T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:15/01/2025
EK KARAR TARİHİ:21/02/2025
DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:21/04/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili ... Tarım yetkilisi ile ihtar edilen şirket ... San. Tic. A.Ş. arasında 01/06/2021 yılında Distribütörlük Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca ... markalı ürünlerin satabilme hakkına sahip olacağının belirtildiğini, ancak müvekkili davacı şirketin sorumlu bölgeler kapsamında alt bayilere teslim etmek üzere davalı şirketten 2021 yılında belirli dönemlerdeki sipariş etmiş olduğu ürünleri davalı şirketin teslim etmediğini, davalı şirketin 01/06/2021 tarih Distribütörlük Sözleşmesinin 8. maddesinde sözleşme gereğince sipariş edilen ürünlerin belirtildiği tarihte teslim edilmezse bundan davalının sorumlu olacağının belirtildiğini, davalı şirketin sözleşme hükümlerini ihlal ederek taahhütlerini yerine getirmediğini, 2021 yılında belirli dönemlerde teslim edilmeyen ürünlerin müvekkili şirket tarafından davalı şirket yetkililerine bildirildiğini ancak bu uyarılara rağmen bu zamana kadar teslim edilmediğini, teslim işleminin yapılmamasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin gecikmeden ötürü dava tarihine kadarki süre için mahrum kalmış olduğu zararın söz konusu olduğunu, müvekkilinin alt bayilere ürünleri süresinde teslim edememesi nedeni ile ticari itibar kaybettiğini, bir başka fesih nedeninin ise davalı şirketin başka kişi ve girişimcilere de müvekkili şirketin sorumlu olduğu bölgede ürünleri teslim ve satış yetkisi verdiğini, bu sebeple de sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, bu kapsamda Silifke 1. Noterliği'nin 04/04/2022 tarih ... yevmiye numarası ile davalı şirkete ihtarname gönderildiğini ancak davalı tarafından sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediğini belirterek müvekkilinin sözleşme gereği uğradığı tüm zararın tespit edilerek şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ile müvekkili şirketin müşteri yani bayi kaybına ve kar kaybına uğramış olduğundan dolayı şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davacının müvekkiline sipariş vermesine rağmen teslimat yapılmadığına ilişkin beyanlarının dayanaksız olduğunu, davacı tarafından söz konusu yazışmalara ilişkin müvekkili şirket çalışanları ile yapılıp yapılmadığının bile belirsiz olduğunu, yazışmaların müvekkili şirket çalışanı ile yapılmış olsa dahi ... üzerinden verilen siparişin kabul edilemeyeceğini, tacir olan davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket ederek yazılı kanallar aracılığıyla siparişte bulunması gerekirken şirkette sipariş almaya yetkili kişiler olup olmadığı belli olmayan ve ayrıca ulaşıp ulaşmadığı belli olmayan mesajlarla şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı belli olmayan kişilerle yapıldığı iddia edilen ... yazışmaları yoluyla siparişte bulunmaları ve ardından siparişlerinin teslim edilmediği için sözleşmeye aykırılıktan bahisle tazminat talebinde bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kaldı ki davacı tarafından gerçekten sipariş verilmiş olsa dahi davacı tarafından sözleşmenin 9.1 numaralı maddesinin yerine getirilmediğini, davacı tarafından 100.000,00-TL tutarlı süreli teminat mektubunun verildiğini, bu teminat mektubunun süresi dolmasına rağmen yenilenmediğini, haliyle davacının sözleşmeyle üstlendiği asli edimlerinden olan teminat verme edimini yerine getirmediğinin açık olduğunu, davacı tarafa Antalya 10. Noterliği'nin 21/04/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu hususun bildirildiğini, buna rağmen davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili