tarihli 436.140,00-TL bedelli,... seri numaralı ... çekinin sahte olarak ... keşide tarihli 436.140,00-TL bedelli olarak basıldığı iddia edilmiş ise de, durdurulması talep edilen Antalya Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra dosyasında dayanak edilen çeklerin keşidecisinin ...İ. Olduğu, hem icra dosyasındaki çekler hem de talep dilekçesinde sunulan çeklerdeki imzaların sahte olduğu iddia edilse de, derdest olan Antalya CBS ... soruşturma sayılı dosyasında talep dilekçesi ile benzer müşteki dilekçesi haricinde evrak olmadığı, takipsizlikle sonuçlanan Antalya CBS...soruşturma sayılı dosyalarında da sahtecilik iddiasının soyutluğunu kaldırır bir tespit bulunmadığı anlaşılmaktadır. Neticeten, talep edenin sahtecilik iddialarının soyut olması, ciro silsilesinde silinen yahut üzeri karalanan cirolar olmasının dolandırıcılık kastı olarak yorumlanamayacağı, imzaların sahteliği ve tahrifat iddiasının ise soyut iddiadan öte geçmediği kanaatiyle HMK 209 ve İİK 72/2 uyarınca icra takibinin durdurulması yönünde tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. 2004 Sayılı İİK'nın 72/3. maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. İİK'nın 72/3.maddesindeki anlatımdan da anlaşılacağı üzere, düzenlemenin borçluya verilen bir hak olduğu, borçlunun icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde istemde bulunabileceği, söz konusu madde uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talep koşulunun yeterli olduğu anlaşılmaktadır( Antalya BAM 11 HD 2021/560 esas sayılı emsal ilam ). Bu nedenle menfi tespit davası için davacının arabuluculuğa başvuracak olması da değerlendirilerek tedbir talebinin kabulüne" karar verilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Karşı taraf vekili; davacı şirket ile müvekkili şirketin arasında ticari ilişkinin 15/10/2024 tarihinde başladığını ve 20/01/2025 tarihine kadar devam ettiğini, işbu ticareti müvekkili adına, babası ...nın yönettiğini, davacı şirket ve müvekkili arasında 20/01/2025 tarihine kadar olan ticarete yoğun ve meblağ olarak yüksek bir ticaret döndüğünü, müvekkilinin bu ticari ilişkide her zaman mal satıcı konumunda olup ticaretin ilk vakitlerinde ödeme almış ancak kalan ticaretlerle ilgili olarak davacı şirketten ödeme almadığını asıl kendisinin dolandırıldığını, müvekkili ve babasının davalı şirketten olan alacakları hususunda, davacı şirket sahibi ...'la yapılan görüşmelerde sürekli olarak ödemelerde bir sıkıntı olduğu, para akışının döndürülemediği, şirkete para geçince borçlarını ödeyeceği gibi beyanlarla müvekkilin alacakları ötelemeye çalıştıklarını, davacı şirket ile müvekkili arasında gerçekleşen ticaretten önceki dönemde müvekkilinin annesi ... ile davacı şirket arasında 13/03/2024 tarihli bir ticari ilişki de bulunduğunu, bu ticareti ... adına eşi ...' nın yönettiğini, davacı şirket ile müvekkili ve babasının 11 ayı geçen bir ticari ilişkileri ve tanışıkları bulunduğunun açık olduğunu, bu hususun faturadan anlaşılacağını, ...' nın , ...nin %25 payını 21/01/2025 tarihinde ...dan devraldığını, ...ın şirketin paydaşı olduğu dönemde piyasaya çok miktarda karşılığı bulunmayan çek sunduğunu ve şirket hesaplarında bir varlığın bulunmadığını tespit ettiğini, söz konusu çekle ilgili olarak müvekkili ve babasının...