tarafından peşin satış bedeli almadan uzun vade ile ürün teslim edilebilmesi için 500.000,00-TL tutarında teminat mektubu verilmesi gerektiğini ancak davacı tarafından 100.000,00-TL'lik tek teminat mektubu verildiğini, üstüne üstelik mektubun süresinin dolduğunu ancak yenilenmediğini belirterek öncelikle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "Davacı ile davalı arasında 01/06/2021 yılında Distribütörlük Sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafın, davalı şirketten 2021 yılının belirli dönemlerinde sipariş etmiş olduğu ürünlerin davacıya teslim edilmediği, davacının bayilere gübre satışını gerçekleştiremediği ve bu sebeple zarara uğradığı, davalı şirketin başka kişi ve girişimcilere davacı şirketin sorumlu olduğu bölgede ürünleri teslim ve satış yetkisi verdiği bu sebeple de sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, Silifke 1. Noterliğinin 04/04/2022 tarih ... yevmiye numarası ile davalı şirkete ihtarname gönderildiği ve davalı tarafından sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediği iddiasıyla teslim edilmeyen ürünler nedeniyle uğranılan zararın ve davalı tarafından başka şirketlere bayilik verilmesi nedeniyle uğradıkları zararın tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı taraf ise ... üzerinden verilen siparişin kabul edilemeyeceğini, tacir olan davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket ederek yazılı kanallar aracılığıyla siparişte bulunması gerektiği, davacı tarafından verilen teminat mektubunun süresi dolmasına rağmen yenilenmediği, davacının sözleşmeyle üstlendiği asli edimlerinden olan teminat verme edimini yerine getirmediği, tek satıcılık hükümlerini ihlal etmediklerini, davacı tarafa Antalya 10. Noterliğinin 21/04/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu hususun bildirildiğini belirtilerek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 01/06/2021 tarihli distribütörlük sözleşmesi imzalandığı ve davacıya ... marka ürünleri satma hakkı verildiği, davacı tarafın ticari defterleri incelendiğinde distrübitörlük sözleşmesinden önce de taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, sözleşmenin tesisinden sonra da ticari ilişkinin devam ettiği, taraf defterlerinin, mal/emtia alım-satımı hususunda birbirini teyit ettiği, davacının 2021 yılı içerisinde Ekim Ayına kadar her ay mal ve emtia alışı yapmış olduğu, 18.02.2021 tarihli siparişin teslim edilmediği yönündeki iddiasını kapsayan Şubat Ayı içerisinde ve sonraki Mart ayı içerisinde davacı tarafça davalı firmadan mal ve emtia alımına devam edildiği, davacının hangi mal alışının hangi sipariş talebine ait olduğunun tespit edilemediğinin belirtildiği, davalı tarafın defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirketten mal alınması şeklinde taraflar arasında 01.06.2021 tarihinden önce ve sonra ticari bir ilişkinin mevcut olduğunun, davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme tarihi olan 01.06.2021 tarihinden sonra önceki döneme göre davacının davalı taraftan mal alışlarının düşmediğinin, aksine %144,76 oranında arttığının, sözleşme tarihi olan 01.06.2021 tarihinden sonra davalı şirketin iddia konusu olan ... Tarım ve ... Tarım'a mal sattığı ile ilgili olarak davalı şirketin ticari defterlerinde herhangi bir kaydın olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda taraflar tacir olup, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altındadırlar. Taraflar arasında usulüne uygun icap kabul ilişkisi bulunduğu konusunda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı alıcı, davalıya sipariş verildiğini, siparişin kabul edildiğini, davalı satıcıyı temerüde düşürdüğünü ispat yükü altındadır.