Şti. sahipleri ile geçmiş ticaretlerinden kaynaklı dostlukları bulunduğunu, ... Şti. sahiplerinin kendilerinde 18.01.2025 tarihli vadesi geçmiş müvekkilininde ciranta silsilesinde olduğu bir çek bulunduğu ve davacı şirkete borcun ödenmesi şeklinde bir talepleri olduğundan bahsettiğini, müvekkilinin mevcut çeki daha önceden çok kez ticaretleri olan...td. Şti.'nin çekin karşılıksız çıkma ihtimalinde zor durumda kalmamaları ve ilgili çekte sorumluluğu olması hasebiyle .... Şti.'ye 25.02.2025 vade tarihli 400.000,00 TL tutarlı ... çek nolu ...A.Ş. çekini vererek çeke hamil olduğunu,...t'ten söz konusu çekin takas karşılığında alınmış olup gerçek bir ticari ilişkiden kaynaklı olarak çeke hamil olunduğunu, söz konusu çekte, davacının sahtecilik ve tahrifat iddiası Ek'te sunulan Whatsapp kaydı ve haricen öğrendikleri ...n suç duyurusundan da anlaşılacağı üzere asılsız ve mesnetsiz olduğunu, kaldı ki çekin vade tarihi itibariyle ...nin ortakları ...ve ..., ... Ltd. Şti.'nin ise tek ortağı ... olup ...tarafından her iki şirket kendi menfaatleri doğrultusunda yönetildiğini, ...'in piyasayadan çek karşılığında aldığı malların ise... tarafından... Ltd. Şti.'ye kaçırıldığını, ...'in banka aktifleri de aynı şekilde ... Şti.'ye kaçırıldığını ve bu mal kaçırma işlemleri sonucunda 21.01.2025 tarihinde ..., ...Şti.'de kalan hissesini de devrettiğini, akabinde piyasadaki çeklerin vadelerinin yaklaşması ve çeklerde ...Ltd. Şti.'ninde ciranta olması hasebiyle ilgili şirketin mallarının aniden satış yoluyla kaçırılmaya başlandığını, et makinelerinin bulunduğu şubenin kapatıldığını, söz konusu çekte davacının sahtecilik ve tahrifat yapıldığı iddiasının gerçek olmadığını, ilgili çek ...Şti.'den 25.02.2025 vade tarihli 400.000,00 TL tutarlı...çek nolu y...A.Ş. çek karşılığında alınmış olması hasebiyle davacının ihtiyati tedbir talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN EK KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece 05/03/2025 tarihli ek karar ile "... talep eden tarafından, kendisinin keşidecisi olduğu ...ya kesilen; 07.12.2024 keşide tarihli 436.140,00-TL bedelli, ... seri numaralı ... çekinin sahte olarak ... keşide tarihli 436.140,00-TL bedelli olarak basıldığı iddia edilmiş ise de, durdurulması talep edilen Antalya Genel İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra dosyasında dayanak edilen çeklerin keşidecisinin.... Olduğu, hem icra dosyasındaki çekler hem de talep dilekçesinde sunulan çeklerdeki imzaların sahte olduğu iddia edilse de, derdest olan Antalya CBS .... soruşturma sayılı dosyasında talep dilekçesi ile benzer müşteki dilekçesi haricinde evrak olmadığı, takipsizlikle sonuçlanan Antalya CBS....soruşturma sayılı dosyalarında da sahtecilik iddiasının soyutluğunu kaldırır bir tespit bulunmadığı anlaşılmaktadır. Neticeten, talep edenin sahtecilik iddialarının soyut olması, ciro silsilesinde silinen yahut üzeri karalanan cirolar olmasının dolandırıcılık kastı olarak yorumlanamayacağı, imzaların sahteliği ve tahrifat iddiasının ise soyut iddiadan öte geçmediği kanaatiyle HMK 209 ve İİK 72/2 uyarınca icra takibinin durdurulması yönünde tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. 2004 Sayılı İİK'nın 72/3. maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. İİK'nın 72/3.maddesindeki anlatımdan da anlaşılacağı üzere, düzenlemenin borçluya verilen bir hak olduğu, borçlunun icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde istemde bulunabileceği, söz konusu madde uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talep koşulunun yeterli olduğu anlaşılmaktadır ( Antalya BAM 11 HD 2021/560 esas sayılı emsal ilam ). Bu nedenle mahkememizce bu kapsamda verilen 14/02/2025 tarihli İİK 72/3 kapsamındaki ihtiyati tedbir talebinden sonra talep edenin Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyada menfi tespit davası ikame etmiş olması ile talep ve dava koşulunun sağlandığı değerlendirilerek tedbir talebinin kabulüne, itirazların reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Ek karara karşı, karşı taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu söz konusu çeki ibraz süresi içerisinde 24.01.2025 tarihinde muhatap bankaya ibraz ettiğini ve çekin karşılığının olmadığını öğrendiğini, ilgili çeke karşılıksızdır işlemi yapıldığını, müvekkilinin babası ...nın, bu durum üzerine ....dan devraldığı şirketin hesaplarını ve mallarını incelediğinde ilgili şirketin (.... Şti.) mallarının ... tarafından pay devirleri yapılmadan önce ... Ltd. Şirketine aktarıldığını, ilgili deponun da ...Ltd. Şirketine ait olmadığını, kendisinin kandırıldığını anladığını, bu süreçte ticaretten dolayı ortak tanıdıkları vasıtasıyla ....'den ....ve... plakalı araçlarını ve diğer mallarını alelacele piyasaya satılmak üzere haber gönderildiği bilgisini aldığını, akabinde bahse konu araçların ihtiyati haciz kararından evvel satıldığını, müvekkilinin, borcunun ödenmesi adına defalarca kez iletişime geçtiğini, dönüş alamadığını ve malları kaçırdığını fark ettiğinde ihtiyati haciz kararı aldığını, karşı taraf ticari faaliyetlerini devam ettiremediğinden sebeple ihtiyati tedbir talebinde bulunmuşsa da, kararla birlikte aktifinde olan tüm malları kaçırdığını, üzerinde bulunan araçlar ve deponun aynı gün el değiştirdiğini, hali hazırda ticari bir faaliyet yapılmadığını, söz konusu kararla birlikte ticari faaliyete devam edip, borcu ödemeye yönelik bir iradede bulunulmadığını, haricen öğrendikleri kadarıyla çek koçanlarının ücret karşılığında ''karşılıksız'' çıkacağını bilerek başkaca kişilere sattığı duyumlarını aldıklarını, borçlu tarafın herhangi bir şekilde iyi niyetle hareket etme gayesinde olmadığını, bir çok et sektöründeki kişilere borcu olduğunun bilindiğini, önce... tarafından uzun vadeli çekler ile borç altına girdiğini, akabinde söz konusu şirketin mal varlıklarını asıl şirkete...ŞTİ'ye aktardığını, hemen sonrasında ...ti'yi parça parça devrettiğini, söz konusu eylemlerin yeterince şüpheli olduğunun itiraz dilekçesinde detaylıca anlatıldığını, eylemlerin TMK md.2 'de yer alan iyi niyetli davranışlardan olmadığının açık olduğunu, İİK 72/3'de yer alan teminatın yatırılması ile ihtiyati tedbir almaktaki tek amacının ihtiyati haciz kararıyla yarıda kalan mal kaçırma faaliyetini sonlandırmak olduğunu, davacının tüm taşınır ve taşınmaz malvarlıklarını satarak piyasada dolaşan karşılıksız çeklerden dolayı sorumluluğundan kurtulmak ve alacaklılarını çaresiz bırakmayı amaçladığını, ilgili şirketin içinin boşaltılması sebebiyle borçlu tarafın ticari hayatının sekteye uğratıldığı iddiasının da yersiz olduğunu, bahse konu ihtiyati tedbir kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara karara yapılan itirazın reddine dair ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; karşı taraf vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşı taraf vekilinin İlk Derece Mahkemesi ek kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Karşı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 08/05/2025
...