Tarafların arasında devamlılık arz eden bir ticari ilişki bulunduğu, çeşitli ürünlerin satışının söz konusu olduğu, davacı tarafın sipariş verdiğine ve teslim edilmediğine dayanak oluşturan ... konuşmalarının kim tarafından gerçekleştirildiğinin belirli olmadığı, kaldı ki davalı şirketin siparişe onay verdiğine dair bir kanıt bulunmadığı, taraflar arasında 2021 yılının son aylarına kadar mal alım-satımının devam ettiği ve davacı tarafın 2021 yılı içerisinde davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarının bulunmadığı, taraf defterlerinin mal alım-satımı hususunda birbirini doğruladığı, davacı tarafça teslim edilmeyen ürünler nedeniyle uğradığı zararına ilişkin dosya kapsamına herhangi bir somut delil ibraz edilmediği ve davacı tarafın zararını ispatlayamadığı anlaşıldığından teslim edilmeyen ürünler nedeniyle uğradığı zarara ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte davacının, davacı şirketin sorumlu olduğu bölgelerde davalı tarafından başka şirketlere bayilik verilmesi nedeniyle bayi ve kar kaybına uğradığı iddiasına ilişkin mahkememizce yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki 01/06/2021 tarihli distribütörlük sözleşmesinin 2. Bölge ve Ürünler başlıklı bölümünde davacının ... ve ... hariç ..., ... ve ... ili ve ilçelerinde tek satıcı olduğunun kararlaştırıldığının anlaşıldığı, davacı tarafından talep açıklama dilekçesinde dava dışı ... Tarım'ın kendisiyle ticari ilişkisini kestiğini beyan ettiği, davalı tarafın defterleri incelendiğinde davalı şirketin iddia konusu olan ... Tarım'a mal sattığı ile ilgili olarak davalı şirketin ticari defterlerinde herhangi bir kaydın olmadığının anlaşıldığı, davacının sözleşme süresi boyunca davalıdan mal alımının sözleşme öncesine göre artış gösterdiği, aksine ilişkin davacı tarafça dosya kapsamına somut bir delil ibraz edilmediği ve bu doğrultuda dosya kapsamındaki delillere göre davacı tarafından davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle bayi ve kar kaybına uğradığı hususunun ispatlanamadığı" gerekçesiyle davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Yine Mahkemece 21/02/2025 tarihli ek karar ile; 15/01/2025 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kesin ilam davacı tarafından istinaf edilmiş olmakla, dosyanın tetkikinde anılan kararın kesin olarak verilmiş olduğu görüldüğünden davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 346. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen 21/02/2025 tarihli ek karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili 21/02/2025 tarihli ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı kararının kesin olduğu nedeniyle taraflarınca yapılan istinaf talebinin HMK'nın 346/1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiş olup işbu istinaf başvurusu değerlendirme kararının usule ve esasa aykırı olduğunu, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı kararı ile verilen davanın reddi kararının usul ve esasa aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece verilen davanın reddi kararının, eksik delillerle ve eksik inceleme ile verilen bir karar olduğunu, “Tarafların arasında devamlılık arz eden bir ticari ilişki bulunduğu, çeşitli ürünlerin satışının söz konusu olduğu, davacı tarafın sipariş verdiğine ve teslim edilmediğine dayanak oluşturan ... konuşmalarının kim tarafından gerçekleştirildiğinin belirli olmadığı, kaldı ki davalı şirketin siparişe onay verdiğine dair bir kanıt bulunmadığı...” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerleşik içtihatlara göre, alacak davalarında mail, ..., ... gibi elektronik ortamlarda yapılan yazışmaların, belge ve delil niteliğinde olduğunu, bu nedenle Yerel Mahkemenin çeşitli ürünlerin satışının söz konusu olduğu, davacı tarafın sipariş verdiğine ve teslim edilmediğine dayanak oluşturan ... konuşmalarının kim tarafından gerçekleştirildiğinin belirli olmadığı, kaldı ki davalı şirketin siparişe onay verdiğine dair bir kanıt bulunmadığı şeklindeki açıklamasının son derece hatalı bir tespit olduğunu, yargılama aşamasında sundukları 10.06.2022 tarihli beyan dilekçesi ile 18.02.2021 tarih itibari ile teslim edilmeyen ürünlerin tek tek açıklandığını ve ... belgelerinden de hangi ürünlerin teslim edilmediğinin açık ve net olduğunu, ... belgelerinde davalı şirket yetkililerinin telefon bilgilerinin yer aldığını ve davalı şirket yetkililerinin de isimleri belirtilerek hangi ürünlerin sipariş edildiği ve hangi ürünlerin teslim edilmediğinin açık ve net olduğunu, ancak bilirkişinin teslim edilmeyen ürünleri tek tek belirtmiş oldukları halde bu hususta hiçbir inceleme yapmadığını, Yerel Mahkemece ... belgelerinin bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın reddine karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, eksik deliller ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, gerekçeli kararda, taraflar arasında 2021 yılının son aylarına kadar mal alım-satımının devam ettiği ve davacı tarafın 2021 yılı içerisinde davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarının bulunmadığı, taraf defterlerinin mal alım-satımı hususunda birbirini doğruladığı, davacı tarafça teslim edilmeyen ürünler nedeniyle uğradığı zararına ilişkin dosya kapsamına herhangi bir somut delil ibraz edilmediği ve davacı tarafın zararını ispatlayamadığı anlaşıldığından teslim edilmeyen ürünler nedeniyle uğradığı zarara ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir denilmiş ise de; dava konusu olan ve tespiti istenen hususun; dava dilekçesinde ve 10.06.2022 tarih beyan dilekçesinde açıklamış oldukları teslim edilmeyen ürünlerin ... kayıtları, ticari defterler ve tüm deliller kapsamında sipariş edilip edilmediği, bu ürünlerin teslim edilip edilmediğinin tespiti ile davacının bu hususta davalıyı yazılı olarak uyarması ve ayrıca diğer sözleşmeye aykırı hususların ihlal edilip edilmediği dolayısıyla davalı şirketin Distribütörlük Sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespit edilmesi olduğunu, Yerel Mahkeme davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarın bulunmadığını belirtmiş ise de ... kayıtlarında teslim edilmeyen ürünlerin davalı şirkete bildirildiğini ve teslim edilmesi yazılı olarak talep edilmiş olduğunu, temerrüt koşulunun müvekkili tarafından yerine getirildiğini, bununla birlikte ayrıca noter aracılığı ile davalıya gönderilmiş olan ihtarnamenin de mevcut olduğunu, teslim edilmeyen ürünlerin davalı şirket tarafından teslimi için bellirli bir süre beklendiğini ve bu süre geçtikten sonra noter aracılığı ile ihtar çekildiğini ve dava yoluna gidildiğini, bu bekleme süresi zarfında ticari ilişkinin devam ettiği ve mal alımının artış gösterdiği gerekçesinin son derece hatalı olduğunu, bu bekleme aşamasında taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesinin dava konusu ile bir ilgisi bulunmamakla birlikte taraflar arasında düzenlenen Distribütörlük Sözleşmesinde buna ilişkin düzenlenen madde bulunmadığını, Yerel Mahkemenin gerekçesinin yasal dayanağının bulunmadığını, Distribütörlük Sözleşmesine göre bir değerlendirme ve buna yönelik alınmış olan bir bilirkişi incelemesinin de bulunmadığını, Yerel Mahkemece, davacıya ait ticari defterlerin incelenemediğini, bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılmadığını ayrıca GTS Gübre Takip Sistemine ilişkin belgelerin de talep edilmediğini, dava dilekçesinde belirtmiş oldukları tüm iddialar ve dinletmiş oldukları tanık ifadelerinin, ticari defterler ve ... kayıtları ile ispatlandığı halde taraflara arasındaki Distrübütörlük Sözleşmesi dikkate alınmadan eksik inceleme ve eksik bilirkişi raporu ile davanın reddedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ... K. sayılı istinaf başvurusu değerlendirme kararının kaldırılarak istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi'nin davanın reddi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava; distribütörlük sözleşmesine aykırı davranılmasından kaynaklı maddi tazminat davasıdır.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde; "Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/3089 Esas 2019/4431 Karar sayılı ilamı, 2016/8638 Esas 2018/1760 Karar sayılı ilamı, 2016/7274 Esas 2017/3110 Karar sayılı ilamı, 2015/15019 Esas 2017/2188 Karar sayılı ilamı)
İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nın 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir.
Somut olayda; dava distribütörlük sözleşmesine aykırı davranılmasından kaynaklı maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmakla istinaf incelemesine konu kararda reddedilen miktar 2.000,00 TL'dir. Davacı da bu miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL, 2025 yılı için 40.000,00 TL'dir.
İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 15/01/2025 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir.
Bu itibarla; 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi'nin kararın kesin mahiyette olduğundan bahisle davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2025 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ek kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21/04/2025
...